Basit Yaralamadan Yargılanıyorum Mahkemede Ne Sonuç Çıkar?

Basit Yaralamadan Yargılanıyorum Mahkemede Ne Sonuç Çıkar?
Basit yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen; mağdur üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olan yaralamalar için uygulanan bir suç tipidir. Hakkında dava açılan pek çok kişinin ilk sorusu şudur: “Mahkemede ne sonuç çıkar?” Bu sorunun yanıtı; eylemin niteliğine, taraflar arasındaki ilişkiye, adli tıp raporuna ve savunma stratejisine göre değişir. Bu rehberde 2026 güncel basit yaralama cezasını, nitelikli halleri, şikayet ve uzlaşma koşullarını, HAGB dahil olası tüm mahkeme sonuçlarını ve beraat yollarını bulacaksınız.

Basit Yaralama Suçu Nedir? (TCK Madde 86/2)

Kasten yaralama suçu, TCK’nın 86. maddesinde tanımlanmıştır. Maddeye göre başkasının vücuduna acı veren, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her eylem kasten yaralama kapsamına girer. Ancak bu eylemin basit sayılabilmesi için bir koşul aranır: mağdur üzerindeki etkinin, uzman hekim müdahalesi gerekmeksizin basit bir pansuman veya tedaviyle geçebilecek nitelikte olması. Adli tıp pratiğinde bu durum “BTM — Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilir” ibaresiyle raporlara yansır. Raporda bu ifadenin yer alması, eylemi hukuki açıdan basit yaralama kategorisine sokar.

Hangi Eylemler Basit Yaralama Sayılır?

Yargıtay uygulamaları ve yerleşik içtihat ışığında aşağıdaki eylemler çoğunlukla basit yaralama kapsamında değerlendirilir:
  • Tokat atmak ya da yumruk atmak (kemik kırığı veya kalıcı iz oluşturmamışsa)
  • Tekmelemek, iteklemek, sarsmak
  • Tırmalamak, ısırmak
  • Saç çekmek
  • Vücutta hafif ekimoz (morluk), sıyrık veya şişlik oluşturmak
Önemli uyarı: Belirleyici olan eylemin şekli değil, sonucudur. Atılan bir yumruk mağdurun dişini kırmışsa, yüzünde kalıcı iz bırakmışsa ya da kemik kırığına yol açmışsa, eylem artık basit yaralama değil neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) olarak nitelendirilir ve cezası katlanarak artar.

Basit Yaralama Cezası Ne Kadar? — 2026 Güncel Tablo

TCK m. 86/2 uyarınca basit yaralama suçunun temel cezası şöyledir:
Suç Hâli Ceza Alt Sınırı Ceza Üst Sınırı Şikayet Şartı
Basit yaralama (genel) 4 ay hapis veya adli para cezası 1 yıl hapis veya adli para cezası Evet — şikayet olmadan dava açılmaz
Kadına karşı basit yaralama 9 ay hapis (alt sınır artırımlı) 1 yıl hapis Hayır — re’sen soruşturulur
Nitelikli hâller (eş, silah, kamu görevlisi vb.) Temel cezanın yarısı oranında artırım Hayır — şikayet aranmaz
Hâkim, hapis cezası ile adli para cezası arasında seçimlik yetkiye sahiptir; her ikisini aynı anda veremez. Olayın özellikleri, sanığın sabıka geçmişi ve pişmanlık tutumu bu tercihte belirleyici rol oynar.

Basit Yaralama Şikayete Tabi Midir?

Evet. Basit yaralama suçu kural olarak şikayete tabidir. Mağdur şikayetçi olmazsa ya da şikayetini geri alırsa dava düşer. Şikayet süresi, mağdurun hem suçu hem de faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre geçtikten sonra yapılan şikayet başvuruları hukuki sonuç doğurmaz. Ancak bu genel kuralın önemli istisnaları vardır. Aşağıdaki nitelikli hâllerde şikayet aranmaz ve dava re’sen açılır:
  • Suçun silahla işlenmesi
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle (polis, öğretmen, sağlık görevlisi vb.)
  • Eşe, üst soylara, alt soylara veya kardeşe karşı işlenmesi
  • Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi
  • Alenen işlenmesi
Şikayet süresinin ne zaman başladığı uygulamada sık tartışma konusu olur. Faili tanımayan mağdurda süre, fail öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. Dava zamanaşımı süresiyle karıştırılmaması gereken bu 6 aylık şikayet süresi; ceza davasında zamanaşımı kurallarından bağımsız işler.

