Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86-87)

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86-87)
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86 ve 87 maddelerinde düzenlenen ve ceza yargılamasında en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Bir kişinin vücuduna acı vermek, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozmak gibi sonuçlar doğuran her türlü saldırı kasten yaralama kapsamında değerlendirilir. Ancak zararın boyutuna, kullanılan yönteme, suçun kimlere karşı işlendiğine ve failin kast derecesine göre verilecek ceza önemli ölçüde değişir. Bu rehberde kolluk aşamasından mahkeme yargılamasına kadar kasten yaralama suçunun tüm yönlerini; cezanın nasıl belirlendiğini, nitelikli hâlleri, iyi hâl ve haksız tahrik indirimlerinin uygulanışını, Yargıtay’ın güncel kararlarını ve 2025 yılına göre hesaplanan ceza aralıklarını ayrıntılı biçimde bulabilirsiniz. İçerik, Ceza Hukuku alanında uzman Av. Mustafa Kürşad Arı’nın profesyonel değerlendirmeleri ve uygulamadaki tecrübeleri ışığında hazırlanmıştır. Amaç, hakkındaki soruşturma veya dava sürecini daha iyi anlamak isteyen kişilere kapsamlı ve güvenilir bir bilgilendirme sunmaktır.

Kasten Yaralama Suçu

Suçun tanımı TCK 86 maddesinde detaylı bir şekilde yapılmıştır. TCK 86 maddesindeki tanıma göre: “Mağdurun, vücuduna acı veren ya da sağlığı veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma” Fiilleri kasten yaralama suçu olarak tanımlanmıştır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu ise TCK 87 kapsamında değerlendirilir ve genellikle mağdurda meydana gelen yaralanmaların ağırlık derecesi dikkate alınır. Örneğin yaralanmanın sadece mağdurda acıya neden olacak şekilde “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek” düzeyde olması basit yaralama olarak kabul edilirken, yüzde sabit iz oluşması veya vücutta kemik kırığı meydana gelmesi nitelikli kasten yaralama suçunun (TCK 87) konusunu oluşturur.

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86)

Yukarıda belirttiğimiz gibi TCK 87 maddesi ve alt bentlerinde sıralamış olduğumuz yaralanmaların söz konusu olmaması halinde fail sadece basit yaralama olarak bilinen kasten yaralama suçundan sorumlu tutulur. Failin seçimlik hareketlerine göre; Mağdurdaki yaralanmanın niteliğine göre farklı ceza miktarları öngörülmüştür. 
  1. Mağdurdaki yaralanma vücuda acı verecek veya sağlığı yada algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak ölçüde olması halinde; 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası,
  2. Mağdurdaki yaralanma basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde; 6 ay ile 1 yıl 6 ay arasında hapis veya adli para cezası,
  3. Kasten yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi halinde ise ceza alt sınırı 9 aydan az olmaz
  4. Kasten yaralamanın; 
  • Üstsoy, alt soy, eşe, kardeşe ve boşanmış olunan eşe karşı,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişilere karşı
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanması suretiyle,
  • Silahla
İşlenmesi halinde fail hakkında TCK 86/1 ve TCK 86/2 maddeleri uyarınca verilecek olan cezada 1/2 yani yarı oranında artırım yapılır. 
  1. Son olarak kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi halinde yine TCK 86/1, 2 maddeleri gereğince verilecek olan hapis cezası 1 kat arttırılır
Görüldüğü gibi suçun temel şeklinde işlenmesinde failin seçimlik hareketlerine göre farklı ceza miktarları öngörülmüştür. Bu nedenle de kasten yaralama suçu ve cezası unsurları bu seçimlik hareketlere göre kısmen de olsa farklılık gösterir. Basit yaralama suçu olarak da bilinen TCK 86 maddesi ve basit yaralama suçu unsurları hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak için “basit yaralama suçu ve cezası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. 

