Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat nedir, hangi şartlarda talep edilir ve miktarı nasıl belirlenir? Bu rehberde TMK 174 kapsamında maddi–manevi tazminatın koşullarını, delil ve ispat sürecini, anlaşmalı/çekişmeli boşanmalarda tazminatın nasıl belirlendiğini, reddedilirse itiraz yollarını ve ödeme süreçlerini adım adım açıklıyoruz. İçerik aile hukuku alanında uzman bir avukat tarafından hazırlanmış olup, hak kaybı yaşamamak için bilmeniz gereken tüm güncel hukuki bilgileri sade ve anlaşılır bir şekilde sunmaktadır.

Boşanma Tazminatı Nedir? Maddi ve Manevi Tazminat Arasındaki Farklar Nelerdir?

Kriter Maddi Tazminat Manevi Tazminat
Yasal Dayanak TMK 174/1 TMK 174/2
Amacı Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen maddi menfaat kaybını telafi etmek Kişilik haklarına yapılan saldırının yarattığı manevi zararı gidermek
Kusur Şartı Talepte bulunanın kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir Kusur şartı aranmaz; önemli olan kişilik hakkı ihlalidir
İspat Yükü Maddi kaybın belgelerle ispatı gerekir (kayıt, fatura, gelir kaybı vb.) Olayın kişisel haklara saldırı niteliğinde olduğunu ispatlamak yeterlidir
Miktar Belirleme Tarafların ekonomik durumu + menfaat kaybı + paranın alım gücü Acı, elem, üzüntü derecesi + sosyal/ekonomik durum + caydırıcılık
Ödeme Şekli Para veya ayın (eşya/ev/araç) olarak ödenebilir Sadece para olarak ödenebilir
Ödenme Zamanı Kararın kesinleşmesiyle Kararın kesinleşmesiyle
En Sık Örnekler Evlilikten doğan beklentilerin boşa çıkması, ev kadınının ekonomik geleceğinin zarar görmesi Hakaret, aldatma, şiddet, küçük düşürücü davranışlar
Boşanma davalarında davacı davalıdan birtakım taleplerde bulunabilir. Bu taleplerin çoğunlukla konusu maddidir. Çocukların velayeti ve konut tashihi gibi konusu para olmayan talepler de bu davalarda görülse de nafaka, ziynet ve tazminat talepleri daha çok gündemde olan konu başlıklarıdır. Genellikle boşanma davalarında davalı olan kişide karşı dava açarak o da karşı taraftan benzer taleplerde bulunur. Halk arasında dava sırasında talep edilen kalemlere hukuki dilden uzaklaşılarak başka isimler verildiği de görülür. Boşanma tazminatı olarak da bilinen maddi ve manevi tazminat da buna güzel bir örnektir.  Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat konusunda Türk Medeni Kanunu’nda açıkça bir düzenleme yer almaktadır. TMK 174 kapsamında “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” diyerek hem maddi hem de manevi talepler tek madde içerisinde düzenlenmiştir. Kanun maddesi içerik itibariyle son derece açık ve anlaşılır yapıya sahiptir. Maddi ve manevi talepler arasındaki fark bu maddeden de kolaylıkla çıkarılabilmektedir. Basitçe açıklamak gerekirse boşanma sebebiyle maddi anlamda zarara uğranılması durumunda kişi kusursuz ya da daha az kusurlu olması durumlarında bu madden uğrayacağı zararları karşı taraftan tazmin etmek isterse burada maddi tazminat gündeme gelir. Ancak kişilik haklarının zedelenmesi durumlarında ortada madden bir zarar söz konusu olmamakla birlikte manen bir yıpranma mevcut olduğu için talep edilmesi gereken şey manevi tazminattır. Maddi tazminat talebinde bulunabilmek için kişinin kusursuz ya da daha az kusurlu olması beklenirken manevi tazminat taleplerinde kusur oranına bakılmaz. Doğrudan kişilik hakları zedelenen kişinin talebi kabul edilir.