Basit Yaralama Uzlaşmaya Tabi Midir?

Evet. Şikayete tabi suçlarda uzlaşma zorunlu bir ön aşamadır. Bu nedenle basit yaralama davalarında, iddianame düzenlenmeden önce savcılık tarafından uzlaşma süreci başlatılır. Uzlaşma sürecinin işleyişi şöyledir:
  1. Savcılık, şikayet üzerine uzlaştırmacı atar.
  2. Uzlaştırmacı, taraflarla ayrı ayrı görüşür; anlaşma sağlanmaya çalışılır.
  3. Uzlaşma sağlanırsa dava düşer; anlaşılan edim yerine getirilir.
  4. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma normal seyrinde devam eder ve iddianame düzenlenir.
Nitelikli hâllerde (silahla, eşe karşı vb.) uzlaşma yolu kapalıdır; bu durumlarda süreç doğrudan kovuşturmaya geçer. Uzlaşma, birbirinden farklı görünen suçlarda —örneğin hakaret davası ile birlikte aynı olay kaynaklı yaralama suçu işlenmişse— her suç için ayrı ayrı değerlendirilir.

Nitelikli Hâller — Ceza Ne Kadar Artar?

TCK m. 86/3 uyarınca aşağıdaki nitelikli hâllerin varlığı durumunda temel ceza yarı oranında artırılır ve şikayet koşulu da ortadan kalkar:
Nitelikli Hâl Açıklama Şikayet Şartı
Silahla yaralama Her türlü kesici, delici, bıçak, ateşli silah Aranmaz — re’sen
Kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle Polis, doktor, öğretmen, savcı vb. Aranmaz — re’sen
Eşe karşı Resmi evlilik; boşanma aşamasında da uygulanabilir Aranmaz — re’sen
Üstsoy veya altsoya karşı Anne, baba, çocuk, torun Aranmaz — re’sen
Kardeşe karşı Öz ve üvey kardeş dahil Aranmaz — re’sen
Beden/ruh bakımından savunmasız kişiye karşı Engelli bireyler, yaşlı kişiler, çocuklar Aranmaz — re’sen
Alenen işlenmesi Toplum içinde, herkesin görebileceği ortamda Aranmaz — re’sen
Kadına karşı basit yaralama ise özel bir düzenlemeyle ayrıca ele alınmaktadır. 6284 sayılı Kanun ve TCK’nın ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kadına karşı işlenen basit yaralamalarda ceza alt sınırı 9 aya yükselmekte ve şikayet geri alınsa dahi dava devam etmektedir.

Mahkemede Basit Yaralama Davası Nasıl Sonuçlanır? — 5 Senaryo

Basit yaralama davasında mahkeme, dosyadaki delilleri (adli tıp raporu, tanık beyanları, güvenlik kamerası kayıtları) değerlendirerek aşağıdaki sonuçlardan birine hükmedebilir:

Senaryo 1 — Beraat

Eylemin meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı kanıtlanırsa, delil yetersizliği varsa ya da suçun yasal unsurları oluşmamışsa mahkeme beraat kararı verir. Beraat, sanığın suçsuz olduğu anlamına gelir ve sabıka kaydına işlenmez.

Senaryo 2 — Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Eylemin sabit olduğu hâllerde, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti yoksa ve zararı giderme konusunda olumlu bir tutum sergiliyorsa, mahkeme HAGB kararı verebilir. Bu durumda sanık 5 yıllık denetim süresine tabi tutulur; bu sürede yeni kasıtlı bir suç işlemezse dava düşer ve sabıka kaydına herhangi bir kayıt girmez.

