Namus İçin Adam Öldürmenin Cezası

Namus İçin Adam Öldürmenin Cezası
Hukuki olgu ve kavramlar genellikle toplumda toplumun yapısına göre yeniden isimlendirilir, tanımlanır. Eski kanun metinlerinde geçen kavram ve uygulamalar da toplumsal algıda kalmaya devam edebilir. Namus için adam öldürme konusu her gün haberlere konu olan pek çok cinayetin temel nedeni kabul edebileceğimiz toplumsal bir meseledir.  Sosyo-kültürel özelliklerin ortaya çıkardığı namus cinayetleri ülkece hepimizin şiddetle karşı durması gereken, bitmesi için mücadele etmemiz gereken konulardandır. Namus cinayetlerine karşı bilinçli olmak için bu konuyu hukuki açıdan da iyi şekilde bilmek gerekir. Yazımızda Türk Ceza Kanunu ve ilgili yasal mevzuatlar kapsamında namus için adam öldürmenin cezası konusunu derinlemesine inceleyeceğiz. Bu eylemin ceza hukuku kapsamındaki tanımına, isimlendirmesine ne tür cezai yaptırımlar uygulandığına bakacağız.  
Bu rehberde, namus saikiyle işlenen kasten öldürme suçunun TCK 81 ve TCK 82 kapsamında nasıl değerlendirildiğini, hangi hallerde ağırlaştırılmış müebbet cezası verildiğini, haksız tahrik indiriminin neden uygulanmadığını ve Yargıtay’ın güncel kararlarını bulabilirsiniz.

Namus Cinayeti Nedir?

Namus cinayeti, bir kişinin başka bir kimseyi, namus gerekçesine dayanarak öldürmesi durumuna verilen isimdir. Namus kavramının Türk Hukuk sistemi bünyesinde net bir tanımı yapılmamıştır. Bunun yanında doktrinsel bir değerlendirme yaptığımızda namusun ahlaki ve cinsel temelli değerler barındıran ve toplum tarafından bireylere dayatılan bir kavram olduğunu görürüz. Bulunduğu topluluk içerisinde kabul görmek için kişi namus kavramına uygun hareket edip bu kavramın yükümlülüklerini yerine getirmeye özen gösterir. Bazı toplumsal algılar o kadar bozulur ve sağlıksız bir hal alır ki namus kavramının içinde barındırdığı değerlere aykırı hareket edenlerin cezalandırılması gerektiği düşünülür. Bu düşünceye sahip olan toplumlarda kişilerin yaşam haklarının elinden alınmasında bir yanlışlık yokmuş gibi düşünülür. Kısaca özetlemek gerekirse cinayet her tür ve şeklinde cinayettir. Bir kişinin yaşam hakkının elinden alınmasıdır. Namus cinayeti olarak isimlendirilen şeklinde de fail, mağdura yönelik namus kavramına aykırı hareket edildiğine dair öznel yorumunu gerekçe gösterir. 

Namus İçin Adam Öldürmenin Cezası Kaç Yıl?

Türk Ceza Kanunu incelendiğinde namus için adam öldürmenin cezası için ayrı bir madde düzenlenmemiştir. Bu suç tipi TCK madde 81 kapsamında “kasten öldürme” suçu içerisinde değerlendirilmiştir. Temel olarak namus cinayeti cezası müebbet hapis olarak nitelendirilebilir. Kanun maddesi de bu noktada son derece açık ve şüpheye yer bırakmayacak netliktedir. Netice itibariyle bir kişinin ölmesine neden olunan namus davası cezalarında da TCK madde 81 kapsamında müebbet hapis cezası verilir. Türk Ceza Kanunu kapsamında kasten öldürme maddesinin hemen ardından gelen 82. Maddede kasten öldürme suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Yani bu maddede yer alan sebeplerin somut olayda var olması halinde suçun daha ağır olduğuna buna bağlı olarak cezanın da artırılması gerektiğine karar verilmiştir. TCK madde 82 incelendiğinde “kan gütme saiki” ve “töre saiki” ile iki bent yer aldığı görülür. Yani özetlemek gerekirse namus için adam öldürme suçu kasten öldürme suçundan da daha nitelikli ve ağır bir suç olarak kabul edilir. Bu bağlamda bu suçu işleyen kişilere verilecek ceza da daha ağırdır. Müebbet hapis cezasının daha nitelikli hali olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bu suçu işleyen kişilere uygulanır. 