Anlaşmalı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Anlaşmalı boşanma davasında her iki taraf da boşanma hususunda ortak bir noktada buluşmuş olur. Boşanmanın ferilerine ilişkin tüm uyuşmazlık konularında anlaşma yoluna varılmış olur. Kanun gereği 1 yıllık evlilik süre şartını da taşıyorsa kişiler hür iradeleri ile imzaladıkları protokol çerçevesinde anlaşmalı olarak boşanabilmektedir. Anlaşmalı boşanma protokolüne taraflar bu boşanma eylemine ilişkin genel ahlaka, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığı müddetçe istedikleri maddeleri ekleyebilirler. Aile konutu ve eşyaları başta olmak üzere, nafaka, çocukların velayeti, ziynet ve katılım alacağına ilişkin konular genellikle anlaşmalı boşanma protokolü kapsamında taraflarca düzenlenen ve imza altına alınan konulardandır. Maddi ve manevi tazminata ilişkin varılan ortak karar da genellikle anlaşmalı boşanma protokolüne yansıtılır. Kişiler birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talepleri olmadığını da bu protokole yazabilir, ya da belirledikleri miktarda tazminatın hangi taraftan hangi tarafa ödeneceğini de sözleşmelerine ekleyebilirler. Ödenecek miktarın net olması, ödeme tarihinin ve yönteminin net olması ileride doğabilecek uyuşmazlık durumlarında sürecin kolay ilerleyebilmesi için son derece önemlidir. Özetlemek gerekirse Anlaşmalı boşanmada maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Verilecek rakamlar tarafların ortak iradeleri ile belirlenir. Ödeme şeklinin peşin veya nakit olması hususu da tamamen tarafların hür iradelerine bırakılmıştır. Bu hususta kanunda herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. 

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl İspat Edilir?

Boşanma davası açan kişilerin özellikle bilmesi gereken en önemli konu bu davaların yazılı yargılama usulüne tabi olduğudur. Bu davalarda dilekçelerde belirtilmemiş hiçbir husus yahut talep sözlü olarak ileride dile getirilemez. Getirilse daha hakim tarafından hükme esas alınmaz. Türk Hukuk Sisteminin katı usul kuralları vardır ve bu kurallar boşanma davalarını da kapsar. Dava açan davasını ispatla yükümlüdür. Bu da yine bizim yargılama sistemimizin genel kurallarındandır. Bu itibarla incelediğimizde boşanma davası açan bir kişi madden ve manen zarara uğradığını iddia ediyorsa bunu ispatlama külfeti de kendi üzerindedir. TMK 174’ten hatırlayacağımız üzere talepte bulunanın kusursuz yahut daha az kusurlu olması gerektiği detayı da unutulmamalıdır. Bu noktada kişi karşı tarafın kendisine madden ve manen zarar verdiğini ispatlamalıdır. Bunun yanında kendisinin boşanmada kusursuz ya da daha az kusurlu olduğunu da delillerle dosyaya sunmalıdır. İspat için belli bir tek tip yol çizilmemiştir. Boşanma davalarının her biri kendine özgü özelliklere içeriklere sahip olur. Her evlilikte tarafların başından geçenler bambaşkadır. Bu nedenle ispatlanması gereken olgu ve vakıalarda çeşit çeşittir. Maddi zararlar genellikle rakamlarla, kayıtlarla, belgelerle ispatlanmaya elverişlidir. Manevi zararlar ise kişilik haklarının ihlal edildiğine dair yaşanan olayı ilişkin çeşitli görüntüler, kayıtlarla ispatlanabilir. Olaya ilişkin görgü tanıkları bu noktada son derece işe yaramaktadır. Kişinin psikolojik anlamda destek alması manevi olarak yıprandığına delil olarak değerlendirilebilir. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse, erkek eşin karısına kilolu olması nedeniyle “camış” demesi, bu sözü topluluk içinde de sürekli tekrar etmesi, “sen anlamazsın, salaksın” demesi, sosyal ve aile ortamlarında “ne salak kadın” ve benzeri küçük düşürücü sözlerle hitap etmesi, hiçbir sevgi göstergesinde bulunmaması, kadına kendini kötü hissettirmesi durumlarının tamamında sosyal gruplarda ve aile ortamlarında bu söylemlere şahit olan kişilerin beyanları doğrudan ispata elverişli delillerdir. 

Avukatsız Boşanma Davasında Tazminat Almak Mümkün mü?