Senaryo 3 — Adli Para Cezası

Hâkim, doğrudan adli para cezasına hükmedebilir ya da hapis cezasını TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevirebilir. Adli para cezası, gün sayısı × günlük miktar formülüyle hesaplanır.

Senaryo 4 — Ertelenmiş Hapis Cezası

TCK m. 51 uyarınca 2 yıl ve altındaki hapis cezaları ertelenebilir. Erteleme kararı verilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve suçu yeniden işlemeyeceğine dair kanaat oluşması gerekir. Erteleme, cezanın infaz edilmemesi; ancak kayda geçmesi anlamını taşır.

Senaryo 5 — Hapis Cezası (Uygulamada Nadir)

Nitelikli hâllerin varlığı, sanığın sabıka geçmişi veya olumsuz kişilik değerlendirmesi durumunda mahkeme doğrudan hapis cezası verebilir. Ancak basit yaralama davalarında fiili hapis infazı, uygulamada oldukça nadir görülmektedir.

HAGB Şartları — Basit Yaralama Davasında Uygulanır mı?

HAGB kararı verilebilmesi için 5271 sayılı CMK m. 231 uyarınca şu koşulların bir arada bulunması gerekir:
  • Hükmedilen ceza 2 yıl veya altında hapis cezası olmalı (basit yaralama maksimum 1 yıl olduğundan bu şart doğal olarak karşılanır)
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmamalı
  • Mağdurun zararı giderilmiş olmalı (uzlaşma, tazminat veya ayni giderim)
  • Mahkeme, sanığın suçu yeniden işlemeyeceği konusunda olumlu kanı edinmeli
  • Sanığın HAGB’ye itiraz etmemesi (itiraz hakkı mevcuttur; itiraz edenlere HAGB uygulanmaz)
Dikkat: Sanığın HAGB’yi reddetmesi, bazı durumlarda daha avantajlı olabilir; zira HAGB kararı verilen kişi, 5 yıllık denetim süresini başarıyla tamamlamadan herhangi bir davada bu kararın açıklanmasını riske atar. Strateji, dosyanın durumuna göre bir avukatla değerlendirilmelidir.

Basit Yaralamada Tutuklama Olur Mu?

Pratikte son derece nadir olmakla birlikte, teorik olarak mümkündür. CMK uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için suçun üst sınırının belirli bir eşiği aşması ve somut kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunması gerekir. Basit yaralamada (4 ay – 1 yıl hapis) bu eşikler nadiren karşılandığından tutuklama kararı hemen hemen hiç verilmez. Ancak nitelikli hâllerin (silahla, aile bireylerine karşı) varlığı, olayın tekrarlayan niteliği veya sanığın kaçma şüphesi gibi özel koşullarda adli kontrol ya da tutuklama gündeme gelebilir.

Basit Yaralama Mahkûmiyeti Sicile İşler Mi?

Bu soru sanıkların en çok merak ettiği konular arasındadır. Yanıt, mahkemenin verdiği karara göre değişir:
Mahkeme Kararı Sabıka Kaydına İşler mi?
Beraat Hayır
HAGB (5 yıl başarıyla tamamlanırsa) Hayır — dava düşer, kayıt silinir
HAGB (denetim süresi ihlal edilirse) Evet — hüküm açıklanır ve işlenir
Adli para cezası (ödendi) Evet — adli sicile işler; 5 yıl sonra silinebilir
Ertelenmiş hapis cezası Evet — adli sicile işler
Doğrudan hapis cezası Evet
HAGB kararının 5 yıllık denetim süresi başarıyla tamamlandığında dava düşer ve adli sicil kaydına herhangi bir ibare girmez. Bu nedenle uygulamada HAGB, basit yaralama sanıkları için en avantajlı sonuçlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Basit Yaralamaya Teşebbüs Ayrı Suç Mudur?

