
Bu kapsamlı rehberde TCK 157–158 kapsamında dolandırıcılık suçunun cezasını, yargılama sürecini ve Yargıtay uygulamalarını Av. Mustafa Kürşad Arı’nın uzman görüşleriyle inceleyeceksiniz.
Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Ceza hukuku açısından dolandırıcılık; hileli veya kandırmaya yönelik bir davranış ile kişinin kendisinin veya bir başkasının yararına, mağdurun malvarlığında eksiltme yaratacak bir eylemdir. Dolandırıcılık suçu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi ve Anayasamızın 76. maddesinde belirtilen “yüz kızartıcı” suçlardan biri olduğundan, fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi kamu görevlisi olma, milletvekili seçilme veya bazı meslekleri icra etmeyi engelleyebilir. Dolandırıcılığı diğer malvarlığı suçlarından ayıran en önemli özellik failin hileli davranışla mağduru kandırmasıdır.Basit Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 157)
Basit dolandırıcılık suçu ve cezası TCK 157 maddesinde düzenlenmiştir. Failin suçu işlerken TCK 158 maddesinde sayılan nitelikli hallerden herhangi birisini kullanmaması durumunda basit dolandırıcılık oluşur. Kanuna göre basit dolandırıcılık suçu cezası; 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158)
Basit dolandırıcılık suçu ile nitelikli dolandırıcılık suçunu birbirinden ayıran seçimlik hareketler TCK 158 ve alt bentlerinde sıralanmıştır.Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Seçimlik Hareketler
- Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
- Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
- Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
- Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle,
- Kamu kurum ve kuruluşların zararına olarak,
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; Kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
- Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
- Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
- Sigorta bedelini almak maksadıyla,
- Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Unsurları
Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-a); Kişilerin inanmış oldukları dine bağlılıkları nedeniyle sömürülmesi oldukça kolay olmaktadır. Dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin oluşması için failin; mağdurun dini inanç ve duygularından hileli e kandırmaya yönelik hareketleri ile faydalanması gerekmektedir. Ülkemizde genellikle “üfürükçülük veya muskacılık” gibi davranışlarla dolandırıcılık suçu işlenmektedir. Suçun bu kapsamdaki nitelikli hali için dini inanışın hangisinin olduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Failin kendisini dinine bağlı ve inançlı bir kişi izlenimi bıraktırmak suretiyle mağdura yönelik bu hileli ve kandırma amaçlı davranış ile dolandırıcılık suçu işlemesi dolandırıcılık suçun nitelik hali için yeterli bir olgu olarak değerlendirilmemektedir, failin bu şekilde davranması mağduru kandırmaya yönelik bir eylem olduğundan nitelikli hal kapsamında olmayıp, TCK 158/1 maddesinde belirtilen diğer nitelikli hallerin de oluşmaması durumunda fail hakkında basit dolandırıcılık suçundan dolayı soruşturma veya kovuşturma yapılacaktır.Kişinin İçinde Bulunduğu Zor Şartlardan Yararlanmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 15/1-b)
Mağdurun içinde bulunduğu tehlikeli şartlar veya zor durumlar karşısında failin eyleminin hangi amaçla olduğunun sorgulayarak ya da anlayacak vakit veya imkânın bulunmaması nedeniyle mağdurun bu durumlarda kandırılması diğer hallerine nazaran daha kolay olmaktadır. Nitelikli dolandırıcılık suçu genel olarak bu zor veya tehlikeli durumlara örnek vermek gerekirse; doğal afet anlarında, mağdurun hastalığı halinde veya bir kaza ya da yaralanma hali olabileceği gibi mağdurun ekonomik olarak zor durumda olması, işlerinin kötü gitmesi gibi durumlar zor şartlar veya tehlikeli durum olarak değerlendirilebilmektedir.Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-c)
Algılama yeteneğinin zayıflığı; yaş küçüklüğü, yaşlılık durumu veya herhangi bir akıl hastalığı veya görme veya işitme organlarındaki zayıflık olabileceği gibi mağdurun sürekli olmayan geçici olarak algılama yeteneğinin zayıflaması durumlarından olan uyuşturucu madde etkisinde olma ve sarhoş olma durumları örnek olarak gösterilebilir. Fail mağduru dolandırmak amacı ile kendi eylemi ile algılama yeteneğinin zayıflamasına neden olması durumunda bu kez nitelikli dolandırıcılık suçu değil, yağma suçu oluşacaktır.Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-d)
