Ceza davasında zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda belirlenen süre içinde dava açılmaması ya da açılan davanın sonuçlandırılamaması hâlinde devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesi ve davanın düşmesi anlamına gelir. Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı ile 68. maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımı, farklı süre ve koşullara tabidir. Bu rehberde suç türlerine göre 2026 güncel zamanaşımı sürelerini, kesme ve duraksama hâllerini, Yargıtay uygulamasını ve sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.
Ceza Davasında Zamanaşımı Nedir? (TCK Madde 66 ve 68)
Zamanaşımı, Türk ceza hukukunda iki farklı biçimde karşımıza çıkar:
Dava zamanaşımı (TCK m. 66): Suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre geçmesine karşın kamu davası açılmamışsa ya da açılan dava bu süre içinde sonuçlandırılamamışsa, devletin ceza kovuşturma hakkı ortadan kalkar ve dava düşer.
Ceza zamanaşımı (TCK m. 68): Mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra, hükmün infazı için öngörülen süre içinde ceza çektirilmezse infaz hakkı ortadan kalkar.
Her iki zamanaşımı türü de hak düşürücü süre niteliğinde olup re’sen uygulanır. TCK m. 72/2 uyarınca savcılık veya mahkeme, tarafların talep etmesini beklemeksizin bu hükümleri uygulamakla yükümlüdür. Şüpheli ya da sanığın zamanaşımından feragat etmesi hukuken mümkün değildir; bu, bireysel haktan değil, kamusal bir kuraldan kaynaklanmaktadır.
Dava Zamanaşımı ile Ceza Zamanaşımı Arasındaki Fark
Özellik
Dava Zamanaşımı (TCK m. 66)
Ceza Zamanaşımı (TCK m. 68)
Başlangıç noktası
Suçun işlendiği gün
Mahkûmiyet kararının kesinleştiği gün
Hukuki sonucu
Kamu davası düşer
Cezanın infazından vazgeçilir
Uygulama zamanı
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında
Kesinleşmiş hükmün infazı aşamasında
Re’sen uygulama
Evet (TCK m. 72/2)
Evet (TCK m. 72/2)
Feragat mümkün mü?
Hayır
Hayır
Suç Türlerine Göre Dava Zamanaşımı Süreleri — 2026 Güncel Tablo
TCK m. 66 uyarınca dava zamanaşımı süreleri, suçun kanundaki azami hapis cezasına göre belirlenir; hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarına göre değil. Bu nedenle bir suçun zamanaşımını doğru tespit etmek için ilgili TCK maddesinin üst sınırına bakılmalıdır.
Suçun Üst Ceza Sınırı
Dava Zamanaşımı Süresi
Örnek Suçlar (2026 Güncel)
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
30 yıl
Nitelikli kasten öldürme (TCK m. 82), Soykırım (TCK m. 76)
Müebbet hapis
25 yıl
Kasten öldürme (TCK m. 81)
20 yıl ve üzeri süreli hapis
20 yıl
Nitelikli cinsel saldırı (TCK m. 102/3), Yağma (nitelikli hâller)
5 yıldan fazla — 20 yıldan az hapis
15 yıl
Nitelikli hırsızlık (TCK m. 142), Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158), Uyuşturucu ticareti (TCK m. 188)
5 yıl ve altı hapis ya da adli para cezası
8 yıl
Basit hırsızlık (TCK m. 141), Hakaret (TCK m. 125), Basit yaralama (TCK m. 86), Tehdit (TCK m. 106/1), Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116)
Olağan ve Olağanüstü (Mutlak) Zamanaşımı Süreleri
Türk ceza hukukunda iki zamanaşımı katmanı işler:
Olağan zamanaşımı: Yukarıdaki tablodaki süreler, suç tarihinden itibaren işler. Zamanaşımı bir kesme nedeniyle durduğunda süre yeniden başlar.
Olağanüstü (mutlak) zamanaşımı: Kesme nedenleri ne kadar olursa olsun, olağan sürenin yarısı kadar eklenerek hesaplanan üst sınıra ulaşılınca dava her hâlükârda düşer. Örneğin 8 yıllık zamanaşımına tabi bir suçta birden çok kesme nedeni olsa bile 12 yılın (8 + 4) dolmasıyla dava zamanaşımına uğrar ve düşer.
