İsim Değiştirme ve Soyadı Değişikliği Davası

İsim Değiştirme ve Soyadı Değişikliği Davası
Hepimiz dünyaya geldiğimizde hakkımızda bir nüfus kaydı yapılır. Bu nüfus kaydında ilgili kişiyi tanıtmak için kendisine bir ad verilir. Yeni dünyaya geldiğimiz dönemde şahsımıza verilen isimler geçen zaman içerisinde kişiliğimiz ile uyumluluğunu yitirebilir. Pek çok farklı nedenle isim değiştirme ve soyadı değişikliği davası açmak isteyen insan bulunur. Bu durum nüfus kayıtlarında değişikliğe neden olduğu için hukuki olarak kapsamlı bir düzenlemeyi zorunlu hale getirir. İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davası açmak isteyenler için bu davanın genel özelliklerini, nasıl açılabileceğini hangi belgelerin gerekli olduğunu detaylı olarak inceledik. 

İsim Değiştirme Davası Nasıl Açılır?

İsim değiştirme davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Yani bu davanın açılmasını ismi değişecek olan kişinin bizzat kendi hür iradesi ile istemesi gerekir. Vefat eden bir kişinin mirasçılarının müteveffa hakkında açtığı isim değiştirme davası hakkında Yargıtay ilgili davanın kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olması nedeniyle reddi gerektiğine karar vermiştir. İsim değiştirme davası nasıl açılır sorusunun ilk cevabı ismi değişecek olan kişinin bu davanın açılmasını bizzat kendisinin istemesi gerekir. Dava ehliyeti olması da bu davanın doğrudan açılabilmesi için gereklidir. Kısıtlı kişilerin isim değiştirme davası için vasisi aracılığıyla dava açmak için öncelikle Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla izin alması ardından dava açması gerekir. 

Soyadı Değiştirme Davası Nasıl Açılır?

Soyadı değiştirme davası açmak için de öncelikle kişinin bunu bizzat istemesi, dava açmaya ehil olması gereklidir. Dava açmak için gerekli olan belgelere sahip olmak ve dava açmak için gerekli sebepleri taşıyor olması da davanın olumlu sonuçlanması için önemlidir. Soyadı değişikliği davası açılması gerekmeyen durumlarda kişi soyadını doğrudan Nüfus Müdürlüğü aracılığıyla değiştirebilir.  Evlenme ve boşanma durumlarında kadınların soyadında değişiklik olur. Bu değişikliklerin nüfus kanalıyla doğrudan gerçekleştirilmesi mümkündür. Açık maddi hatalar, harf hataları gibi değişiklikler de doğrudan Nüfus Müdürlüğüne müracaat ile yapılabilmektedir. Ancak soyadının tamamen değişmesi, önemli şekilde değiştirilmesi durumlarında dava açmak zorunludur. 

İsim Değiştirme ve Soyadı Değişikliği Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İsim ve soyadı değiştirme davalarının çekişmesiz yargı işi olduğu düşünülür. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında çekişmesiz yargı işleri için görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Ancak Doktrin ve Yargıtay isim değişikliği davalarında istisnai bir durum olduğunu değerlendirir. Öncelikle isim değişikliği davasında husumet ilgili Nüfus Müdürlüğü’ne yöneltilir. Bunun sebebi ilgili davanın sonucunun nüfus sicilinde değişikliğe sebep olma ihtimalidir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. Maddesindeki özel hüküm gereğince bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu kanun maddesinde de açıkça belirtildiği üzere isim değiştirme ve soyadı değişikliği davası hangi mahkemede açılır sorusunun cevabı Asliye Hukuk Mahkemeleridir. İsim değişikliği davası yetkili mahkeme olarak davayı açacak olan kişinin yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

İsim Değişikliği İçin Haklı Sebep Nedir?