Basit Yaralama – Nitelikli Yaralama Farkı

basit yaralama – nitelikli yaralama farkı grafiği

Basit Yaralama Suçu Ceza Tablosu

SUÇUN NİTELİĞİ KANUN MADDESİ CEZA ARALIĞI
Basit kasten yaralama TCK 86/1 1 – 3 yıl hapis
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama TCK 86/2 4 ay – 1 yıl hapis / adli para cezası
Nitelikli yaralama (üstsoy, altsoy, eşe karşı) TCK 86/3-a Cezanın yarı oranında artırılması
Nitelikli yaralama (kamu görevlisine karşı) TCK 86/3-c Cezanın yarı oranında artırılması
Silahla yaralama TCK 86/3-e Cezanın yarı oranında artırılması
Canavarca hisle yaralama TCK 86/3-d Cezanın bir kat artırılması
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama TCK 87 1 yıldan – 16 yıla kadar hapis (neticeye göre değişir)
 

Nitelikli Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 87)

Nitelikli kasten yaralama suçu ve cezası; Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu başlığı altında TCK 87 maddesinde düzenlenmiştir. Tıpkı basit yaralama suçlarında olduğu gibi yaralanmanın nitelik ve derecesine göre fail hakkında farklı cezai hükümler düzenlenmiştir.  Yaralanmanın niteliği fail hakkında belirlenecek ceza miktarına etki eden en önemli husustur. Ayrıca bu yaralanmalar nitelikli kasten yaralama suçunun unsurlarının belirlenmesinde de önemlidir. Bu nedenle mağdurdaki bu yaralanmaların niteliklerinin hukuki açıdan açıklanması konumuzu ve suçun unsurlarını daha net anlamamıza yardımcı olacaktır. 

Duyu/Organlardan Birisinin İşlevinin Sürekli Zayıflamasına Neden Olacak Şekilde Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Mağdurda meydana gelen duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması, söz konusu duyu ve organın tam olarak işlevini yerine getirememesi şeklinde gerçekleşmektedir.  Genellikle bu şekildeki yaralanmalar kişinin günlük yaşamında zorluklara neden olabilecek hatta iş hayatını aksatabilecek ölçüdeki yaralanmalar olması nedeniyle suçun nitelikli hali arasında sayılmıştır. Örneğin kasten yaralama fiili sonrasında mağdurun işitme kabiliyetinin azalması veya yine benzer şekilde görme yeteneğindeki bir azalma duyu veya organlardaki işlev zayıflamasına birer örnek olarak gösterilebilir.  TCK 87/1-a maddesinde de belirtildiği gibi duyu veya organlardaki bu zayıflamanın sürekli suretle yani kalıcı olarak meydana gelmesi gerekir. Geçici veya tıbbi müdahale ile giderilebilecek zayıflamalar TCK 87/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmez. 

Konuşmaya Sürekli Zorluğa Neden Olacak Derecede Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Nitelikli kasten yaralama suçu ve cezasının konusunu oluşturabilecek bir başka yaralanma ise konuşmada sürekli bozukluğa neden olacak şekildeki yaralanmalardır. Yine TCK 887/1-a maddesinde olduğu gibi konuşmadaki bu bozukluğun da sürekli suretle gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay ilgili ceza dairelerinin kasten yaralama suçu ve cezası konusunda vermiş olduğu emsal kararlarda konuşmada sürekli bozukluk olarak değerlendirmede ölçütün mağdurun telaffuz güçlüğü çekmesi veya konuşma sırasında başkaca bir acı hissi duyması gerektiği yönündedir. Faildeki bu konuşma zorluğunun var olup olmadığı konusunda uzman hekimlerce yapılan muayene sonucu Adli Tıp Kurumundan alınan kesin rapor doğrultusunda bir karar verilir. 