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Ne Demektir?

Namus cinayeti kaç yıl yatar sorusunu merak edenlerin karşısına genellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yanıtı çıkar. Ancak bu yaptırımın içeriği hakkında kimsenin pek fazla bilgisi bulunmamaktadır. Esas itibariyle müebbet hapis cezası demek ilgili kişinin süresiz olarak cezaevinde kalacağı anlamını taşır. Ancak pek çok evrensel olarak kabul edilen hak gereği de belli süre sınırları neticesinde şartlı salıverilme imkanı bu suçun faillerine tanınır.  Namus için adam öldürme suçunu işlemiş bir kişi müebbet hapis cezası almışsa 24 yıl nitelikli hal varsa 36 yıl sonrasında şartlı salıverilme hakkına sahip olur. Burada infaz hukukuna ilişkin pek çok detay da somut durumda değişkenlik yaratabileceği için kişinin net yatar hesabını kendi adli sicil durumuna göre yapmasını tavsiye ederiz. Mükerrirlik durumu gibi pek çok değişkene bağlı olarak kişinin cezaevinde yatacağını zaman dilimi değişkenlik gösterir. 

Namus Cinayetinde Haksız Tahrik İndirimi Olur Mu?

Toplumsal olarak bilinen ancak gerçekliği olmayan bilgiler mevcuttur. Hukuk alanında toplumda kulaktan dolma bilgilerle kişiler zaman zaman çok yanlış yönlendirilmektedirler. Namus cinayetlerinde de buna benzer bir durum görürüz. Namus davası cezaları kapsamında haksız tahrik indirimi olur mu? Sorusunun cevabı hiç kuşkusuz hayırdır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi kasten öldürme eyleminde fail namus gerekçesini ileri sürdüğünde bu suçun daha nitelikli olduğu anlamına gelmektedir ve netice ceza miktarı ağırlaştırılmaktadır. Hal böyleyken mahkemenin namus gerekçesine dayanarak kişiye haksız tahrik indirimi uygulaması mümkün değildir.  Önemle belirtmek gerekir ki her dava dosyasında yanan olayda gerçekleşen olaylar silsilesi incelendiğinde birbirinden farklı sonuçlara ulaşmak mümkün olur. Burada anlatılmak istenen namus gerekçesine dayalı haksız tahrik indirimi yapılmaz. Ancak dosya içerisinde başka bir eylemle haksız tahrik indiriminin koşulları oluşabilir. Bu noktada her bir durum birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir. Unutulmamalıdır ki mahkemeler dosyada lehe ve aleyhe olan tüm delilleri bir arada değerlendirmelidir. 

Töre Cinayetinde Ceza İndirimi Var Mı?

Töre cinayeti ile namus için adam öldürme suçları aslında kendi içinde pek çok ortak özellik barındırır. Zaman zaman birbirinin yerine de bu kavramlar kullanılır. Gerek töre gerek namus cinayetleri tipik birer kasten öldürme suçu türüdür. Töre cinayeti de daha önce belirttiğimiz gibi TCK madde 82 kapsamında suçun nitelikli halidir. Töre cinayetinde ceza indirimi var mı sorusunun yanıtı kesin bir hayırdır. Sanık bir kişiyi töre gerekçesiyle öldürdüğü taktirde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. 

Namus Cinayeti Davası Nasıl Açılır?

Namus cinayeti davası esasında Cumhuriyet Savcıları tarafından iddianame düzenlenmesi için açılır. Savcılıklar bu suç tiplerinde resen harekete geçerler. Yani bir kişinin şikayetçi olmasını beklemezler. Cumhuriyet savcılıkları resen soruşturma yürüterek yargılamada işe yarayacak tüm delillerin toplanması için kolluk ekipleri ile birlikte çalışırlar. Namus cinayeti davası açılması için sahip olduğunu bilgiler varsa savcılık yahut kolluğa bilgi vererek ihbarda bulunmanız da mümkündür. Savcılığın haberinin olmadığı bir cinayet vakası mevcutsa bu suçtan zarar gören olmanız halinde de yahut konudan bağımsız bir vatandaş olarak da her türlü kolluk ve savcılık birimine giderek başvurunuzu yapabilirsiniz. 

Namus Cinayeti İşleyen Kişi Ne Kadar Yatar?