Gerek kamu kurum ve kuruluşları ile Anayasanın 135. Maddesinde belirtilen meslek kuruluşlarının aracı kılınarak dolandırılması dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak kabul edilmiştir. Dolandırıcılık Suçunun nitelikli halinin oluşmasında bu kurumlar aracı olarak kullanılması yetmekle beraber ilgili kurumun dolandırıcılık suçundan dolayı zarar görüp görmemesi suçun oluşumuna herhangi bir etki etmemektedir, bu kurum ve kuruluşların isminin kullanılarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli dolandırıcılık suçu oluşumu için yeterlidir.Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu ve Cezası TCK 159/1-e)
TCK 158/1-d maddesinde belirtilen suçun nitelikli halinden farklı olarak bu kez gerçek kişi olmayan kamu kurum ve kuruluşları suçtan zarar görmektedir.Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-f)
Teknolojinin ve bilişim sistemlerinin her geçen gün gelişip yaygınlaşması paralelinde bu sistemler aracılığı ile işlenebilen suçlarda artış göstermektedir. TCK 142/2-e maddesinde belirtilen hırsızlık suçundan farklı olarak fail bu kez mağdura aldatmaya yönelik hileli bir davranış sergilemiştir. TCK 158/1-f maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçunun işlenebileceği bir başka şekil banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıdır. Suçun nitelikli halinin oluşmasında belirtilen kurumun zarar görmesi önem arz etmemekle beraber bu kurumların aracı olarak kullanılarak başka bir kişi veya kişilerin hileli davranış ile suçtan zarar görmesi halinde suçun nitelikli hali oluşacaktır. Ayrıca bu kurumların kamu kurumu veya özel şirket statüsünde olup olmadığı konusunda bir ayrım yapılmamıştır.Basın ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanarak Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-g)
Suçun bu madde kapsamında nitelikli halinin oluşmasında söz konu yayınların yazılı veya görsel olması konusunda herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Bu tip kurumlar geniş kitlelere ulaşmaları daha kolay olduğundan dolayı nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Ayrıca suçun oluşumunda failin bu kurumlarda çalışması ya da basın mensubu olması gerekmemektedir.Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-h)
Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş bir şirketin yöneticisi veya tacirin şirket adını yapmış olduğu hileli hareketler ile işlenebilen nitelikli dolandırıcılık suçunun bir türüdür. Kooperatifler de Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirketi statüsünde olduğundan bu madde kapsamında değerlendirilmiştir.Serbest Meslek Sahibi Kişiler Tarafından, Mesleklerinden Dolayı Kendilerine Duyulan Güvenin Kötüye Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-i)
Gelir vergisi kanunu kapsamında serbest meslek erbabı olan kişiler kendilerine mesleklerinden dolayı güvenin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçu işlemeleri halinde nitelikli dolandırıcılık suçu unsurları oluşmuş olacaktır.Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Amacıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-j)
Failin ban veya kredi vermekle mevzuat gereği yetkili kurumlardan kredi kullandırılması maksadıyla hileli davranmasıdır. Uygulama genellikle sahte kimlik bilgileri kullanılarak dolandırıcılık suçu işlenmektedir.Sigorta Bedelini Almak Maksadıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-k)
Failin sigorta şirketine başvuru yaparak hak sahibi olduğunu iddia etmesi veya bu konuda sigorta şirketine hileli davranış ile gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerle sigorta bedelini alarak çıkar temin etmesi nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Fail bu hileli ve kandırmaya yönelik hareketini kendi yararına yapabileceği gibi üçüncü bir şahıs yararına da yapması suçun oluşmasına yetmektedir.Kişinin Kendisini Kamu Görevlisi veya Banka Sigorta ya da Kredi Kurumlarının Çalışanı Olarak Tanıtması veya Bu Kurum ve Kuruluşlarla İlişkili Olduğunu Söylemesi Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158/1-l)
Failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp mağdura yönelik hileli davranış ile ya da kişinin kamu görevlileri ile hatırı sayılır bir ilişkisi olduğu belirterek çıkar temin etmesi nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Cezası
Failin suçu işlemesi sırasında yukarıda sıralamış olduğumuz seçimlik hareketlerden herhangi birisini tercih etmesi halinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile 5.000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Ayrıca failin;- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına şekilde dolandırıcılık,
- Bilişim sistemlerinin ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,
- Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmesi gereken herhangi bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
- Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık,
- Kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde ceza alt sınırı 4 yıldır. Ayrıca sanık hakkında verilecek olan adli para cezası mağdurun zararının 2 katından az olamamaktadır.