Yüzde Sabit İze Neden Olacak Şekilde Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Tıbbi açıdan yüz, kişiye karşıdan bakıldığında kulak hizası, yanak bölgesi, çene ve boyun kısmını ifade eder. Kişinin dış görünümündeki bu iz sosyal çevresini de etkileyebileceğinden nitelikli kasten yaralama suçu olarak kabul edilmiştir. Kişinin estetik görünümünde de değişikliğe neden olabilecek bu şekildeki yaralanmalar ancak adli tıp uzmanı tarafından konulacak teşhis ile tespit edilebilir.  Yüzde meydana gelen bu şekildeki değişikliğin “sabit iz” olarak değerlendirilebilmesi için yaralanmanın gerçekleşmiş olduğu günden itibaren en az 6 ay sonra yapılacak ikinci muayene ile belirlenebilmektedir. Gerek görülmesi halinde Adli Tıp Uzmanı tarafından ikinci 6 altı aylık süre sonunda da sabit iz yönünden muayene yapılmasına karar verilebilir. 

Hayati Tehlike Geçirecek Ölçüde Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Yaşamı tehlikeye sokan durum tıbbi açıdan mağdurun hayati fonksiyonlarını etkilenmesi, ölüm riskini artıran ve yaralama sonrası acil müdahale gerektiren durumlardır. Ciddi kafa travmaları, iç organ hasaları veya sonulum yetmezliği gibi durumlar hayati tehlikeye birer örnek olarak gösterilebilir. TCK 87/1-d maddesinde düzenlenen bu durum kasten yaralama suçlarında en ağır nitelikli hal olarak görülür. 

Gebe Kadının Çocuğunun Vaktinden Önce Doğmasına Neden Olma

Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğması anne ve çocuk için beraberinde farklı riskleri de getirir. Failin kasten yaralama fiilini gerçekleştirmesi sırasında bu sonucu isteyip istememesinin bir önemi yoktur. Suçun nitelikli halinin varlığı için mağdurun erken doğum yapmış olması yeterlidir. 

Kasten Yaralama Suçu Cezası (TCK 87/1)

Mağdurun yukarıda sıralamış olduğumuz şekillerde yaralanması halinde fail hakkında verilecek olan ceza bir kat arttırılır. Ayrıca mağdurda meydana gelen yaralanma mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ölçüde olması halinde verilecek olan ceza 4 yıldan az olamaz. Yine mağdurdaki yaralanma yüzde sabit iz niteliğinde olması halinde fail hakkında verilecek olan ceza bu kez 6 yıldan az olamamaktadır. 

Nitelikli Kasten Yaralama Suçu ve Cezası İçin Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller

TCK 87/2 maddesi ve alt bentlerinde ise kasten yaralama suçu ve cezası için daha ağır cezayı gerektiren haller sıralanmıştır. TCK 87/1 maddesinde sıralamış olan durumlar ile benzerlik gösterse de mağdur açısından çok daha ağır sonuçları olan yaralanmaları ifade eder. Mağdurdaki yaralanmalar TCK 87/1 maddesine göre daha ağır olması sebebiyle fail hakkındaki cezalarda artırım yoluna gidilir. TCK 87/2 maddesinde yer alan daha ağır yaralanmalar ise aşağıdaki gibi sıralanmıştır. 
  • İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girme
  • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine
  • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına
  • Yüzde sürekli sabit değişikliğe 
  • Gebe kadının çocuğunun düşmesine
Sebep olunması halinde fail hakkında verilecek olan ceza 2 kat oranında artırılır. Mağdurun iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa tutulması veya bitkisel hayata girmesi halinde fail hakkında verilecek olan ceza 6 yıldan az olamaz. Mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesi halinde verilecek olan ise 9 yıldan az olamaz. 

Kemik Kırığına Neden Olacak Şekilde Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

TCK 87/3 maddesinde ise kemik kırığına neden olacak şeklideki yaralanmaların cezai yaptırımı düzenlenmiştir. Alınacak adli tıp raporu sonrasında kırık veya çıkığın mağdurdaki hayat fonksiyonlarına etkisine göre fail hakkındaki cezada yarı oranına kadar artırım yapılır. 