Olağan Süre
Olağanüstü (Mutlak) Süre
8 yıl
12 yıl
15 yıl
22 yıl 6 ay
20 yıl
30 yıl
25 yıl
37 yıl 6 ay
30 yıl
45 yıl
Dava Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
TCK m. 66/3 uyarınca dava zamanaşımı süresi kural olarak suçun işlendiği gün başlar. Ancak suç türüne göre başlangıç noktası farklılaşabilir:
Teşebbüs hâlinde: Son icra hareketinin yapıldığı gün
Kesintisiz (mütemadi) suçlarda: Suç durumunun sona erdiği gün (ör. kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma)
Zincirleme suçlarda: Zinciri oluşturan son fiilin işlendiği gün
Çocuklara karşı cinsel suçlarda: Mağdurun 18 yaşını tamamladığı gün
Neticeli suçlarda: Sonucun gerçekleştiği gün (ör. yaralama sonucundan ölüm)
Uygulamada zamanaşımının başlangıç tarihi sık tartışma konusu olur. Tehdit suçu gibi çoğunlukla dijital iletişim yoluyla işlenen suçlarda suç tarihinin kesin tespiti hem şikâyet hem de zamanaşımı hesabı açısından kritik öneme sahiptir.
Dava Zamanaşımını Kesen Sebepler (TCK Madde 67)
Zamanaşımı süresi, belirli hukuki işlemlerle kesilir. Kesme gerçekleştiğinde süre sıfırlanır ve yeniden başlar. TCK m. 67/2 uyarınca zamanaşımını kesen başlıca işlemler şunlardır:
Savcılık tarafından şüpheli hakkında soruşturma açılması
Sanığın sorguya çekilmesi ya da ifadesinin alınması
Hakkında tutuklama kararı verilmesi
İddianame düzenlenmesi ve mahkemece kabulü
Mahkemece duruşma günü belirlenmesi
Hüküm kurulması (beraat, mahkûmiyet veya düşme)
Önemli: Şikâyet başvurusu tek başına zamanaşımını kesmez; savcılığın fiilen soruşturma başlatması gerekir. Bu nedenle şikâyetin zamanında ve usulüne uygun yapılması, sonraki hukuki süreç için belirleyici olabilir.
Dava Zamanaşımını Durduran (Askıya Alan) Sebepler
Zamanaşımının durması hâlinde süre ilerlemez; durma sona erdiğinde kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Dava zamanaşımını askıya alan başlıca hâller:
Yargılamanın bir ön meseleye bağlı olduğu durumlar (ör. hukuki bir uyuşmazlığın sonucunun beklenmesi)
Sanığın akıl hastalığı nedeniyle yargılanma ehliyetinin bulunmaması
Milletvekili dokunulmazlığı kapsamındaki suçlarda dokunulmazlığın kaldırılmasının beklenmesi
Yasada öngörülen diğer hukuki engeller
Zamanaşımının Uygulanmadığı Suçlar
Türk hukukunda bazı suç kategorileri, ağırlıkları nedeniyle zamanaşımı güvencesinden yararlanamaz. Bu suçlarda ne kadar süre geçerse geçsin dava açılabilir ve yargılama sürdürülebilir. Zamanaşımı süresinin uygulanmadığı başlıca suçlar:
Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (TCK m. 76–80)
İşkence suçu (TCK m. 94–95)
Yurt dışında işlenen; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren belirli devlet aleyhine suçlar (TCK m. 247–343 aralığı)
Bazı örgütlü suçlarda devam eden üyelik hâlleri
Çocuk Suçluluğunda Zamanaşımı — 12 ile 18 Yaş Arası
Suç tarihinde henüz 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar için dava zamanaşımı süreleri daha kısadır. TCK m. 66/2 uyarınca:
Suç Tarihindeki Yaş Aralığı
Zamanaşımı Süresi
Açıklama
15–18 yaş arası
Yetişkin süresinin 2/3’ü
Ör: Yetişkin için 8 yıl → çocuk için ~5 yıl 4 ay
12–15 yaş arası
Yetişkin süresinin 1/2’si
Ör: Yetişkin için 8 yıl → çocuk için 4 yıl
12 yaşın altı
Zamanaşımı işlemez
Ceza sorumluluğu bulunmadığından dava açılamaz
Örnek: 14 yaşındayken basit hırsızlık suçu işleyen bir çocuk için yetişkin süresinin (8 yıl) yarısı uygulanır; yani dava zamanaşımı süresi 4 yıldır.
Kesinleşen Cezada Zamanaşımı — TCK Madde 68
Mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra infazın gerçekleştirilmesi zorunludur. Ancak aşağıdaki sürelerde infaz gerçekleşmezse ceza zamanaşımı devreye girer ve hükmün infazından vazgeçilir. TCK m. 68 uyarınca ceza zamanaşımı süreleri:
Verilen Ceza
Ceza Zamanaşımı Süresi
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
40 yıl
Müebbet hapis
30 yıl
20 yıl ve üzeri süreli hapis
24 yıl
5 yıldan fazla – 20 yıldan az hapis
20 yıl
5 yıl ve altı süreli hapis
10 yıl
Adli para cezası
5 yıl
Zamanaşımı Hesaplama Örnekleri — Somut Vakalar
Ceza davalarında zamanaşımı hesabı, özellikle kesme ve durma nedenlerinin devreye girdiği durumlarda karmaşıklaşır. Aşağıdaki örnekler temel ilkeleri anlamanıza yardımcı olacaktır.
