Boşanma Davasından Vazgeçmenin Cezası Var Mı?

Boşanma Davasından Vazgeçmenin Cezası Var Mı?
Türk hukuk sisteminde boşanma davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yürütülen bir “özel hukuk” davasıdır. Kamu düzenini ilgilendiren ceza davalarından farklı olarak, boşanma davası tarafların iradesine bağlıdır. Bu nedenle, boşanma davasından vazgeçmenin herhangi bir cezai yaptırımı, hapis cezası veya idari para cezası bulunmamaktadır. Hukuk sistemimiz, ailenin korunmasını ve evlilik birliğinin devamlılığını esas alır. Devlet, barışan veya boşanmaktan vazgeçen eşleri cezalandırmaz, aksine evlilik birliğinin devamını destekler. Davadan vazgeçme eylemi, hukuk literatüründe genellikle feragat olarak adlandırılır. Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasından feragat edebilir. Burada karşılaşılacak tek durum, ceza değil, davanın usulden sona ermesi ve bazı yargılama giderlerinin sorumluluğudur.  Halk arasında ceza olarak algılanan durum, aslında karşı tarafın avukatlık ücreti ve mahkeme masraflarının davadan vazgeçen tarafa yükletilmesi durumudur. Bu durum da aslında bir ceza değil, hukuki prosedürün (HMK) bir sonucudur. Dolayısıyla, eşinizle barıştığınızda veya davanızı geri çekmek istediğinizde devlet tarafından size uygulanacak bir yaptırım söz konusu değildir. Boşanma davasından feragat etme amacıyla kurallara uygun bir dilekçe yazmak için mutlaka bir boşanma avukatı ile iletişime geçmelisiniz.

Boşanma Davasını Geri Çekince Ne Olur?

Boşanma Davasını Geri Çekince Ne Olur?

Boşanma davasını geri çekmek (feragat etmek), hukuki açıdan davanın esastan reddedilmesi sonucunu doğurur ve evlilik birliği hukuken devam eder. Ancak bu işlemin Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında çok kritik sonuçları vardır. 
Bir boşanma davasından feragat edildiğinde veya dava geri çekildiğinde, davacı taraf, dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm boşanma sebeplerinden vazgeçmiş ve eşini affetmiş sayılır. 
Örneğin; zina, şiddet veya hakaret sebebiyle dava açmışsanız ve barışarak davanızı geri çekmişseniz, geri çektiğiniz davadaki olayları (zina, şiddet vb.) artık boşanma gerekçesi olarak kullanamazsınız. TMK hükümleri uyarınca, hoşgörü ile karşılanan veya affedilen olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. Davayı geri çekmek, “Ben eşimi, bugüne kadar bana yaptıklarından dolayı affettim ve evliliğime devam ediyorum” beyanı anlamına gelir. Bu nedenle, davayı geri çektikten sonra ancak yeni bir olay (yeni bir şiddet, yeni bir aldatma vb.) meydana gelirse boşanma davası açılabilir.  Ayrıca, davanın reddedilmesi veya geri çekilmesi sonrasında, taraflar üç yıl boyunca bir araya gelip ortak hayatı kuramazlarsa, bu durum fiili ayrılık nedeniyle (TMK m. 166/4) yeni bir boşanma sebebi oluşturabilir.  Özetle, davayı geri çekmek evliliği devam ettirir ancak geçmişteki kusurları hukuken yok hükmünde sayar. Bu yüzden geri çekme kararı verilirken, ileride doğabilecek hukuki hak kayıpları mutlaka bir avukatla değerlendirilmelidir.

Dilekçeyle Boşanma Davasından Vazgeçmenin Cezası Var mı?

Dilekçeyle Boşanma Davasından Vazgeçmenin Cezası Var mı? Dilekçe ile boşanma davasından vazgeçmek, mahkemeye sunulan yazılı bir irade beyanıdır ve usul hukukumuzda davadan feragat olarak nitelendirilir. Bu işlemin, Türk Ceza Kanunu anlamında hiçbir cezası yoktur. 
Hiçbir makam, mahkemeye “Ben boşanmaktan vazgeçtim” dediğiniz için size adli para cezası veya hapis cezası veremez. Aksine, dilekçe ile başvurmak en sağlıklı ve net yöntemlerden biridir çünkü yazılı belge, iradenizin açık ispatıdır.
Ancak, ceza kavramı bazen vatandaşlarımız tarafından maddi külfet ile karıştırılmaktadır. Dilekçeyle davadan vazgeçtiğinizde karşılaşacağınız durum cezai değil, malidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince, davadan feragat eden taraf, sanki davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini ödemekle yükümlü tutulur.  Yani, dava açarken yatırılan harçlar, yapılan tebligat giderleri ve eğer karşı tarafın bir avukatı varsa o avukata ödenmesi gereken karşı vekalet ücreti, davadan vazgeçen (feragat eden) tarafa yükletilir. Bu ödemeler bir suçun karşılığı olan ceza değil, karşı tarafın davada harcadığı emeğin ve masrafın tazminidir.  Eğer taraflar barışmışsa ve anlaşmışlarsa, verecekleri dilekçede “Yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur” şeklinde bir beyanda bulunarak bu mali yükümlülüklerden de karşılıklı olarak kurtulabilirler. 
Kısacası, dilekçeyle vazgeçmenin cezası yoktur, sadece usuli masrafları vardır.

Mahkemede Boşanmak İstemiyorum Desem Ne Olur?