Suç Türü TCK Maddesi Ceza İnfaz Süresi (2024–2025)
Kasten Öldürme TCK 81 Müebbet Hapis 24 yıl (müebbetin infazı)
Namus saikiyle öldürme (TCK 82/1-d kapsamında nitelikli hâl) TCK 82 Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis 36 yıl (ağırlaştırılmış müebbetin infazı)
Töre saikiyle öldürme (TCK 82/1-k nitelikli hâl) TCK 82 Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis 36 yıl
Namus cinayeti işleyen kişi sahip olduğu sabıka, gele suç durumu, suçu işlediği sırada 18 yaşından büyük yahut küçük olma durumları değerlendirilerek netice bir ceza alır. Genel olarak kanunla düzenlenen kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis cezasıdır. Bu cezada kişi 24 yıl kapalı cezaevinde kalır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında ise 36 yıl boyunca kapalı ceza evinde infaz gerçekleştirilir. Kanunun belirlediği cezaya yine kanunen belirlenen artırım ve indirim nedenleri sırayla uygulanarak netice ceza miktarı bulunur. Kişinin varsa tutukluluk ve gözaltında geçirdiği süreler de netice cezasından infaz edilmiş kabul edilerek düşülür. 

Namus Cinayeti Cezası Nasıl İnfaz Edilir?

Namus cinayeti cezası 257 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında infaz edilir. Bu kanun kapsamında cezaların nasıl uygulanacağı koşullu salıverilme ve denetimli serbestliğe ilişkin koşullar infaz sürecinde uygulanır. Namus için adam öldürme cezası alan bir kişinin nitelikli kasten öldürme suçu işlediğine kanaat getirilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması halinde aslında teorik olarak ömür boyu hapis olması gerekir. Uygulamada kişinin 36 yıl kapalı ceza infaz kurumunda yatması gerektiği öngörülmüştür. Ancak kişinin açık cezaevine alınma şansı yoktur. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kişi tek kişilik koğuşlarda tutulur ve açık hava süreleri günlük bir saat olarak düzenlenmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yapısı itibariyle en ciddi yaptırım olması nedeniyle son derece katı ve caydırıcı bir içeriğe sahiptir. 36 yılını dolduran kişilerin koşullu salıverilme hükümleri kapsamında denetimli olarak hayatını devam ettirmesi gerekir. 

Namus Cinayetlerinde Yargıtay Kararları Ne Diyor?

Namus cinayetleri ülkemizde kasten öldürme suçunun tipik bir örneği olarak çok sık görülen dosyalardır. Bu dosyalara ilişkin Yargıtay’ın son derece kapsamlı tespit ve değerlendirmeleri bulunur. Öncelikli olarak Yargıtay namus saikiyle ve töre saikiyle işlenen kasten öldürme vakıalarını birbirinden ayırt etmektedir.  Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/138 K. 2011/130 T. 14.06.2011 sayılı ilamında: “Namus sözcüğü hem, ‘bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet’ anlamına, hem de, ‘dürüstlük, doğruluk’ anlamına gelmektedir. (http://tdkterim.gov.tr/bts/) Gerek töre, gerekse de namus kavramları cinsellikle ilgili toplum tarafından kabul gören kuralları kapsamına almakla beraber, daha başka anlamlara da sahiptir. Aralarında bazı ben­zerlikler bulunmakla beraber töre kavramı ile namus kavramı birbirinin aynı olan kavramlar değildir. Töre kavramı namusu da kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Buna karşılık, töre saikiyle öldürmek suçları, namus saikiyle işlenen öldürme suçlarına göre daha dar kapsamlı olup sıkı koşullara tabidir. Öncelikle failin, mağdurun töreye aykırı hareket ettiği ve törenin gereği olduğu düşüncesiyle öldürmesi gerekir. Ayrıca öldürme suçunu işleyen fail bakımından haksız tahrik hükümlerinin uygulanamaması lazımdır. TCK’nın 29. maddesinde yer alan, ‘maddedeki düzenleme nedeniyle bir suçun mağduruna yönelik olarak gerçekleştirilen fiiller dolayısıyla fail haksız tahrik indiriminden yarar­lanamayacaktır. Örneğin cinsel saldırıya maruz kalmış kadına karşı babanın veya erkek kardeşin işlediği öldürme fiilinde, haksız tahrike dayalı olarak ceza indirimi yapılamayacaktır’ şeklindeki gerekçeden töre saikiyle adam öldürme suçunun oldukça dar kapsamlı olduğu sonucu çıkmaktadır” diyerek iki kavramın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini net şekilde açıklamaktadır. 