İsim değişikliği davasına ilişkin başlangıç noktasını oluşturan kanun maddesi Türk Medeni Kanunu’nun 27. Maddesidir. Bu maddenin ilk cümlesinde “Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir.” denmektedir. Peki kanun maddesinde de önemle üzerinde durulan isim değişikliği için haklı sebep nedir? Bu sorunun sınırlı sayıda cevabı bulunmamaktadır. Bu davalarda hakimin açık bir takdir yetkisi vardır. İsmini değiştirmek isteyen kişi değişikliği istemesine neden olan durumları mahkemeye aktarır hakim de bu beyanları değerlendirir ve haklı bulması durumunda talepleri kabul ederek davacının isminin değişikliğine karar verir.  Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/6499 K. 2017/11305 T. 21.09.2017 sayılı kararında “4721 sayılı TMK’nın 27. maddesinde; adın değiştirilmesinin, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, değişikliğin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, adın değişmekle kişisel durumda değişme olmayacağı, bu değişiklikten zarar görenlerin, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlanmıştır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusu her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir. Bu özel ve kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de göz önünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır. Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde anlam taşır. Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleşmeyen kimsenin, adını değiştirmek istemesi en doğal hakkıdır. Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate alınması gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü “haklı neden” bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri ileri sürülen nedenin ve yeni alınmak istenen ad veya soyadının toplum değerlerine ve kanunun buyurucu kurallarına ters düşmeyen, özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun tespiti gerekir.” Diyerek haklı neden kavramının nasıl değerlendirilmesi gerektiğini anlaşılır şekilde açıklamıştır. İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davası için Yargı kararları ışığında kabul edilen bir takım haklı nedenleri ise örnek olması adına şu şekilde sıralayabiliriz:

Toplum İçinde Farklı Adla Tanınma

Toplumumuzda zaman zaman kişilerin nüfusa kaydedilen ismi ile bebekliğinden itibaren kendisine hitap edilen isim değişiklik gösterebilmektedir. Kişinin ailesinde ve sosyal çevresinde farklı bir isimle tanınması durumlarında Yargıtay isim ve soyad değişikliği taleplerini haklı bulmaktadır. 

Adın veya Soyadın Gülünç, Alay Konusu Olması

Kişinin taşıdığı isim veya soy isim taşıdığı anlam yahut söylenme şekli sebebiyle toplumda alay konusu oluyorsa bu isim değişikliği davası açmak için haklı bir sebeptir. Yargıtay da bu konuda aynı fikirdedir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/1978 K. 2012/4269 T. 24.04.2012 sayılı kararı da bu duruma iyi bir örnektir.”4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27.maddesine göre, haklı nedenlerin varlığı halinde kişi adının ve dolayısıyla soyadının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Davacıların mevcut soyadlarının, kendileriyle bu soyad üzerinden alay edilmesini sağlayabileceği gibi çevrelerindeki insanların da kendileriyle alay ettikleri gerek davacıların, gerekse dinlenen tanığın samimi beyanlarıyla kanıtlanmış bulunmaktadır. Mahkemece, tüm bu hususlar dikkate alınıp davacıların rahatsızlık ve huzursuzluk duydukları bir soyadını değiştirmek istemelerinin yasal ve doğal hakları bulunduğu gözönünde tutularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hukuki ve yerinde bulunmayan gerekçelerle reddi yolunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Din Değişikliği

Kişinin ismi eskiden mensup olduğu dine dair sembol ve anlamlar barındırıyorsa din değiştirmek sebebine dayanılarak haklı olarak ismin değiştirilmesi talep edilebilir. 

Ailevi Nedenlerle İsim Değiştirme Ve Soyadı Değişikliği Davası

Toplumda kimi insanları aile bağları kuvvetli olmayabilir. Bazı kişiler kendilerine ismini veren anne ve babaları ile görüşmeyebiliyor. Aileleri tarafından terk edilebiliyor. Bu gibi aile bağlarındaki zayıflık ve ilgili kişinin ismini taşımaktan rahatsızlık duyması durumlarında hakim talebi haklı bularak değişiklik kararı verebilmektedir.

Cinsiyet Değişikliği Sebebiyle İsim Değiştirme

Cinsiyet değişikliği sonrası çoğu kişinin taşıdığı isim ile cinsiyeti uyumsuz olduğu için değişiklik talep edilmektedir. Bu gibi davalarda da hakim görüş ismin değiştirilmesinin doğru olacağı yönündedir.

İsim Değişikliği Davası İçin Gerekli Belgeler

İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davası açmak isteyen kişilerin öncelikle iyi bir dava dilekçesine sahip olması gerekir. Nüfus kayıt örneğinin çıkarılması da bu davalar için gereklidir. Kişinin din değişikliği, cinsiyet değişikliği gibi durumlarını ispatlamaya elverişli her türlü yazılı delil de dosyaya sunulması gereken belgeler içerisinde yer alır.  İsim değişikliği davası için gerekli belgeler içerisinde sunulabilecek deliller anlamında hiçbir sınır bulunmamaktadır. Örneğin resmi işlemler sırasında sorun yaşanması nedenine dayanarak dava açan bir kişi bu durumu ispata elverişli çeşitli resmi yazışma kayıtları, fatura örnekleri gibi türlü belgeleri toplayarak dava dilekçesi ekinde dosyaya sunabilir. 