 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama Suçu Ceza Tablosu

YARALANMA ŞEKLİ KANUN MADDESİ CEZA ARALIĞI
Duyu/organ işlevinin sürekli zayıflaması TCK 87/1-d 3 – 8 yıl hapis
Konuşma kaybı TCK 87/1-c 3 – 8 yıl hapis
Yüzde sabit iz TCK 87/1-b 2 – 5 yıl hapis
Yaşamı tehlikeye sokma TCK 87/1-a 1 – 3 yıl hapis
Gebenin çocuğunun erken doğumu TCK 87/2 4 – 12 yıl hapis
Gebenin çocuğunun ölmesi TCK 87/3 8 – 16 yıl hapis
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama TCK 87 1 yıldan – 16 yıla kadar hapis (neticeye göre değişir)
 

Kasten Yaralama Suçu Sonrası Ölümün Gerçekleşmesi

Kasten yaralama suçu ve cezası için en ağır sonuçları olan durum TCK 87/4 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun yaralanması sonucu TCK 87/1 maddesinde yer alan durumların gerçekleşmesi ve buna bağlı olarak ölüm olayının gerçekleşmesi halinde fail hakkında öngörülen ceza; 10 yıl ile 14 yıl arasında hapis cezasıdır.  Mağdurun ölümüne sebep olan yaralanma TCK 87/2 maddesinde sıralanmış olan durumlardan olması halinde ise fail hakkındaki ceza 14 yıl ile 18 yıl arasında değişiklik gösterir. Bu durumda failin hangi kast ile hareket ettiğinin tespit edilmesi hukuki statüsünün belirlenmesi açısından önemlidir. Zira ölüm olayının gerçekleşmesi halinde diğer unsurların oluşması durumunda fail “kasten öldürme” suçu ile cezalandırılabilecektir.  Kasten yaralama suçu ve cezası konusunda vermiş olduğumuz bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere yaralanmanın ağırlığına göre fail hakkında ciddi cezai yaptırımlar düzenlenmiştir. Özellikle suçun unsurlarının belirlenmesinde ceza avukatının rolü yadsınamaz derecede önemlidir. Gerek suçun mağduru gerekse faili açısından soruşturma aşamasından itibaren ceza avukatı – ağır ceza avukatı gibi konusunda uzmanlaşmış hukukçulardan destek almak daha yararlı olacaktır. 

Kasten Yaralama Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 88)

Kasten yaralama suçu ve cezasına ilişkin son düzenleme TCK 88 maddesinde kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi şeklinde düzenlenmiştir. İhmali davranış olarak görülse de TCK 89 maddesinde yer alan taksirle yaralama suçundan farklıdır. Failin kendisine tanınmış bir yükümlülüğünü kasıtlı olarak yerine getirmemesi halinde söz konusu olur. Yukarıda sıralamış olduğumuz durumların aksine TCK 88 maddesinde aktif bir eylem olmayıp aksine failin pasif şekilde yapması gereken hareketi yapmaması nedeniyle meydana gelen yaralanmalar suçun konusu oluşturur.  TCK 88 maddesi kasten yaralama suçu ve cezası için bir çeşit cezada indirim nedeni olarak görülür. Şöyle ki failin eyleminin TCK 88 maddesi kapsamında kalması ve ihmali davranışın koşullarının düzenlenmiş olduğu TCK 83 maddesindeki koşulların mevcut olayda var olması halinde fail hakkında verilecek olan cezada 2/3’e varan ceza indirimi yapılabilir. 

Kasten Yaralama Suçu Unsurları

Ceza kanunumuz ve diğer özel yalarda suç olarak tanımlanmış bir fiilden dolayı failin yargılanıp hakkında cezai hüküm kurulabilmesi için suça ilişkin unsurların eksiksiz bir şeklide mevcut olayda bulunması gerekir. Türk hukuk sistemimizde ise her herhangi bir suçun unsurları maddi unsur ve manevi unsur olmak üzere iki farklı şekilde incelenmektedir. 