Vaka 1 — Hakaret Suçu (TCK m. 125)
Kişi A, Ocak 2019’da sosyal medya üzerinden kişi B’ye hakaret etmiştir. Hakaret suçu için öngörülen azami ceza 2 yıl olduğundan 8 yıllık zamanaşımı uygulanır. Şikâyet Kasım 2024’te yapılmış, savcılık Ocak 2025’te soruşturma açmıştır (bu işlemle zamanaşımı kesilmiştir). Olağan zamanaşımı Ocak 2027’de dolar; olağanüstü zamanaşımı ise Ocak 2031. Dava bu tarihlere kadar sonuçlandırılmalıdır. Hakaret davası nasıl açılır rehberimizde süreç ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Vaka 2 — Basit Hırsızlık Suçu (TCK m. 141)
Kişi B, Mart 2017’de işyerinden basit hırsızlık yapmıştır. Suçun azami cezası 3 yıl olduğundan 8 yıllık zamanaşımı geçerlidir; olağan süre Mart 2025’te dolar. Soruşturma 2021’de açılmış, zamanaşımı kesilmiştir; ancak olağanüstü süre olan 12 yıl (Mart 2029) geçmeden dava mutlaka sonuçlandırılmalıdır. Hırsızlık suçu ve cezası hakkında daha kapsamlı bilgiye sahip olmak için ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Vaka 3 — Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158) ve Kesme
Kişi C, 2018 yılında internet üzerinden nitelikli dolandırıcılık suçu işlemiştir. Bu suç 15 yıllık zamanaşımına tabidir; olağanüstü süre ise 22 yıl 6 aydır. 2020’de tutuklama kararı verilmesiyle zamanaşımı kesilmiş ve 15 yıllık süre yeniden başlamıştır. Şayet yeniden bir kesme nedeni oluşmazsa 2035’e kadar dava görülmelidir. Ancak her hâlükârda 2040 yılına kadar (olağanüstü süre) tamamlanması zorunludur.
Vaka 4 — Çocuk Sanık ve İndirimli Zamanaşımı
Suç tarihinde 13 yaşında olan bir çocuğun basit yaralama suçu işlediği ileri sürülmektedir. Basit yaralama 8 yıllık zamanaşımına tabidir; ancak çocuk için sürenin yarısı uygulanacağından zamanaşımı 4 yıldır. Suç tarihinden itibaren 4 yıl içinde dava sonuçlandırılmazsa zamanaşımı nedeniyle dava düşer.
Zamanaşımı İtirazı Nasıl Yapılır?
Dava zamanaşımının dolduğunu düşünen sanık veya müdafi, bu konuyu davayı gören mahkemede ileri sürebilir. Mahkeme, itirazı değerlendirmek zorundadır; zira TCK m. 72/2 uyarınca zamanaşımı re’sen de uygulanır.
Zamanaşımı itirazında izlenecek adımlar:
Suçun işlendiği tarih ve suçun kanundaki azami cezası belirlenir.
Uygulanacak zamanaşımı süresi (olağan ve olağanüstü) hesaplanır.
Zamanaşımını kesen ya da durduran herhangi bir işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılır.
Olağanüstü sürenin dolup dolmadığı kontrol edilir.
Zamanaşımının dolduğu sonucuna varılırsa mahkemeye yazılı dilekçe ile bildirilir.
Mahkeme zamanaşımını tespit ederse TCK m. 66 gereğince davanın düşmesine karar verir.
Zamanaşımı hesabının doğru yapılması; kesme nedenlerinin varlığının araştırılması ve olağanüstü sürenin doğru hesaplanması teknik bir değerlendirme gerektirir. Bu konuda deneyimli bir İstanbul ceza avukatından destek almanızı öneririz.
Yargıtay Kararları Işığında Zamanaşımı Uygulaması
Zamanaşımı konusunda Yargıtay içtihadı, uygulamada belirleyici rol oynamaktadır. Yerleşik Yargıtay ilkeleri şu şekilde özetlenebilir:
Zincirleme Suçlarda Başlangıç Tarihi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre zincirleme suçlarda dava zamanaşımı süresi, zinciri oluşturan son fiilin gerçekleştiği tarihten başlar. Sanığın aynı kişiye karşı farklı tarihlerde hakaret ettiği durumlarda zamanaşımı son eylem tarihinden işlemeye başlar.
İddianamenin Kabulünün Etkisi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre iddianamenin mahkemece kabulü, zamanaşımını kesen en önemli usul işlemlerinden biridir. Buna karşın salt şikâyet başvurusu zamanaşımını kesmez; soruşturmanın fiilen başlatılması gerekir.