Boşanma çok sayıda teknik detay barındıran ayrıca niteliği gereği uzun yargılama süreçleri gerektiren bir dava türüdür. Bu davalarda usul anlamında pek çok kural yer alır. Pek çok yapılması gereken işlem süre sınırlarına tabidir. Avukatsız boşanma sürecini yürütmek çok sayıda riski içinde barındırır. Maddi ve manevi tazminat talep ederken avukatların talepleri doğru nitelendirerek doğru zamanda doğru usul şartlarına uyarak işlem tesis etmesi hak kaybı yaşanmaması adına önemlidir. Avukatsız boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talep etmek zor olsa da elbette mümkündür. Profesyonel destek olmadan bu davaları yürütmek kişileri yıpratsa da yine imkansız değildir. Bu nedenle eğer tüm kurallara uyularak usul şartları yerine getirilerek dilekçeler aşamasında talepte bulunulmuşsa tazminat almak avukat olmadan da mümkündür.

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Reddedilirse Ne Yapmak Gerekir?

Boşanma Davasında Tazminat Süreci Boşanma davalarında her zaman talep edilenler hakim tarafından kabul edilmeyebilir. Genellikle ülkemizde boşanma davalarında talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinde kısmi kabul kısmi ret kararı verilir. Bu da özetle 100.000TL talep edilen maddi tazminat yönünden 60.000TL kabul kalan 40.000TL’lik talep yönünden ret kararı verilmesi olarak açıklanabilir. Boşanma davaları ilk derece mahkemelerinde görülürler. Yani şehirlerimizde bulunan taleplerimizi sunduğumuz mahkemeler ilk derece mahkemeleridir. Bu mahkemelerde verilen kararların bazıları nitelik itibariyle kesindir ve itiraza konu edilemez. Ancak ilk derece mahkemelerinde verilen kararların büyük bir kısmında itiraz etmek mümkündür. Mahkemenin verdiği karardan memnun olmayan, kararın hatalı olduğuna kanaat getiren taraflar itirazlarını her zaman üst mahkemeye taşıyabilirler. İlk derece mahkemesinde verilen kararın ardından gerekçeli karar yazılır. Kural olarak karar verildikten sonra 30 gün içerisinde hakimin gerekçeli kararı yazması gerekir. Dosya hakkında yazılan gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde de istinaf kanun yoluna başvurulması gerekmektedir. Yasal süre sınırları içerisinde başvuruda bulunmayan taraf bu hakkından vazgeçmiş sayılır ve her iki taraf da itiraz etmezse ilk derece mahkemesinin kararı kesinleşir. 

Boşanmada Tazminat Neye Göre Belirlenir?

Kriter Açıklama
Tarafların Sosyoekonomik Durumu Gelir, yaşam standardı, meslek, ekonomik güç
Kusur Oranı Boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur dereceleri
Evlilik Süresi Kısa veya uzun evlilik tazminat miktarını etkileyebilir
Beklenen ve Mevcut Menfaat Kaybı (Maddi) Boşanmasaydı elde edilecek maddi faydaların kaybı
Kişilik Haklarına Yapılan Saldırının Ağırlığı (Manevi) Aldatma, hakaret, şiddet, psikolojik baskı, küçük düşürme
Paranın Alım Gücü Enflasyon ve ekonomik koşullar dikkate alınır
Tarafların Yaşı ve Yeniden Evlenme İhtimali Özellikle maddi tazminat hesaplamasında önemlidir
Olayların İspat Gücü Delillerin niteliği, tanık beyanları, kayıtlar
Hakkaniyet İlkesi Hakimin geniş takdir yetkisi çerçevesi
Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talep ederken kişiler yaşadıkları yoğun duygulara da bağlı olarak çok yüksek rakamlar telaffuz edebilirler. Mahkemelerin pek tabii taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen rakamın daha üzerinde bir miktara hükmetmesi mümkün değildir. Ancak talep edilen miktardan daha düşük maddi ve manevi tazminata hükmetmesi önünde bir engel bulunmamaktadır. Peki boşanmada tazminat neye göre belirlenir? Aile mahkemelerinde genellikle hakimlerin takdir yetkilerinin oldukça geniş olduğunu görürüz. Toplumun temel yapı taşını oluşturan aileye ilişkin bir alanda çok fazla değişken unsurun var olduğu göz önünde bulundurulursa esnek bir bakış açısı son derece isabetlidir de. Yine de hakimlere bir yol haritası çıkarması adına kanun maddelerinden hareketle yargıtay içtihatlarında oldukça faydalı bilgiler olduğu görülmektedir. Bu bilgiler ışığında hakimin hem maddi hem de manevi tazminat miktarlarını belirlerken sırasıyla şu unsurlara dikkat ettiğini söyleyebiliriz:
  • Tarafların sosyo ekonomik durumları
  • Boşanmaya yol açan olaylardaki kusur durumları, dereceler ve ağırlıklar
  • Paranın alım gücü
  • İhlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin neler olduğu (maddi tazminat için)
  • Evlilik süresi, tarafların yaşı ve tekrar evlenme ihtimalleri 
  • Kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve objektif zedelenme etkisi 
Bu saydığımız unsurlar üzerinde durarak hakim dosya özelinde sonuç rakama ulaşmaya çalışır. Bu sayede sıklıkla tarafların abartılı talepleri hakkaniyetli seviyelere çekilmiş olur. Hiçbir dosya özelinde önceden net olarak “siz bu dosyada şu kadar tazminat alırsınız” demek sağlıklı olmadığı gibi güvenilir de değildir. Net bir formüle dayanılarak hesaplanmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinde dosya neticelenene kadar kusur oranları da tam olarak bilinemeyeceği için böyle net rakam vaatlerine güvenilmemesini önemle hatırlatmak isteriz. 

