Hakkımda Hakaret Davası Açılmış Ne Yapmalıyım?

Hakkımda Hakaret Davası Açılmış Ne Yapmalıyım?
Hakkınızda bir hakaret davası açıldığını öğrenmek, özellikle daha önce adli süreçlerle hiç tanışmamış kişiler için endişe verici ve stresli bir durum olabilir. Genellikle bu durum, e-Devlet üzerinden yapılan bir sorgulama veya evinize/iş yerinize gelen bir tebligat (çağrı kâğıdı) ile öğrenilir.  Öncelikle soğukkanlılığınızı korumanız ve sürecin hukuki niteliğini doğru anlamanız gerekir. “Hakkımda dava açılmış” ifadesi, teknik olarak soruşturma evresinin tamamlandığını ve savcılık makamının suçun işlendiğine dair “yeterli şüphe” görerek bir iddianame düzenlediğini, mahkemenin de bu iddianameyi kabul ettiğini gösterir. Ceza muhakemesi sistemimizde iddianamenin kabulüyle birlikte “kovuşturma” evresi başlar ve bu andan itibaren “şüpheli” sıfatınız “sanık” olarak değişir. Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden söz ve davranışları kapsar. Eğer mahkemeden bir çağrı kâğıdı aldıysanız, bu belgede duruşma günü, saati ve hangi mahkemede yargılanacağınız yazar.  Ayrıca iddianame de bu çağrı kâğıdı ile birlikte size tebliğ edilir. Yapmanız gereken ilk ve en önemli adım, iddianameyi dikkatlice okuyarak size isnat edilen suçlamanın (hangi söz veya davranışın hakaret sayıldığının) ve delillerin neler olduğunu anlamaktır. Süreci tek başınıza yönetmek yerine bir hukuki destek almanız, hak kaybına uğramamanız adına hayati önem taşır.

Hakaret Suçu ve Cezası

Hakaret Suçu ve Cezası Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenebilir.  Hakaret suçu, yüz yüze işlenebileceği gibi, gıyapta (yoklukta) veya sesli, yazılı ya da görüntülü bir iletiyle (sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları vb.) de işlenebilir. Suçun temel şekli için öngörülen ceza, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak suçun kamu görevlisine karşı, dini değerlere yönelik veya alenen işlenmesi gibi nitelikli hallerinde ceza miktarı artırılabilmektedir. Ceza yargılaması açısından hakaret suçu, “uzlaştırma” kapsamında olan suçların başında gelir. Soruşturma aşamasında veya kovuşturma evresine geçilmeden önce, şüpheli ile mağdurun uzlaştırılması girişimi zorunludur. Kanun koyucu, hakaret (kamu görevlisine karşı işlenenler hariç) suçunu uzlaştırmaya tabi tutarak, tarafların anlaşması halinde kamu davası açılmamasını veya açılan davanın düşmesini hedefler. 
Ancak, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda veya ısrarlı takip suçlarında olduğu gibi bazı istisnai durumlarda uzlaştırma yoluna gidilemez. Eğer hakkınızda dava açılmışsa, bu durum genellikle uzlaştırma sürecinin sonuçsuz kaldığı veya suçun uzlaşma kapsamında olmayan bir türünün (örneğin kamu görevlisine hakaret) söz konusu olduğu anlamına gelir.

Hakaret Davası Adım Adım Nasıl İlerler?

Hakaret davası süreci, genellikle mağdurun şikâyeti veya suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi durumunda savcılığın re’sen (kendiliğinden) harekete geçmesiyle başlar. Süreç temel olarak şu adımları izler:
  1. Soruşturma: Savcılık, şikâyet üzerine delilleri toplar ve şüphelinin ifadesini alır. Eğer suç uzlaştırma kapsamındaysa dosya Uzlaştırma Bürosu’na gönderilir. Uzlaşma sağlanırsa dava açılmaz (kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir).
  2. İddianame ve Dava Açılışı: Uzlaşma sağlanamazsa veya suç uzlaşmaya tabi değilse, savcı yeterli şüphe görürse iddianame düzenler. Mahkemenin iddianameyi kabulü ile kovuşturma başlar.
  3. Basit Yargılama veya Duruşma: Asliye ceza mahkemesi, hakaret suçu gibi üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanmasına karar verebilir. Bu durumda duruşma yapılmadan, dosya üzerinden savunmanız istenerek karar verilebilir. Ancak mahkeme genel hükümlere göre duruşma açarak (normal yargılama) tarafları huzura da çağırabilir.
  4. Delillerin Tartışılması ve Hüküm: Duruşmalı yargılamada sanık sorguya çekilir, tanıklar dinlenir ve deliller tartışılır. Sonunda mahkeme beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya davanın düşmesi gibi bir hüküm kurar.