Maddi Unsur

Suçun Konusu

Kasten yaralama suçlarının konusunu vücut dokunulmazlığı oluşturur. Kişinin; 
  • Beden bütünlüğü
  • Ruh sağlığı
  • Sağlık durumu
Beden dokunulmazlığı kapsamında olup, suçun işleniş biçimine göre bu unsurlara yönelik her türlü saldırı vücut dokunulmazlığına saldırı şeklinde yorumlanır. 

Suçun Faili

Gerek TCK 86 ve gerekse TCK 87 maddeleri tamamen özgü suç niteliğinde değildir. Bu nedenle suçun faili herkes olabilecekte nitelikte bir suç tipidir. Ancak bazı durumlarda failin kamu görevlisi olması ve atılı suçu görevinin kendisine tanımış olduğu nüfusu kullanarak işlemesi suçun daha ağır cezayı gerektiren halleri arasında sayılmıştır. 

Suçun Mağduru

Kasten yaralama suçları mağdur açısından da özgü nitelik taşımaz. Suçun mağdurunun herkes olabilmesi mümkündür. 

Maddi Unsur

Fiil

Kişinin vücuduna acı verecek, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak her türlü davranış kasten yaralama suçlarında fiil olarak kabul edilir. 
  • Silahla vurmak (silahla kasten yaralama)
  • Bıçaklamak (silahla yaralama suçu)
  • Yumruk veya tekme atmak
  • Tokat atmak
  • Yanıcı / yakıcı kimyasal dökmek
Gibi fiiller TCK 86 ve TCK 87 maddelerinin konusunu oluşturur. 

Kast

Yaralama suçları isminden de anlaşılacağı gibi kasıtlı olarak işlenebilmektedir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle suçun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik vücut dokunulmazlığına yönelik fiili kasıtlı olarak gerçekleştirmesi suçun unsurları arasında sayılmıştır. 

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Suça Teşebbüs

Ceza avukatı olarak sıklıkla olmasa da zaman zaman kasten yaralama suçunda failin teşebbüsten sorumlu tutulduğuna rastlamaktayız. Benzer kasten işlenen suçlarda olduğu gibi sanığın suçu işlemeye uygun hareketlere başlamasına rağmen elinde olamayan diğer sebeplere bağlı olarak suçu işleyememesi durumda fail teşebbüsten sorumlu tutulur. Sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması durumunda 1/4 ile 3/4 oranlarında arasında ceza indirimi yapılır.  Örnekler
  • Mağdura yumruk atmak istenirken ıskalama
  • Bıçakla saldırı olmasına rağmen bıçak darbesinin boşa çıkması
  • Sopayla vurmak amacıyla hareket edilmesine rağmen üçüncü kişilerce bunun engellenmesi
  • Taş, sopa, şişe veya benzeri araçları fırlatılmasına rağmen mağdura isabet etmemesi

Suça İştirak

Suçun birden fazla kişi tarafından müşterek olarak işlenmesi halinde suça iştirak söz konusu olur. Hukuk sistemimizde iştirak 3 farklı şekilde düzenlenmiştir. 
  • Birlikte Faillik (TCK 37)

Suça iştirak söz konusu olduğu genellikle TCK 37 maddesinde yer alan birlikte faillikte söz konusu olur. Kasten yaralama suçunun birden fazla kişinin aynı anda mağdura vurması veya herhangi bir failin mağduru tutarak diğer failin yaralama fiilini gerçekleştirmesi suça iştirak durumlarına birer örnektir. 
  • Azmettirme (TCK 38)

Azmettirme, kasten yaralama suçuna yönlendirme şeklinde kendisini gösterir failin diğer faili yönlendirmesi şeklindeki hareketi azmettirme olarak kabul edilir. 
  • Yardım etme