Dolandırıcılık Suçu ve Cezası İçin Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller
Dolandırıcılık suçu ve cezası için daha ağır cezayı gerektiren haller TCK 158/3 maddesinde sıralanmıştır. Buna göre;- Suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde fail hakkında TCK 157 maddesinde öngörülen suçun temel cezai yaptırımında yarı oranında ceza artırımı yaptırılır.
- Suçun suç işlemek maksadıyla kurulmuş örgüt faaliyetleri kapsamında işlenmesi halinde ise; Failler hakkında verilecek olan ceza 1 kat oranında arttırılır.
Zincirleme Şekilde Dolandırıcılık Suçu ve Cezası
TCK 157 ve TCK 158 fark etmeksizin suçun TCK 43 maddesinde belirtilen şekilde işlenmesi halinde fail hakkında verilecek olan cezada 1/4 ile 3/4 oranlarında ceza artırımı yapılır.Dolandırıcılık Suçu ve Cezası İçin İndirim Nedenleri
Dolandırıcılık suçu ve cezası için uygulanması mümkün olan indirim nedenleri yasal dayanakları ve miktarları ile birlikte aşağıdaki tabloda sıralanmıştır.| İndirim Nedeni | Kanun Maddesi | İndirim Miktarı | ||
| Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs | TCK 35 | 1/4 İle 3/4 | ||
| Soruşturma Aşamasında Etkin Pişmanlık | TCK 168 | 1/3 İle 2/3 | ZARARIN GİDERİLMESİ KOŞULU İLE | |
| Yargılama Aşamasında Etkin Pişmanlık | TCK 168 | 1/6 İle 1/2 | ||
| 12-15 Arası Yaş Küçüklüğü | TCK 31 | 1/4 İle 1/2 | ||
| 15-18 Arası Yaş Küçüklüğü | TCK 31 | 1/3 | ||
| Takdiri İndirim | TCK 62 | 1/6 | ||
Dolandırıcılık Suçu Unsurları
Basit dolandırıcılık suçu ve cezası için TCK 157 maddesinde kısmen de olsa suçun unsurlarına yer verilmiştir. Aldatma kabiliyeti şeklindeki hileli davranışlar sonucu haksız menfaat temin etmiş olma suçun en temel unsurları arasında yer alır.Hileli Davranış Özellikleri
- Aldatma kabiliyeti bulunmalıdır.
- Herkesin kolayca inanabileceği şekilde olmamalıdır.
- Mağdurun idaresini etkilemiş olmalıdır.
Zarar
Yukarıda tanımı ve özelliklerini belirtmiş olduğumuz hileli davranış sonrası mağdur ekonomik bir zarara uğramalıdır. Diğer bir ifade ile dolandırıcılık suçu nedeniyle mağdurun mal varlığında bir eksilme meydana gelmelidir. Bu eksilmenin somut olarak doğrudan gerçekleşmesi zorunlu olmayıp mağdur bir borç altına sokulması da suçun unsurlarının oluşması için yeterlidir.Menfaat
TCK 157 maddesinde yapılan tanımda belirtilen ve dolandırıcılık suçu Yargıtay ararlarında önemli üzerinde durulan bir aşka suçun unsuru ise menfaattir. Failin bu hileli davranışı sonucu ekonomik değeri bulunan bir menfaat temin etmiş olması gerekir. (Dolandırıcılık suçuna teşebbüs hariç) Aldatma kabiliyeti bulunan hileli davranış, zarar ve son olarak menfaat temin etmiş olma suçun temel unsurları arasında olup her üç unsurunda birlikte bir arada bulunması halinde suçun unsurları oluşmuş olarak kabul edilmektedir.Nitelikli Dolandırıcılık ve Basit Dolandırıcılık Suçu Ayrımı
Yukarıda da belirttiğimiz gibi basit veya nitelikli farkı olmaksızın dolandırıcılık suçunun unsurları arasında; Aldatma kabiliyeti bulunan hileli davranış sonucu haksız menfaat sağlanmış olması yer alır. Bu durum TCK 157 ve TCK 158 maddelerinin ortak özellikleridir.