Boşanma Davasında Tazminat Ne Zaman Ödenir?

Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat kararın kesinleşmeli ile birlikte ödenir. Tedbir nafakası için kararın kesinleşme yükümlülüğü yoktur. Bunun sebebi nafakanın kamu düzeninden olmasıdır. Ancak maddi ve manevi tazminat taleplerinde böyle bir durum bulunmamaktadır. Taraflar tazminat konusunda hakim tarafından hak kazandıkları miktarları kararın kesinleşmesinin ardından talep edebilmektedir. Elbette kararın kesinleşmesine kadar geçen sürede kişinin hak kazandığı miktara yasal faiz işletilecektir. Dosyaya itiraz edilerek üst mahkemeye taşınma durumu söz konusu ise verilen karar kesinleşmemiş sayılır. Bu durumda tazminatın talep edilebilmesi için dosyanın istinaf incelemesinden dönmesini beklemek gerekir. 

Boşanmada Maddi Manevi Tazminat Nasıl Ödenir?

Dosya kesinleştikten sonra tazminatı talep etmek için icra takibi başlatılması uygulama sık görülen durumdur. Tazminatın ödenme biçimine yönelik mahkemece ya da tarafların ortak iradesi ile taksit kararı verilebilir. Genellikle tek seferde ödenme şeklinde hükmedilen tazminat kararları görmekteyiz. Bununla birlikte yargıtay kararları incelendiğinde maddi tazminatın her zaman karşılığının para olarak ödenmesinin zorunlu olmadığını da görürüz. Bir ev yahut değerli bir eşya vererek de ilgili tazminat borcu ödenebilmektedir. Bunun yanında manevi tazminatın karşılığının her zaman para ile ödenmesi konusu nettir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11345 K. 2023/1742 T. 11.04.2023:” 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesi incelendiğinde; manevî tazminatın sadece para olarak ödenmesi istenebileceği halde, maddî tazminat için böyle bir sınırlama bulunmadığı, o halde maddî tazminatın ayın (eşya) olarak ödenmesinin istenmesine yasal bir engel bulunmadığı (…)” diyerek bu hususu bir kez daha açıklamıştır. 

Boşanmada Hangi Durumlarda Tazminat Alınır?