Evet. Basit yaralamaya teşebbüs, TCK m. 35 kapsamında değerlendirilir. Teşebbüs hâlinde, tamamlanan suça verilecek cezadan belirli oranda indirim yapılır (dörtte birinden dörtte üçüne kadar). Ancak basit yaralama gibi sonuca bağlı suçlarda teşebbüs ile tamamlanmış suç arasındaki sınır, adli tıp raporu ve eylemin icra biçimiyle belirlenir. Bu hâl uygulamada tartışmalı olmaya devam etmektedir.

Beraat Şartları — Hangi Durumda Suçsuz Çıkılır?

Basit yaralama davasında aşağıdaki hâllerin varlığında beraat kararı çıkabilir:
  • Meşru müdafaa (TCK m. 25): Sanığın, kendisine ya da başkasına yönelik haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla ve orantılı biçimde hareket ettiği kanıtlanırsa
  • Delil yetersizliği: Adli tıp raporu, tanık ifadeleri veya kamera kayıtları gibi deliller suçu ispatlayamazsa
  • Kastın yokluğu: Eylemin kasıtlı değil taksirli olduğu anlaşılırsa (taksirli yaralama TCK m. 89 kapsamında ayrıca değerlendirilir)
  • Haksız tahrik (TCK m. 29): Tam anlamıyla beraat vermez; ancak cezada önemli indirime yol açar
  • Suçun yasal unsurlarının oluşmaması: Adli raporun BTM ibaresi taşımaması ya da fiilin tanıma uymaması

Savunma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Basit yaralama davasında etkili bir savunma; delillerin eksiksiz toplanmasına, doğru hukuki nitelendirmeye ve zamanında yapılan itirazlara dayanır. Savunma sürecinde izlenmesi gereken adımlar:
  1. Adli tıp raporunu inceleyin: “BTM ile giderilebilir” ibaresi yoksa suçun niteliği değişir; raporun iptali veya yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
  2. Güvenlik kamerası ve tanık delillerini toplayın: Olayın nasıl başladığı, kimin provokatif davrandığı savunma açısından belirleyicidir.
  3. Meşru müdafaa koşullarını değerlendirin: Saldırının gerçekliği ve orantılılık ilkesi dikkatle analiz edilmelidir.
  4. Uzlaşma sürecini etkin kullanın: Uzlaşmayla dosyanın kapanması, mahkûmiyet riskini tamamen ortadan kaldırır.
  5. HAGB stratejisini değerlendirin: Sabıka kaydı yoksa HAGB’nin talep edilip edilmeyeceği, dava özelinde hukuki danışmanlıkla kararlaştırılmalıdır.
Savunma dilekçesinin hazırlanması teknik hukuki bilgi gerektirdiğinden, deneyimli bir ceza avukatından destek alınması hak kaybı riskini önemli ölçüde azaltır.

Yargıtay Emsal Kararları Işığında Basit Yaralama

Basit yaralama davalarında Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, uygulamada belirleyici rol oynamaktadır.

BTM Sınırının Belirlenmesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun istikrarlı kararlarına göre adli tıp raporundaki “BTM” ibaresi, tek başına suçu basit yaralama kategorisine sokmaz. Hâkim, raporun gerçek tıbbi durumu yansıtıp yansıtmadığını bağımsız olarak değerlendirme yetkisine sahiptir. Bu nedenle rapor itiraz konusu yapılabilir.

Meşru Müdafaa Sınırı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre meşru müdafaanın kabulü için saldırının gerçek, haksız ve mevcut olması; savunma eyleminin saldırıyla orantılı bulunması gerekir. Salt kavga ortamında bulunmak meşru müdafaa gerekçesi sayılmaz.

Haksız Tahrik İndirimi

Olayın tartışma ortamında başladığı ve mağdurun provokatif davranışlarda bulunduğunun ispat edildiği durumlarda Yargıtay, haksız tahrik hükümlerinin (TCK m. 29) uygulanmasını zorunlu görmektedir. Haksız tahrik, cezada dörtte birden dörtte üçe kadar indirim imkânı sağlar. Hırsızlık suçu gibi mülkiyete karşı suçlarda başlayan kavgaların yaralamayla sonuçlandığı dosyalarda bu gerekçe sıklıkla gündeme gelmektedir.