Her iki suç tipini birbirinden ayıran özellikler ise; Nitelikli dolandırıcılık suçlarının daha ağır hileli davranış ve kandırmaya elverişli araçlar kullanılarak işlenmesidir. Örneğin kamu kurum ve kuruluşlarına olan güven nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları, dernek veya vakıfların aracı kılınması mağduru daha kolay manipüle edebilecek davranışlardır.
Ayrıca suçun bu şekilde işlenmesi mağdurun kamuya olan güvenini zedeleyebilecek niteliktedir. Görüldüğü gibi nitelikli dolandırıcılık suçlarında failin seçimlik hareketi inandırıcılığı arttırabileceği gibi buna paralel olarak uğranılması muhtemel zararları da kat kat arttırabilecektir.
Dolandırıcılık Suçu ve Cezası Tablosu
| SUÇ TÜRÜ | SEVK MADDESİ | CEZA MİKTARI |
| Basit Dolandırıcılık | TCK 157/1 | 1 yıl ile 5 yıl arası hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| Nitelikli Dolandırıcılık | TCK 158/1 | 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| Üç veya Daha Fazla Kişi İle Dolandırıcılık | TCK 158/3 | 1/2 oranında ceza artırımı yapılır. |
| Örgüt Faaliyetleri Kapsamında Dolandırıcılık | TCK 158/3 | 1 kat oranında ceza artırımı yapılır. |
Yargılamada Görevli ve Yetkili Mahkemeler
- Basit Dolandırıcılık (TCK 157) suçunda görevli mahkeme “Asliye Ceza Mahkemesidir.”
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) suçunda görevli mahkeme “Ağır Ceza Mahkemesidir.”
Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı Süreleri
- Basit dolandırıcılık suçlarında (TCK 157) zamanaşımı süresi; 8 yıl
- Nitelikli dolandırıcılık suçlarında (TCK 158) Zamanaşımı süresi 15 yıl
Dolandırıcılıktan Ne Kadar Ceza Alınır?
Dolandırıcılıktan ne kadar ceza alınabileceğinin yaklaşık olarak kestirilebilmesi için öncelikle failin üzerine atılı suçun basit veya nitelikli dolandırıcılık suçlarından hangisi olduğunun tespit edilmesi gerekir. Basit dolandırıcılık suçunun ceza üst sınırı 5 yıl iken, nitelikli dolandırıcılık suçları için ceza üst sınırı 10 yıldır. Ayrıca suçun örgütlü bir şekilde işlenmesi veya diğer ağırlaştırıcı nedenlerin varlığı halinde TCK 158 maddesinde yer alan 10 yıllık ceza süresinin artması da mümkündür. Cezada artırım nedenleri olduğu gibi suça teşebbüs, iştirak, etkin pişmanlık gibi cezada indirim nedenlerinin de fail hakkında uygulanması mümkündür. Sanığın hukuki statüsünün tam olarak belirlenmesinde önemli olan tüm bu unsurların tam olarak bilinmemesi nedeniyle önceden genel geçerli bir ceza miktarı belirtmek olanak dışıdır.Dolandırıcılıktan Hapis Yatılır Mı?
Dolandırıcılık suçu ve cezası konusunda vermiş olduğumuz bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere özellikle nitelikli dolandırıcılık söz konusu olması halinde ciddi cezai yaptırımlarla karşılaşılması mümkündür. Dolandırıcılık suçu unsurlarının oluşması halinde ve akabinde yapılacak yargılama sonucu sanık hakkında hapis cezası şeklinde hüküm kurulması halinde cezanın infazı için hükümlünün ceza infaz kurumuna alınmasının önünde hiçbir engel yoktur. Bu nedenle diğer suçlarda olduğu gibi koşulların oluşması halinde TCK 157 ve TCK 158 maddeleri gereğince hüküm kurulması halinde hükümlü cezasını ceza infaz kurumlarında çekebilecektir.Dolandırıcılık Suçu Paraya Çevrilir Mi?