Hakaret Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Hakaret Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır? Hakaret davalarının ne kadar sürede sonuçlanacağına dair kanunda kesin bir süre belirtilmemiştir; ancak Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen “hedef süreler” bulunmaktadır. Bir davanın süresi; mahkemenin iş yoğunluğu, toplanması gereken delillerin durumu (örneğin siber suçlarda IP tespiti veya bilirkişi raporları), tebligatların taraflara ulaşıp ulaşmadığı ve duruşma aralıklarına göre değişiklik gösterir. 
Basit yargılama usulü uygulanan hakaret davaları, duruşma açılmadığı için genellikle 3-4 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanabilir. Ancak genel hükümlere göre görülen, tanıkların dinlendiği ve bilirkişi incelemesinin yapıldığı davalar ortalama 8 ay ile 1.5 yıl arasında sürebilmektedir.
Duruşmalı işlerde mahkeme, zorunlu haller dışında duruşmaya ara vermeksizin hüküm vermeyi amaçlasa da, uygulamada delillerin toplanması ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmalar ertelenebilir.  Ayrıca, verilen karara karşı istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurulması durumunda, kararın kesinleşmesi süreci daha da uzayacaktır. Sanık olarak sizin veya avukatınızın duruşmaları düzenli takip etmesi, delillerin zamanında sunulması ve savunmaların süresinde yapılması, yargılamanın makul sürede tamamlanması açısından önemlidir.

Hakaret Suçu Şikayete Tabi Midir? Şikayet Süresi Nedir?

Hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır. Yani, bir kimse size hakaret ettiğinizi iddia etse bile, yetkili makamlara (polis veya savcılık) şikâyette bulunmadığı sürece hakkınızda işlem yapılmaz. Şikâyete tabi suçlarda şikâyet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü bir süredir; yani 6 ay geçtikten sonra yapılan şikâyetler dikkate alınmaz ve soruşturma başlatılmaz.
Ancak bu kuralın çok önemli bir istisnası vardır: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçları şikâyete tabi değildir. Bu durumda savcılık, olayı öğrendiği anda re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatır ve mağdur şikâyetçi olmasa bile kamu davası açılır. 
Şikâyete tabi olan hakaret suçlarında, dava devam ederken mağdur şikâyetinden vazgeçerse, “davanın düşmesi” kararı. Şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür ve sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi halinde dava sonuçlanır. Ancak kamu davası niteliğindeki hakaret suçlarında şikâyetten vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz, yargılama devam eder.

Hakaret Suçunda Savunma Nasıl Yapılır?

Hakaret suçunda etkili bir savunma yapabilmek için dosyadaki delillerin hukuki nitelendirmesinin doğru yapılması gerekir. Savunma stratejisi, olayın oluş şekline göre değişiklik gösterir.  Öncelikle, isnat edilen sözlerin “hakaret” boyutuna ulaşıp ulaşmadığı, eleştiri sınırları içinde kalıp kalmadığı (ifade özgürlüğü) değerlendirilmelidir. Mahkemede savunma yaparken şu hususlar üzerinde durulabilir:
  • İsnadın İspatı: Hakaret, bir suç isnadı şeklinde yapılmışsa ve sanık bu isnadın doğruluğunu ispat ederse ceza verilmez.
  • Karşılıklı Hakaret: Eğer hakaret, karşı tarafın haksız bir fiiline tepki olarak veya tarafların karşılıklı hakaretleşmesi şeklinde gerçekleşmişse, mahkeme “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verebilir veya cezayı indirebilir. Bu durum CMK 223/4-c maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
  • Haksız Tahrik: Mağdurun haksız bir hareketi sonucu hakaret suçu işlenmişse, cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
  • Delillerin Hukuka Uygunluğu: Aleyhinize sunulan delillerin (örneğin izinsiz ses kaydı) hukuka uygun elde edilip edilmediği sorgulanmalıdır. Hukuka aykırı deliller hükme esas alınamaz.
Duruşmada veya basit yargılama usulünde yazılı savunmada, pişmanlık durumu, sabıka kaydının temiz olması gibi lehe olan hususlar da belirtilmelidir. Çünkü mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verebilmek için sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır.