Şikâyete Tabi Suçlarda Zamanaşımı — Şikâyet Süresiyle İlişkisi
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre hakaret ve basit yaralama gibi şikâyete tabi suçlarda, 6 aylık şikâyet süresi ile 8 yıllık dava zamanaşımı süresi birbirinden bağımsız çalışır. Şikâyet süresi geçmişse müştekinin başvurusu reddedilir; ancak bu durum dava zamanaşımının dolduğu anlamına gelmez. Savcılık, re’sen soruşturma açma yetkisine sahip olan suçlarda ise şikâyet aranmaksızın kovuşturma sürdürülebilir.
Olağanüstü Zamanaşımı ve Mutlak Düşme
Yargıtay uygulamasında olağanüstü zamanaşımının dolmasıyla birlikte davayı gören mahkeme, kesme nedenlerinin varlığına bakmaksızın davanın düşmesine karar vermek zorundadır. Bu durum, çok sayıda kesme işleminin yapıldığı uzun soluklu davalarda özellikle önem kazanmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Ceza davasında zamanaşımı ne zaman başlar?
Dava zamanaşımı kural olarak suçun işlendiği gün başlar. Teşebbüs hâlinde son icra hareketinin yapıldığı gün, kesintisiz suçlarda ise suçun sona erdiği gün esas alınır. Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda mağdurun 18 yaşını tamamladığı gün başlangıç tarihi olarak kabul edilir.
Cezalar kaç yıl sonra zamanaşımına uğrar?
Suçun türüne göre 8 ila 30 yıl arasında değişir. 5 yıl ve altı cezayı gerektiren suçlarda 8 yıl, 5–20 yıl arası ceza gerektiren suçlarda 15 yıl, 20 yılın üzerinde cezayı gerektiren suçlarda 20 yıl, müebbet hapiste 25 yıl ve ağırlaştırılmış müebbet hapiste ise 30 yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanır.
Tehdit suçunda zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Basit tehdit suçu (TCK m. 106/1) için azami ceza 2 yıl hapis olduğundan 8 yıllık dava zamanaşımı uygulanır. Silahla ya da birden fazla kişiyle tehdit (TCK m. 106/2) için ise üst sınır daha ağır olup 15 yıllık zamanaşımı devreye girebilir.
Hırsızlık suçunun zamanaşımı nedir?
Basit hırsızlıkta (TCK m. 141) azami ceza 3 yıl olduğundan 8 yıllık zamanaşımı uygulanır. Nitelikli hırsızlıkta (TCK m. 142) ise azami ceza 7 yıla kadar çıkabildiğinden 15 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.
Hakaret suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Hakaret suçu (TCK m. 125) için azami ceza 2 yıl hapis ya da adli para cezasıdır; dolayısıyla 8 yıllık dava zamanaşımı uygulanır. Suçun kamu görevlisine ya da alenen işlenmesi durumunda ceza üst sınırı artar; bu hâllerde zamanaşımı süresi de uzayabilir.
Kesinleşen ceza zamanaşımına uğrar mı?
Evet. TCK m. 68 uyarınca mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra belirli süreler içinde infaz gerçekleştirilmezse ceza zamanaşımı devreye girer ve hükmün infazından vazgeçilir. 5 yıldan fazla hapis cezalarında bu süre 20 yıldır.
10 yıl sonra ceza davası açılır mı?
Bu tamamen suçun türüne bağlıdır. 8 yıllık zamanaşımına tabi bir suçta 10 yıl geçmişse dava açılamaz; açılmış olsa bile zamanaşımı nedeniyle düşer. Ancak 15 yıllık ya da 20 yıllık zamanaşımına tabi ağır suçlarda 10. yılda hâlâ dava açılabilir ve sürdürülebilir.
Zamanaşımı itirazı dilekçesi nasıl yazılır?
Zamanaşımı itirazı, davayı gören mahkemeye hitaben yazılır. Dilekçede; suçun işlendiği tarih, uygulanacak zamanaşımı süresi ve bunun hesabı, zamanaşımını kesen ya da durduran işlemin bulunmadığı (ya da olağanüstü sürenin de dolduğu) gerekçesiyle TCK m. 66 uyarınca davanın düşürülmesi talep edilir. Hesabın doğru yapılabilmesi için bir ceza avukatından destek alınması önerilir.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz.
Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler
somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için
konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan
Avukat Mustafa Kürşad Arı, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak
Beylikdüzü'nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest
avukatlık yapmaktadır.
Başlıca uzmanlık alanları aile hukuku ve boşanma davaları
olan Avukat Mustafa Kürşad Arı; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma,
nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında müvekkillerine
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Bunun yanı sıra ceza hukuku alanında da İstanbul Barosu
nezdinde CMK kapsamında görev almaktadır.
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.