İsim Değiştirme ve Soyadı Değişikliği Davasında Tanıkların Önemi

İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davasında pek çok sebebe ilişkin ispat yazılı bir belge ile değil de tanık anlatımları ile ispatlanmaktadır. Her davada olduğu gibi bu davada da kişi açtığı davadaki iddialarını ispatlamakla yükümlüdür. İspat olunamayan davalar reddedilir. Bu nedenle isim değiştirme davasında hangi nedene dayanılarak talepte bulunuluyorsa o sebep ispatlanmalıdır. Tanıklar her dava türünde son derece büyük bir öneme sahiptir. Dava konusu olay ve iddialara yönelik görgü ve bilgilerini tarafsız biçimde beyan eden tanık söylemleri davanın gidişatında yön vermektedir. Bu durumu bir örnekle açıklayabiliriz. Bir kişi isminin yahut soy isminin alay konusu olması nedeni ile değişikliğini talep ettiği bir dava açmış olsun. Bu kişi dava dilekçesinde okulda, iş yerinde sosyal ortamlarında sürekli kendisi ile dalga geçildiğinden bu durumdan psikolojik olarak kötü etkilendiğinden bahsetmişse bu durumu sadece tanık beyanları ile ispatlayabilir. Mahkemeye bildirdiği tanıklar duruşmaya katılarak beyanda bulunur. Davacının gerçekten de ismiyle sürekli dalga geçildiğinden kendisiyle alay edildiğinden bahsederse tanıklar davacı iddiasını ispatlamış olur. 

Soyadı Değişikliği Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Soyadı değişikliği dava dilekçesi hazırlamak ile isim değiştirmek için hazırlanan arasında bir değişiklik bulunmamaktadır. Her iki durumda da açılması gereken dava türü aynıdır. Dava dilekçesinde bulunması zorunlu olan unsurlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda kapsamlı olarak düzenlenmiştir. Kişi hukuk davası açmak için işbu kanun maddelerindeki unsurları bulunduran bir dilekçe ile başvuruda bulunmazsa davası usul anlamında eksiklik barındırdığı için reddedilir. Bazı eksikliklerin giderilmesi için kendisine süre de verilir.  Soyadı değişikliği dava dilekçesi hazırlarken usul anlamında tüm gereklilikler yerine getirildikten sonra esasa ilişkin beyan ve talepler dilekçeye yazılır. Kişi ismini yahut soy ismini neden değiştirmek istediğini, yaşadığı olayları bu kısımda kapsamlı olarak anlatır. İsim ve soyad değiştirme için dava dilekçesinin en sonunda ise sonuç olarak ne talep ediliyorsa açık ve anlaşılır şekilde yazılır. Tarih ve imza atılarak dilekçe mahkemeye sunulur.  Dava açmak süreç olarak pek çok teknik detay barındırır. Davaların belkemiğini ise her zaman dava dilekçesi oluşturur. Dilekçeler aşamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar bu aşama tamamlandıktan sonra sunulamaz. Dava dilekçeleri usul anlamında pek çok detay barındırdığı gibi esasa yönelik de akıcı ve anlaşılır bir içeriğe sahip olması gerekir. Bu özellikleri taşımayan dava dilekçeleri ile yürütülen dosyalar başarısızlıkla sonuçlanarak kişileri madden ve manen zarara uğratabilir. Bu nedenler ışığında alanında uzman avukatlardan destek alarak ilgili dava süreçlerinin yürütülmesi her zaman tavsiyemizdir. 

İsim ve Soyadı Aynı Anda Değişir mi?

İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davalarında genellikle kişilerin isimlerinin bir kısmında değişiklik talep ettiğini görürüz. Ancak çok istisnai bazı durumlarda hem isim hem de soyad aynı anda değiştirilmek istenir. Pek çok kişi isim ve soyad aynı anda değişir mi? Diye merak eder. Kanunen buna engel bir durum bulunmamaktadır. Yani kişi gerekli koşulları sağlıyorsa ve ismi ile soyadını değiştirmesi toplumsal anlamda bir tehlike barındırmıyorsa bu değişikliği mahkemeden talep edebilir. Ancak bu tür davalarda talep edilen şey oldukça ciddi olduğu için hakim kapsamlı bir araştırma titiz bir inceleme ister aynı şekilde davacının da taleplerini güçlü delillerle ispatlamasını bekler.

İsim Değişikliği Davası Ne Kadar Sürer?