Namus Cinayetinde Aile Baskısı Ceza İndirimi Sağlar Mı?

Namus cinayetinde aile baskısı ceza indirimi fail için hafifletici bir neden, indirim sebebi sayılmamaktadır. Aksine bu durum suçun niteliğini ağırlaştırmaktadır. Özellikle aile içerisinde “sen eşini öldür, biz gerekeni yaparız, sana bakarız” şeklindeki sözlerle faile destekte ve telkinde bulunan kişi de azmettiren, yardım eden sıfatıyla dosyaya dahil edilir ve cezalandırılır.  Aile baskısı durumu dosya kapsamında töre saiki olarak da nitelendirilmeye son dereye uygundur. Eğer hakim dosya kapsamında failin aile baskısı gördüğü gerekçesini töre saiki olarak nitelendirmeyi uygun görürse cezada indirim olmadığı gibi suçun nitelikli hali var olduğu kabul edilerek cezada artırıma gidilir. 

Namus Cinayetlerinde Mağdurun Davranışı Ceza İndirimi Sağlar Mı?

Ceza dosyalarında her somut olay kendine has özellikler barındırır. Fail ile mağdur arasındaki ilişki incelikle araştırılıp analiz edilir. Namus cinayetlerinde mağdurun davranışı doğrudan ceza indirimi sağlar demek mümkün değildir. Ancak fail ile mağdur arasındaki dinamikler cezada indirim hallerini doğurabilir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Hakaret
  • Aşağılanma
  • Evlilik birliği içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi
Yargıtay kararları incelendiğinde evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi, sadakatsizliğin boyutu, sürekliliği gibi nitelikler de göz önünde bulundurularak haksız tahrik indirimi sayılabilmektedir. Ancak bazı sadakatsizlik eylemlerinin haksız tahrik indirimi için yeterli görülmediği dosyalar ve kararlar da mevcuttur. Yani hakimin dosyada yaşanan sadakatsizlik eyleminin gerçekten fail üzerinde ağır bir etki yarattığına dair vicdani kanaat getirmesi gerekmektedir. Yargıtay boşanmış eşler arasındaki kıskançlık ve namusu temizleme saiklerinin haksız tahrik indirimine neden olamayacağını açık şekilde belirtmektedir. Faile yönelik hakaret ve aşağılayıcı söylemlerin de somut olayda gerekli tüm koşulların sağlanması halinde haksız tahrik indirimini sağlaması mümkündür. Akrabalık ilişkilerinde de mağdurun yaşam tarzının faile uygun gelmemesi haksız tahrik indirimine neden olmamaktadır. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse bir abi, kız kardeşinin evlilik dışı ilişkiler yaşaması veya yaşam tarzının ahlaki olmadığı gerekçesiyle kasten öldürme suçunu işlerse bu durumlarda haksız tahrik indirimi olmaz zira bu kişinin yaşam tarzının fail üzerinde ağır etki yaratması kabul edilebilir değildir. Sonuç olarak namus için adam öldürme eylemi kişinin bireysel olarak namus algısından kaynaklanan kıskançlık ve kişisel öfkesine dayanarak işlediği cinayetlerdir. Bu eylem TCK kapsamında kasten öldürme suçunun TCK madde 82 kapsamında nitelikli halini oluşturur. Bu suçu işleyen kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır ve 36 yıl kapalı ceza infaz kurumunda cezası infaz olunur. Faile namusunu temizle, biz sana bakarız, hep arkandayız gibi söylemlerle baskı uygulayan kişiler suça yardım eden yahut azmettiren sıfatları ile katılmış olur ve onlar da cezalandırılır. Fail ile mağdur arasındaki ilişki dinamikleri her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirildiğinde mağdurun bazı eylemleri failin haksız tahrik indiriminden faydalanmasına imkan sağlayabilecektir.  Namus davası cezaları kişi hürriyetini ciddi anlamda kısıtlayıcı sonuçlar barındırdığı için bu suçla yargılanan kişilerin alanında uzman avukatlardan hukuki süreç boyunca destek alması son derece önemlidir. Namus saikiyle işlenen kasten öldürme suçları oldukça ağır yaptırımlar içerdiğinden, hem fail hem de mağdur tarafı açısından sürecin bir Ceza Avukatı tarafından yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir.
Sıkça Sorulan Sorular

Namus için adam öldürmenin cezası kaç yıl?