Uzlaşmanın Dava Düşürme Etkisi

Yargıtay uygulamasına göre usulüne uygun gerçekleştirilen uzlaşma, kamu davasını sona erdirir; bu kararın kesinleşmesiyle birlikte sanık hakkında yeniden aynı eylemden dava açılamaz. Bu nedenle uzlaşma sürecinin doğru yönetilmesi büyük önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Basit yaralama sicile işler mi?

Mahkûmiyet kararı verilirse ve bu karar adli para cezası ya da hapis cezası içeriyorsa adli sicile işler. Ancak HAGB kararı verilmesi ve 5 yıllık denetim süresinin başarıyla tamamlanması hâlinde dava düşer ve sabıka kaydına herhangi bir ibare girmez. Beraat kararında da kayıt oluşmaz.

Basit yaralamada uzlaşma olmazsa ne olur?

Uzlaşma görüşmeleri sonuçsuz kalırsa savcılık iddianame düzenler ve kovuşturma aşaması başlar. Dava Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Uzlaşmanın sağlanamaması, mahkûmiyet anlamına gelmez; savunma delilleri ve hukuki argümanlar mahkemede değerlendirilir.

Basit yaralamada tutuklama olur mu?

Pratikte son derece nadirdir. Basit yaralama suçunun cezası ve niteliği, kural olarak tutuklama için aranan ağırlık eşiğini karşılamaz. Ancak nitelikli hâllerin varlığı ya da somut kaçma şüphesi istisnai durumlarda adli kontrol veya tutuklamaya yol açabilir.

Basit yaralama cezası paraya çevrilir mi?

Evet. Hâkim doğrudan adli para cezasına hükmedebilir ya da hapis cezasını TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevirebilir. Bu iki seçenek birbirinden farklıdır: Birinde cezanın başından beri para cezası olarak belirlenmesi, diğerinde önce hapis kararı verilip ardından çevrilmesi söz konusudur.

Kadına karşı basit yaralama farklı mı değerlendirilir?

Evet. Kadına karşı işlenen basit yaralamalarda ceza alt sınırı 9 aya yükseltilir ve şikayet şartı aranmaz. Bunun yanı sıra 6284 sayılı Ailenin Korunması Kanunu kapsamında koruyucu tedbirler devreye girebilir; uzaklaştırma kararı verilebilir.

Silahla basit yaralamada ceza nedir?

Nitelikli hâl devreye gireceğinden temel ceza yarı oranında artırılır ve şikayet aranmadan dava açılır. Aynı zamanda kullanılan silahın türüne göre ayrı bir suç (silah taşıma vb.) da oluşabilir.

Basit yaralamada tek tanık yeterli midir?

Hukuki açıdan tanık sayısına ilişkin belirlenmiş bir alt sınır yoktur. Yargıtay uygulamasında tek tanık ifadesi, destekleyici delillerle (kamera kaydı, adli tıp raporu, mesaj yazışmaları) birlikte değerlendirildiğinde yeterli delil kabul edilebilir. Tanığın güvenilirliği ve beyanındaki tutarlılık belirleyicidir.

Basit yaralama davası ne kadar sürer?

Uzlaşma aşamasında kapanırsa genellikle 1–3 ay içinde sonuçlanır. Mahkemeye taşınan davalarda ise mahkemenin iş yüküne ve duruşma sayısına göre 6 ay ile 2 yıl arasında sürebilir. İstanbul mahkemelerinde iş yoğunluğu nedeniyle bu süre zaman zaman uzamaktadır.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Avukat Mustafa Kürşad Arı

Avukat Mustafa Kürşad Arı

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan
Avukat Mustafa Kürşad Arı, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak
Beylikdüzü'nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest
avukatlık yapmaktadır.

Başlıca uzmanlık alanları aile hukuku ve boşanma davaları
olan Avukat Mustafa Kürşad Arı; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma,
nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında müvekkillerine
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Bunun yanı sıra ceza hukuku alanında da İstanbul Barosu
nezdinde CMK kapsamında görev almaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

İletişime Geç

    Call Now Button