Boşanma davasında kişinin mevcutta ve beklenen maddi menfaatlerinin zarar görmesi gerekir. Üstelik bu boşanmaya neden olan vakıalarda da kusursuz yahut daha az kusurlu olması tazminat alabilmesi için kanunla getirilen koşuldur. Tüm koşulları karşılayan ve iddialarını ispatlayabilen kişi tazminat almaya hak kazanır. Manevi tazminat taleplerinde daha önce de söylediğimiz gibi hakim kusur oranına bakmaz burada gerçekten talepte bulunanın kişilik haklarına bir saldırı var mı manen bir zarar doğmuş mu bu incelenir. Yine bu koşullar mevcutsa kişi manevi tazminat alır. Bazen boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talep edilmez. Bazen anlaşmalı boşanma protokolünde de tazminat hakkında bir düzenleme olmaz. Bu gibi durumlarda kişiler boşanma kararları kesinleştikten sonraki 1 yıllık süre zarfı içerisinde tazminata ilişkin davalarını açarak taleplerini mahkemeye sunabilirler. Burada 1 yıllık süre sınırının aşılmaması son derece önemlidir. İlgili süre dolduktan sonra açılan davalar incelemeye alınmaksızın doğrudan usulden reddedilmektedir.

Çekişmeli Boşanmada Tazminat Ne Kadar?

Çekişmeli boşanma davalarında tazminat miktarına ilişkin net rakamlar bulunmamaktadır. Tazminat miktarlarının belirlenmesinde tarafların ekonomik güçlerinden hareketle bir sonuca varılmaktadır. Yani asgari ücret kazanan bir kişi ile büyük bir şirket yöneticisinin boşanma davalarında hükmedilecek tazminat miktarları aynı değildir. Kişiler çekişmeli boşanmada tazminat ne kadar çıkar? Sorusuna kendilerinin ve karşı tarafın kusur oranları ile birlikte ekonomik güçlerini göz önünde bulundurarak tahminde bulunabilirler. 

Manevi Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Manevi tazminat hususu çok öznel, sübjektif unsurlar içermesi nedeniyle yargılamada her zaman çok tartışma konusu olmuştur. Manevi tazminata hak kazanılması hususunun tespiti kadar miktarının belirlenmesi de yargıyı uzun süreler meşgul etmiştir. Günümüzde yargıtay içtihatları ve mevzuat bir bütün halinde incelendiğinde manevi tazminat belirlenirken kişilerin başına gelen olay, tarafların sosyo ekonomik durumların yola çıkıldığı görülmektedir. Manevi tazminata hak kazanan kişinin acılarını bir nebze olsun dindirecek olan miktar aynı zamanda karşı tarafın maddi gücüne kıyasla caydırıcı ve cezalandırıcı olmalıdır. Ancak caydırıcı ve cezalandırıcı olurken kişinin alım gücünü yüksek oranda aşarak kişinin hayatını sürdürmesini güç hale de getirmemelidir. Bu noktada da yine son derece hassas inceleme ve hesaplamalar yapmak gerekmektedir. Kişiler kendi özel durumlarına göre taleplerini dilekçeleri ile mahkemeye sunarlar ve ilgili delilleri de dosyada yer alır. Hesaplama ve karar aşamaları tamamen hakimin takdirindedir. Elbette hakimin kararı tatmin edici bulunmazsa itiraza konu edilebilir. Aynı şekilde tazminatı ödeyecek kişi bakımından yüksek bulunursa da istinaf kanun yoluna ilgili karar taşınabilmektedir. Özetlemek gerekirse boşanma davasında maddi ve manevi tazminat sıklıkla talep edilen alacak kalemleri içerisindedir. Kişinin maddi tazminat talep edebilmesi için kusursuz ya da daha az kusurlu yan olması koşulu göz önünde bulundurulması gereken önemli bir husustur. Manevi olarak kişilik hakları zedelenen kişiler için düzenlenen manevi tazminatta ise kusur oranına bakılmamaktadır. Verilen kararlara ilişkin itiraz hakkı taraflara tanınmış olup bu alacak kalemlerini karar kesinleşmeden icraya koymak da mümkün değildir. Boşanma davaları da tazminat talepleri de hukuk sistemi içerisinde çok sayıda usul kuralına bağlıdır. Bu tür davalarda alanında uzman avukatlardan destek almak olası hak kayıplarının önüne geçilmesi adına son derece önemlidir.  Tazminat talepleri, kusur oranı ve ispat yükü nedeniyle teknik bir süreçtir. Dosyanız için hukuki değerlendirme almak isterseniz Avukat Mustafa Kürşad Arı ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button