Basit dolandırıcılık suçlarında verilen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi mümkündür. Hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için öncelikle hapis cezası miktarının 1 yıl ve daha az süreli olması gerekir. Ceza alt sınırının 1 yıl olması para cezasına çevrilmeyi mümkün hale getirir. TCK 157 maddesi için yasada düzenlenmiş bütün cezada indirim nedenlerinin uygulanması halinde ve alt sınırdan ceza tayin edilmiş olması durumunda para cezasına çevrilmesi mümkündür. TCK 157 maddesi için para cezasına çevirme kısmen mümkün olsa da TCK 158 maddesi için kesinlikle para cezasına çevrilmenin mümkün olmadığını söyleyebiliriz.Dolandırıcılıkta Zarar Giderilirse Ne Olur?
Dolandırıcılıkta zararın giderilmesi büyük ölçüde etkin pişmanlık olarak nitelendirilir. Zararın giderilmesi fail hakkında ceza indirimi sağlar. TCK 168 maddesinde yer alan hükümlere göre;- Zararın soruşturma aşamasında giderilmesi halinde verilecek olan cezada yarı oranına kadar indirilebilir.
- Kovuşturma devam ederken sanık hakkında karar verilmeden önce zararın giderilmesi halinde ise 1/3 oranına kadar ceza indirimi yapılabilir.
Dolandırıcılık suçu hem nitelikli halleri hem de ağır yaptırımları nedeniyle ceza hukuku bakımından en karmaşık suç tiplerindendir. Bu rehberde temel unsurları, ceza aralıklarını, indirim nedenlerini ve Yargıtay uygulamalarını özetledik.Dolandırıcılık suçu nedeniyle soruşturma veya dava süreci yaşıyorsanız, hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek almak üzere Ceza Avukatı ile iletişime geçebilirsiniz.
SIK SORULAN SORULAR
Dolandırıcılık Suçu Şikayet Süresi?
Dolandırıcılık suçları genel olarak şikayete tabi değildir. Sadece TCK 157 maddesinde düzenlenmiş ve basit dolandırıcılık suçu olarak bilinen durum uzlaşmaya tabidir. Mağdurun zararının giderilerek uzlaşma sağlanması halinde şüpheli hakkında kamu davası açılmaz. Suçun şikayete tabi olduğu tek durum TCK 159 maddesinde suçun hukuki bir alacağın tahsili amacıyla işlenmesi durumudur. Failin hareketi TCK 159 maddesi kapsamında değerlendirilmesi Halide diğer durumlarda olduğu gibi şikayet süresi 6 aydır. Şikayete tabi olmayan durumlarda ise yukarıda belirtmiş olduğumuz zamanaşımı süreleri geçerlidir.Dolandırıcılık Suçu Yüz Kızartıcı Suç Mudur?
Evet, gerek Anayasamız gerekse 657 sayılı devlet memurları kanununda dolandırıcılık suçları yüz kızartıcı suç olarak belirtilmiştir. TCK 157 veya TCK 158 maddelerinden hüküm giymesi halinde hakkında erteleme, HAGB veya para cezasına çevrilme şekilde karar verilmiş olsa dahi sanık kamu görevine atanma (devlet memuriyeti) hakkını kaybeder.Dolandırıcılıktan Açılan Dava Ne Kadar Sürer?
Ceza davalarının ne kadar sürede karara bağlanacağı daha çok suçun vasıf ve mahiyetine göre değişiklik gösterir. Özellikle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı mahkeme etraflı bir şekilde araştırılmaktadır. TCK 158 maddesine nazaran yapılan yargılamanın TCK 157 maddesine nazaran daha uzun sürdüğünü söyleyebiliriz. Ancak genel bir süre belirtmek mümkün olmasa da Ağır ceza avukatı olarak mesleki tecrübelerimize dayanarak dolandırıcılık nedeniyle açılan davaların 6 ay ile 2 yıl arasında karara bağlandığını söyleyebiliriz. (Temyiz ve İstinaf aşamaları hariç)Nitelikli Dolandırıcılıktan Kaç Yıl Hapis Yatılır?