Mahkemede Boşanmak İstemiyorum Desem Ne Olur? Boşanma davalarında hakim, Türk Medeni Kanunu’nun kendisine verdiği yetkiyle tarafları dinler ve vicdani kanaatine göre karar verir. Duruşma esnasında, hakimin huzurunda sözlü olarak “Boşanmak istemiyorum” veya “Eşimi seviyorum, davamdan vazgeçiyorum” demek, duruşma tutanağına geçirildiği anda davadan feragat hükmündedir. 
Davacı tarafın (davayı açan kişinin) bu beyanı, mahkemeyi bağlar ve hakim davanın reddine karar vermek zorundadır. Çünkü boşanma davası, tarafların talebiyle ilerleyen bir dava türüdür; talep ortadan kalktığında davanın konusu da kalmaz.
Eğer davayı açan sizseniz ve duruşmada “Boşanmak istemiyorum” derseniz, davanız reddedilir ve yukarıda bahsettiğimiz “affetmiş sayılma” hükümleri devreye girer. Yani o güne kadar yaşananlar affedilmiş sayılır. Ancak, eğer davalı tarafsanız (dava size karşı açılmışsa) ve siz “Boşanmak istemiyorum” derseniz, bu beyan tek başına davanın bitmesini sağlamaz.  Hakim, davacı tarafın iddialarını ispatlayıp ispatlayamadığına ve evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığına (TMK m. 166) bakar. Davacı, boşanma gerekçelerini (şiddet, zina, terk vb.) ispatlarsa, siz istemeseniz bile hakim boşanmaya karar verebilir. Davalı olarak “Barışmak istiyorum” demeniz, hakimin evlilik birliğinin kurtarılabilir olduğuna dair kanaat edinmesine yardımcı olabilir. Bazı durumlarda hakimin tarafları uzmana veya aile danışmanına yönlendirmesine zemin hazırlayabilir. Özetle; davacı “istemiyorum” derse dava biter, davalı derse yargılama devam eder. Boşanma davasından vazgeçmek hukuken bir cezai yaptırıma tabi değildir; Türk Medeni Kanunu kapsamında bu eylem, evlilik birliğinin devamını sağlayan bir feragat hakkıdır. Ancak bu feragat, davacının geçmişteki boşanma sebeplerini affettiği ve bu olayları ileride tekrar dava açmak için kullanamayacağı anlamına gelir.  Vazgeçme işlemi, usuli bir zorunluluk olarak, davadan feragat eden tarafın karşı tarafın avukatlık ücreti ve mahkeme masrafları gibi yargılama giderlerini ödeme yükümlülüğünü doğurur.
Özetle, boşanma davasından vazgeçmek, hukuk sistemimizde bir “ceza” yaptırımına değil, davanın türüne ve aşamasına göre değişen usuli ve mali sonuçlara bağlanmıştır. Özellikle anlaşmalı boşanma duruşmasında taraflardan birinin boşanma iradesinden dönmesi, sürecin doğrudan çekişmeli boşanma davasına evrilmesine neden olan kritik bir dönüm noktasıdır. Her iki durumda da vazgeçen taraf, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücreti gibi mali yükümlülüklerle karşı karşıya kalarak sürecin ekonomik sorumluluğunu üstlenmektedir.
Her iki durumda da vazgeçen taraf, yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti gibi mali yükümlülüklerle karşı karşıya kalarak sürecin ekonomik sorumluluğunu üstlenmektedir.
Bu nedenle boşanma davasından vazgeçme veya davaya devam etme yönünde karar vermeden önce sürecin hukuki ve mali sonuçlarını doğru değerlendirebilmek adına bir Boşanma Hukuku Avukatı ile profesyonel destek alınması büyük önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çekişmeli boşanma davası geri çekilirse ne olur?

Çekişmeli boşanma davasının geri çekilmesi (feragat), davanın esastan reddedilmesi ve evliliğin hukuken devam etmesi anlamına gelir. Davacı, bu feragat ile dava konusu yaptığı olayları (örneğin şiddet, aldatma) affetmiş sayılır ve bu olaylara dayanarak yeniden boşanma davası açma hakkını kaybeder. Ancak barışma sonrasında ortak hayat üç yıl içinde yeniden kurulamamışsa, bu durum yeni bir fiili ayrılık sebebiyle boşanma davası açma hakkı doğurabilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra iptal edilebilir mi?

Evet, boşanma davası açıldıktan sonra hüküm kesinleşene kadar davacı tarafından dilekçe ile veya duruşmada sözlü beyanla iptal (hukuki karşılığı feragat veya geri alma) edilebilir. Feragat durumunda dava esastan reddedilir ve boşanma olmaz; bu, önceki kusurların affedildiği anlamına gelir. Ancak davanın kesinleşmesinden sonra iptal edilmesi veya geri alınması mümkün değildir, bu aşamadan sonra sadece temyiz veya karar düzeltme yolları incelenebilir.

Boşanma davası geri çekilirse para ödenir mi?

Evet, boşanma davasını geri çeken (feragat eden) taraf, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince yargılama giderlerini ödemekle yükümlü tutulur. Bu ödemeler, yatırılan harçlar ve tebligat giderlerinin yanı sıra, eğer karşı tarafın avukatı varsa, o avukata ödenmesi gereken yasal karşı vekalet ücretini kapsar. Bu mali külfet bir ceza olmayıp, hukuki usulün getirdiği masraf sorumluluğudur.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button