Uygulamada sık rastlanılan bir durum olmasa da kasten yaralama suçu ve cezası için yardım etme şeklinde zaman zaman iştirak söz konusu olabilir. Asıl faili teşvik etmek, suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya suçun icrasını kolaylaştırmak yardım etme olarak kabul edilebilecek fiillerdir.  Kasten yaralama suçunda genellikle yukarıda belirtmiş olduğumuz birlikte faillik söz konusu olmaktadır. Birlikte faillik ve azmettirme söz konusu olduğun bütün failler asıl fail gibi cezalandırılır. Yardım etme söz konusu olması halinde ise yardım eden fail hakkında 1/2 oranında ceza indirimi yapılır. 

Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Kasten Yaralama Suçu Ayrımı

Özellikle TCK 87 maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarının söz konusu olduğunda fail daha ağır cezai yaptırımları bulunan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulabilmektedir. Failin hukuki statüsünün belirlenmesi ve dolayısıyla hakkında tayin edilecek olan ceza miktarının belirlenmesinde her iki suçun birbirinden ayrımının yapılması oldukça önemlidir.  Kasten yaralama suçu Yargıtay kararlarında genellikle aşağıda sıralamış olduğumuz unsurları dikkate alarak bu konuda bir karar verdiği görülmektedir. 

Failin Kastı

Her iki suçun birbiriden ayrımında en önemli kriter failin kastıdır. Yargıtay ilgili ceza daireleri failin; olay öncesinde öldürmekle tehdit etmiş olması, aralarında husumet veya suç teşkil eden fiile olay öncesi hazırlık gibi durumları öldürme amacıyla hareket ettiğini kabul etmektedir. 

Suçta Kullanılan Araç

Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçunu birbirinden ayıran diğer bir önemli nokta failin suçu işlemesi sırasında kullanmış olduğu araçlardır. Daha çok silah veya silahtan sayılır araçların öldürmeye elverişli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılır. Örneğin silahla yaralama söz konusu olduğunda yaralama fiilin gerçekleştirilmesi sırasında ateşli silah söz konusu olması halinde ateşli silahın öldürmeye elverişli araç olduğu kabul edilebilir. Bu gibi durumlarda ise daha çok diğer unsurlar dikkate alınarak bir karar verilir. 

Yaralamanın Hayati Bölgeye Yönelik Olup Olmadığı

Baş, boyun, göğüs gibi bölgelere yönelik darbeler çoğunlukla hayati bölge olarak kabul edilebilmektedir. Bu durumda mağdurda meydana gelen yaralanmanın boyutuna göre şüpheli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulabilecektir. Yukarıda vermiş olduğumuz örnek ile pekiştirmek gerekirse; suçun faili ateşli silah ile yaralama suçunu işlemiş olmasına rağmen kasıtlı olarak mağdurun bacak, ayak, kol gibi hayati bölge olarak kabul edilmeyen bölgeleri hedef almış olması, silahla yaralama suçunu oluştursa da failin öldürme kastı ile hareket etmediğine önemli bir delildir.

Kasten Yaralama Suçlarında Zamanaşımı Süreleri

  • Basit yaralama (TCK 86/1); 8 yıl
  • Basit yaralama (TCK 86/2); 8 yıl
  • Basit yaralamada daha ağır cezayı gerektiren haller (TCK 86/3); 8 yıl
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87); 15 yıl
Sonuç

Kasten yaralama suçu, sonuçları itibarıyla hem basit bir darp olayı gibi görülebilen hem de ağırlaştırılmış yaralama hâlleri nedeniyle uzun süreli hapis cezalarına yol açabilen karmaşık bir ceza hukuku alanıdır. Suçun nasıl gerçekleştiği, mağdurda oluşan yaralanmanın niteliği, kullanılan araç, taraflar arasındaki ilişki, olayın oluş şekli ve adli raporlar; verilecek cezanın alt ve üst sınırını doğrudan etkiler. Bu nedenle her dosyada cezanın belirlenmesi farklı dinamiklere dayanır.