İsim değişikliği davaları içerik itibariyle fazla karmaşık yapıya sahip değillerdir. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra mahkemece ön inceleme duruşması için tarih belirlenir. Ardından deliller toplanarak dosya arasına eklenir. Varsa tanıklar duruşmada dinlenir. Eğer tanıklar davanın açıldığı şehirde ikamet etmiyorlarsa bulundukları yer mahkemesine talimat yazılarak ilgili kişilerin beyanları alınır. Bütün bu aşamalar tamamlandıktan sonra hakim dosyada karar verir. Dava türleri içerisinde nispeten kısa sürede sonuçlanan davalar olarak nitelendirilebilirler. İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davalarında süre davanın açıldığı şehir ve o bölgedeki dosya yoğunluğuna göre de değişkenlik göstermektedir. 

İsim ve Soyadı Değişikliğinin Resmi Kayıtlara İşlemesi Nasıl Olur?

İsim değiştirme ve soyadı değişikliği davalarında eğer hakim davacıyı haklı bulursa davayı kabul eder. Kabul edilen davanın ardından gerekçeli karar yazılır. İlgili gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren de tarafların kara ilişkin itirazda bulunmak için iki haftalık süreleri olur. İki haftalık süre içerisinde davacı ve davalı tarafından itiraz olmazsa karar kesinleşir. Kesinleşen mahkeme kararındaki isim yahut soyad değişikliği ilan yöntemiyle de duyurulur. Kesinleşen mahkeme kararı Nüfus Müdürlüğüne yazılır. Ardından kişi randevu alarak Nüfus Müdürlüğü’ne başvuru ile kimlik belgesi gibi resmi belgelerinin yenilenmesini talep edebilir.

Çocuk İçin İsim ve Soyadı Değişikliği Mümkün müdür?

Çocuklar için isim ve soyadı değişikliği talebi ile dava açmak mümkündür. Bu tür davalarda çocuk yararına bu talebin ileri sürüldüğü ispatlanmalıdır. Çocuğun üstün yararı ilkesi bu davaların belkemiğini oluşturur. Mahkeme talebin anne veya babanın şahsi talep ve beğenileri mi yoksa çocuğun menfaati mi söz konusu diye durumu detaylıca inceler.  Çocuk için isim ve soyadı değişikliği davası açmak isteyen veliler, velayeten dava açarlar. Ortak velayet var her iki ebeveyn de talepte bulunmalıdır. Ayrıca velayet sahibi çocuk yararına bu davanın açılması için bir avukata da vekaletname verebilir. 

İsim ve Soyadı Değişikliği Davası Ne Kadar?

İsim ve soyadı değişikliği davası açmak isteyen kişiler bu işlemlerin maliyetini de merak eder. Ülkemizde yargılamaların sağlıklı ilerleyebilmesi için yargılama harç ve giderleri bulunmaktadır. Her davanın türü ve teknik özelliklerine göre belli miktarlarda harç ve gider ödenmesi gerekir. Bu maliyetler bir takvim yılı içerisinde belli zaman aralıklarında güncellenir ve değişir. Bu nedenle net rakamı öğrenmek için en sağlıklı yöntem davanın açılacağı zaman mahkeme veznesine başvurmaktır. Davayı açmadan önce bir avukata danışarak isim değiştirme davası için ödenmesi gereken yaklaşık masraf miktarını da öğrenebilirsiniz. İsim ve soyadı değişikliği davalarının bir avukat desteği ile yürütülmesi istenirse bu noktada ayrıca bir de avukatlık ücreti ödenmesi durumu gündeme gelir. Müvekkil vekalet ücreti olarak da nitelendirilen bu ücret avukatın davayı açmak için müvekkilinden aldığı hizmet bedelidir. Ülkemizde her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret tarifelerine göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen asgari avukatlık ücreti tutarı alt limitine tüm avukatlar sadık kalmak zorundadır ve belirlenen tutarın daha altından bir rakamdan hizmet vermek Avukatlık Kanunu kapsamında da suçtur.  Sonuç olarak isim ve soyad kişilerin toplum içinde kendilerini tanıtmalarını sağlar. Herkes kendi isim ve soyadını özümsemeli, benimsemelidir. İsim veya soy ismi benimseyememek değişiklik talep etmek için haklı bir nedendir. Pek çok farklı sebebe dayanarak kişi isminde değişiklik talep edebilir. Soyadını ya da adını değiştirmek isteyen kişiler bu taleplerini mahkemeye iletmeli ve buradan olumlu bir karar almalıdır. Nüfus kaydında değişikliğe neden olan bu davalarda davalı taraf ilgili Nüfus Müdürlüğüdür. İsim değiştirme davaları nispeten kısa sürede sonuca ulaşan yapıları ile tanınır. Her ne kadar diğer dava türlerine kıyasla daha hızlı sonuca ulaşılsa da son derece teknik detaylar barındıran bu davalarda olumlu netice almak için bir profesyonelden destek almak önemlidir. 
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

İletişime Geç

    Call Now Button