Nitelikli dolandırıcılık suçunun alt sınırı 3 yıldır. Yukarıda belirtmiş olduğumuz indirim nedenlerinin uygulanması veya suçun örgütlü suçlar faaliyeti kapsamında işlenmesi, etkin pişmanlık uygulanıp uygulanmadığı, ceza yargılamalarında takdiri indirim nedenleri gibi birçok etkene göre ceza miktarı belirlenmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilmesinden sonra mahkemece 3 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası takdir edilmektedir.Nitelikli Dolandırıcılıktan Nasıl Beraat Edilir?
Herhangi bir suçtan yapılan ceza yargılaması sonunda;- Fiilin yasalarda suç olarak tanımlanmamış olması (CMK 223/2-a)
- Suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması (CMK 223/2-b)
- Failin kast ve taksirinin bulunmaması (CMK 223/2-c)
- Hukuka uygunluk nedenlerinin bulunması (CMK 223/2-d)
- Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (CMK 223/2-e)
TCK 158 3 Uzlaşmaya Tabi Mi?
Hayır, TCK 158/3 maddesinde suçun üç veya daha fazla kişi ile işlenmesi ile dolandırıcılık suçlarının örgüt faaliyetleri kapsamında işlenmesi düzenlenmiştir. Her iki durumda şikayete tabi olmadığı gibi uzlaşma kapsamında da değildir. Ayrıca TCK 158/3 maddesi suçun daha ağır cezayı gerektiren halleri olarak düzenlenmiştir.Dolandırıcılıktan Şikayet Edilince Ne Olur?
Dolandırıcılık suçu ve cezası şikayete tabi olmaması nedeniyle suçun mağdurunun şikayet hakkını kullanması ile birlikte yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı ve failin açık kimliğinin tespiti amacı ile soruşturmaya başlanmaktadır. Soruşturma sonunda uzlaşmaya tabi olduğu durumlarda uzlaşma sağlanamaması veya nitelikli dolandırıcılık suçu halinde suçun unsurlarının oluştuğu kanaatine varılması halinde şüpheli hakkında suçun niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesi (TCK 157) veya Ağır Ceza Mahkemesi (TCK 158) nezdinde kamu davası açılır.Dolandırıcılık Suçu ve Cezası Yargıtay Kararları
Bilişim Sistemleri Aracı Kılınarak Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası
İnternet sitesinde köpek satışı ilanı verip bildirdiği telefon numarasından arayan mağdura ilanda belirttiği köpeği göndereceğine ilişkin hilelerine devam ederek mağdurun kendisine 300 TL göndermesini sağladıktan sonra herhangi bir köpek göndermeyen sanığın bir süre daha mağduru oyaladıktan sonra iletişimi kesmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda elde haksız menfaat miktarının belli olması ve eyleme uyan müeyyidenin TCK’nın 158/1-f,son maddesinde düzenlenmiş olması gözetilmeksizin hapis cezası dört yıl olarak TCK’nın 158/f-son maddesi uyarınca tayin edildiği halde, adli para cezasının TCK’nın 158/1-f,son maddesinde öngörüldüğü şekilde temel adli para cezası olarak “suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde gün adli para cezası belirlenerek, bir başka anlatımla TL cinsinden adli para cezasına çevrildiğinde suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak miktarı oluşturacak bir gün belirlenerek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmeyip, yanılgılı olarak önce adli para cezası alt sınırı olan “5 gün ” adli para cezası tayin edilip, TCK’nın 52/2 maddesi uygulanıp ardından doğrudan suçtan elde olunan menfaatin iki katı esas alınarak, artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması suretiyle adli para cezası tayininde çelişkiye neden olunması, Yasaya aykırı, sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, Sanık …’un mağdura karşı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle TCK’nın 158/1-f maddesi gereğince temel ceza tayin edildiği “2” nolu hüküm fıkrasınınilk paragrafında anılan yasa maddesine “son” ibaresinin eklenmesi, söz konusu paragrafta “5 Gün Adli Para Cezası” ibaresinin çıkartılarak yerine, ” 30 Gün Adli Para Cezası” ibaresinin eklenmesi…Dolandırıcılık Suçu Unsurları