Namus saikiyle adam öldürme, Türk Ceza Kanunu’nda kasten öldürme suçunun nitelikli hali kapsamında değerlendirilir.
Bu tür öldürme fiilleri TCK 82/1-k maddesi gereği “töre saikiyle” işlenmiş sayılarak daha ağır cezaya tabidir.

Cezası: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Bu nedenle yalnızca “namus gerekçesi” ileri sürülerek ceza indirimi uygulanmaz; aksine ceza en ağır öldürme suçları kategorisine girer.

Özet: Namus için adam öldürmenin cezası ağırlaştırılmış müebbet.

Namus cinayetinde haksız tahrik uygulanır mı?

Namus saikiyle işlenen cinayetlerde haksız tahrik indirimi (TCK 29), Yargıtay kararlarına göre çok istisnai durumlar dışında uygulanmaz.

Çünkü:

  • “Namus” gerekçesi hukuken mazur görülebilir bir neden değildir.

  • Failin sosyal veya kültürel değerlere dayanarak hareket etmesi ceza indirimi sebebi sayılmaz.

  • Töre/namus saiki zaten nitelikli hal olup cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir.

Sadece şu istisnai durumlarda tahrik indirimi kısmen gündeme gelebilir:

  • Failin ani gelişen, yoğun, şiddetli bir tahrik altında hareket ettiği objektif olarak kanıtlanırsa
    (örneğin anlık bir saldırı, ağır hakaret, tehdit vb. – fakat “namus” kavramının kendisi tahrik sayılmaz).

Özet: Namus cinayetinde haksız tahrik genellikle uygulanmaz, uygulanması için çok ağır ve somut tahrik şartlarının bulunması gerekir.

Töre cinayetinde ceza indirimi olur mu?

Hayır. Töre saikiyle işlenen cinayetlerde ceza indirimi uygulanmaz.

TCK 82, “töre saikiyle öldürme”yi doğrudan nitelikli hal olarak kabul eder.
Bu durumda ceza: Ağırlaştırılmış müebbet hapis ve herhangi bir indirim nedeni uygulanmaz.

Ayrıca Yargıtay içtihatlarına göre töre saiki:

  • Kişiyi aile veya aşiret baskısıyla hareket ettiren,

  • “Ailenin namusunu temizleme” amacıyla işlenen öldürmelerdir.

Bu gerekçeler kültürel bir motivasyon olduğundan tahrik veya iyi hâl indirimi uygulanmaz.

Özet: Töre cinayetinde ceza indirimi yoktur, ceza ağırlaştırılmış müebbettir.

Namus saikiyle işlenen suç müebbet mi, ağırlaştırılmış müebbet mi?

TCK’ya göre:

  • “Namus saiki” başlı başına nitelikli hal olarak yazılmamıştır.

  • Ancak Yargıtay uygulamalarında namus saiki genellikle töre saiki kapsamında değerlendirilir.

TCK 82/1-k → Töre saikiyle öldürme = Ağırlaştırılmış müebbet

Dolayısıyla uygulamada:

Namus saikiyle işlenen cinayetlerin büyük çoğunluğu ağırlaştırılmış müebbet hapis kategorisine girer.

Ne zaman müebbet olabilir?

  • Eğer öldürme eyleminin “töre saiki” kapsamında olmadığı ancak “kasten öldürme” olduğu kabul edilirse ceza müebbet olur.

  • Fakat namus kavramı çoğu durumda töre saikiyle bağlantılı değerlendirildiği için ağırlaştırılmış müebbet yaygındır.

Özet: Namus saikiyle işlenen öldürme suçu çoğunlukla ağırlaştırılmış müebbet, bazı istisnai durumlarda müebbet hapis cezası olabilir.

Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Avukat Mustafa Kürşad Arı

Avukat Mustafa Kürşad Arı

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan
Avukat Mustafa Kürşad Arı, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak
Beylikdüzü'nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest
avukatlık yapmaktadır.

Başlıca uzmanlık alanları aile hukuku ve boşanma davaları
olan Avukat Mustafa Kürşad Arı; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma,
nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında müvekkillerine
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Bunun yanı sıra ceza hukuku alanında da İstanbul Barosu
nezdinde CMK kapsamında görev almaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

İletişime Geç

    Call Now Button