Hakkımda Hakaret Davası Açılmış Ne Yapmalıyım? Avukat Tutmak Gerekir Mi?

Hakkınızda hakaret davası açıldığında, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince kendinizi bizzat savunabileceğiniz gibi, bir müdafi (avukat) yardımından da yararlanabilirsiniz. Kanun, sanığın her aşamada avukat yardımından faydalanabileceğini ve bu hakkın engellenemeyeceğini açıkça belirtir. 
Hakaret davaları basit gibi görünse de, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”, “erteleme”, “seçenek yaptırımlar” veya “tekerrür” gibi teknik hukuk kurallarının uygulandığı karmaşık süreçlerdir.
Özellikle savunmanın doğru kurgulanması, karşılıklı hakaret veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanması için gerekli delillerin sunulması ve usul hatalarının (örneğin basit yargılama usulündeki itiraz sürelerinin kaçırılmaması gibi) önüne geçilmesi adına profesyonel destek almak önemlidir. Bir avukat, dosyanızı inceleyerek lehe olan delilleri tespit eder, hukuka aykırı delillere itiraz eder  ve duruşmalarda sizi temsil ederek hak kaybına uğramamanızı sağlar.  Unutmayın ki, ceza yargılamasında yapılan bir hata veya kaçırılan bir süre, sicilinize işleyecek bir mahkûmiyet kararıyla sonuçlanabilir. Bu nedenle, sürecin bir ceza avukatı gözetiminde yürütülmesi, en sağlıklı sonucu almanıza yardımcı olacaktır. Bu ve bunun gibi konularda hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak isterseniz, Ceza Avukatı M. Kürşad Arı ile iletişime geçebilirsiniz.
Özetle hakaret davası, şikayete tabi veya kamu görevlisine karşı işlenmesi durumunda re’sen başlatılan, TCK kapsamında hapis veya adli para cezası yaptırımı bulunan ciddi bir yargılama sürecidir. Soruşturma ile başlayan ve iddianamenin kabulüyle kovuşturmaya dönüşen bu süreçte; uzlaştırma hükümleri, basit yargılama usulü ve şikayet süreleri gibi teknik detaylar davanın seyrini doğrudan etkiler. 
  Sıkça Sorulan Sorular

1. Hakaret davaları genellikle nasıl sonuçlanır? 

Hakaret davaları sonucunda sanık hakkında hapis cezası, adli para cezası verilebileceği gibi, şartları oluşmuşsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı da uygulanabilir. Ayrıca eylemin haksız tahrik altında veya karşılıklı işlenmesi durumunda cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına da karar verilebilir.

2. Hakkımda hakaret davası açıldı ne yapmalıyım? 

Öncelikle tarafınıza tebliğ edilen iddianameyi inceleyerek suçlamanın detaylarını öğrenmeli ve duruşma gününde mahkemede hazır bulunmalısınız. Yargılama sürecinde hak kaybı yaşamamak ve etkin bir savunma yapabilmek adına bir müdafi (avukat) yardımından yararlanmanız yasal hakkınızdır.

3. Hakaret davaları hangi durumlarda düşer?

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçlarında, mağdurun şikayetten vazgeçmesi veya tarafların uzlaşması halinde davanın düşmesine karar verilir. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçları şikayete tabi olmadığından, şikayetten vazgeçilse dahi dava düşmez ve yargılamaya devam olunur.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Avukat Mustafa Kürşad Arı

Avukat Mustafa Kürşad Arı

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan
Avukat Mustafa Kürşad Arı, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak
Beylikdüzü'nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest
avukatlık yapmaktadır.

Başlıca uzmanlık alanları aile hukuku ve boşanma davaları
olan Avukat Mustafa Kürşad Arı; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma,
nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında müvekkillerine
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Bunun yanı sıra ceza hukuku alanında da İstanbul Barosu
nezdinde CMK kapsamında görev almaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

İletişime Geç

    Call Now Button