Yerel Mahkemece sanık K1 hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, dosya üzerinden delillerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte, belli oranda ağır, yoğun ve ustaca, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hileli davranışlarla hataya düşürmesi, hileye maruz kalan kişinin veya bir üçüncü kişinin zararına olarak fail veya bir başkasının menfaat elde etmesi gerekmektedir. Katılanın şoför olarak çalıştığı taksiye müşteri olarak binen, sanığın adresi söyleyip bir müddet sonra araç içerisinde uyuduğu, katılanın Sincan Merkezine geldiğinde kendisini uyandırması üzerine taksiden inmeden, bir süre market arayıp, bulduğu bir marketten bir şeyler alıp tekrar araca binerek evinin sokağında araçtan inerken borcunu sorduğu, katılanında taksimetreyi göstererek 99 TL olduğunu söylemesi üzerine “ne yani 100 TL mi vereceğiz” diyerek taksi ücretini ödemeden araçtan inerek konutuna doğru yürüdüğü, katılanın aracından inerek istemesine rağmen sanığın taksi ücretini ödemediği olayda, Sanığın katılanın yönetiminde bulunan taksiye binerek yolculuk edip taksi ücretini ödemedi anlaşılmakta ise de kullanılan herhangi bir hile bulunmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gözetilmeden, unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi Hukuka aykırı olduğundan, Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmüş ise de; 05/08/2017 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı yasanın 15. maddesi ile değişik CMK’nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK’nın 303/1-a maddesi gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin isabetsiz olan mahkumiyet hükümünün kaldırılarak sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçundan beraatine dair oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; A)Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin,02/05/2019 tarih, 2018/1232 Esas ve 2019/437 karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükmünün 7035 sayılı yasanın 15. Maddesi ile değişik CMK’nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK’nın 303/1-a maddesi gereğince KALDIRILMASINA,- B) Her ne kadar sanık hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, unsurları oluşmayan atılı suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE
Basit Dolandırıcılık Suçunda Uzlaşma Sağlanması
Sanık K1’in adına kayıtlı N1 plakalı X1 marka 2012 model otomobili satmak amacıyla oğlu olan K2’e talimat verdiği, sanık K2 tarafından aracın satışı için 2013 model hasar kayıtsız olduğu, iki üç parçasında boya bulunduğu belirtilerek A1.com isimli internet sitesinde ilan verildiği, ilanı gören mağdurun sanıklarla iletişime geçtiği, daha sonra Bor ilçesine oğluyla birlikte giderek aracı gördüğü ve satın alma konusunda sanıklardan K1 ile anlaştığı, aracı daha sonra Adana’ya götürdüğü, burada yaptırdığı expertiz incelemesinde aracın gerçekte 2012 model olduğunu, ön kaputunda değişiklik olduğu, ön camın değiştirildiği, sağ direk ve arka direğinde boya bulunduğu, emniyet kemer ikaz ışıklarının çalışmadığı, aracın airbaglerinin açılmış ve tamirli olduğunu tespit ettiği böylece sanıkların aracın vasıflarını gizleyerek mağduru kandırdıkları ve iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına mağdur ile sanıkların alışveriş sırasında yüz yüze bir araya geldikleri, sanıkların olay sırasında basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık veya bilişim sistemini vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Sanıkların savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından sanıkların eyleminin 6763 sayılı Yasa ile değişik CMK’nın 253.maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olan TCK’nın 157/1 maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiği, ayrıca uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığı anlaşıldığından istinaf incelenmesinde duruşma açılmış ve uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosya İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiştir. 03/02/2020 tarihli uzlaşma raporu ile taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Uzlaştırma işlemleri ve sonuçları kanun ve usule uygun bulunmuştur. Açıklanan gerekçelerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2019 tarih, 2018/394 esas ve 2019/87karar sayılı kararının kaldırılarak, kamu davasının CMK’nın 253, 254 ve 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Sanıklar K1 ve K2 hakkında verilen Niğde 1. AğırCeza Mahkemesinin 05/03/2019 tarih ve 2018/394 esas, 2019/87 karar sayılı hükmün KALDIRILMASINA, Sanıklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına bu suretle; Sanıklar K1 ve K2 hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında; taraflar arasında, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 11/02/2020 tarihli yazısı ekindeki 03/02/2020 tarihli uzlaştırma raporu ve eklerine göre uzlaşmanın gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasının CMK’nın 253, 254 ve 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.