2025 yılı Yargıtay uygulamaları incelendiğinde, kasten yaralama suçlarında haksız tahrik, iyi hâl indirimi, uzlaşma, şahsi cezasızlık veya cezada indirim nedenleri gibi unsurların yargılamanın sonucunda önemli rol oynadığı görülmektedir. Özellikle adli raporların doğru yorumlanmaması, olayın hukuki niteliğinin yanlış belirlenmesi veya savunmanın eksik yapılması, sanık açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Bu nedenle kasten yaralama suçlarında soruşturma aşamasından hüküm aşamasına kadar sürecin dikkatle yönetilmesi büyük önem taşır.

Profesyonel hukuki destek almak, delillerin doğru şekilde toplanması, adli raporların değerlendirilmesi ve ceza hesabının doğru yapılması açısından kritik öneme sahiptir.

Kasten yaralama suçu ile ilgili soruşturma veya dava sürecinde profesyonel savunma desteği almak isterseniz, Ceza Hukuku Avukatı Mustafa Kürşad Arı ile iletişime geçebilirsiniz.

SIK SORULAN SORULAR

Kasten Yaralama Cezası Kaç Yıl

Yukarıda da belirttiğimiz gibi basit yaralama suçu cezası ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçu cezası farklıdır. Failin eyleminin TCK 86 maddesi kapsamında kalması halinde 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca TCK 86 maddesinin 3. Fıkrasında yer alan durumlarda fail hakkındaki cezada suçun ağırlığına göre 1 kat oranında artırıma gidilebilmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) suçunda ise fail hakkında verilecek olan cezada 2 kat oranında artırım yapılabilmektedir. 

18 Yaş Altı Kasten Yaralama Cezası

Mevcut ceza kanunumuza göre 18 yaş altı küçükler “suça sürüklenen çocuk” olarak adlandırılmaktadır. 0 – 12 yaş aralığındaki çocukların cezai sorumluluğu yoktur. Ancak 12 – 15 yaş arasındaki çocuklar için; 1/2 oranında ceza indirimi yapılır. 15 – 18 yaş aralığındaki çocuklar için ise; 1/3 oranında ceza indirimi yapılır. 

Bıçakla Yaralamanın Cezası

Türk Ceza Kanunumuzun 6/1 maddesi uyarınca bıçak silah ve silahtan sayılır alet olarak kabul edilmektedir. Mağdurdaki yaralanma TCK 86 maddesi kapsamında olması halinde 1,5 yıl ile 4,5 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılmak mümkündür.  Daha ağır yaralanmaları ifade eden TCK 87 maddesi ve alt bentlerinde belirtilen yaralanmaların söz konusu olması halinde ise bıçakla yaralamanın cezası 3 yıl ile 15 yıla kadar çıkabilmektedir. Kasten yaralama suçu ve cezası için öncelikle mağdurda meydana gelen yaralanmanın nitelik ve derecesinin bilinmesi gerekmektedir. 

Kasten Yaralamada Şikayet Geri Çekilirse Ne Olur?

Sadece Türk Ceza Kanununun 86/2 maddesinde belirtilen “basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde” yaralanma söz konusu olduğunda suç şikayete tabidir. Diğer durumlarda şikayet aranmaksızın re’sen soruşturma yapılır. Suçun şikayete tabi olduğu durumlarda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesine imkan verir. Ancak diğer durumlarda mağdur şikayetinden vazgeçmiş olsa dahi sanık hakkındaki kovuşturma devam eder. 

Kasten Yaralamaya Teşebbüs Cezası

Ayrıca kasten yaralama teşebbüs cezası şeklinde bir düzenleme yapılmamıştır. TCK 35 maddesinde yer alan koşulların oluşması halinde diğer suçlarda olduğu gibi kasten yaralama suçu ve cezası içinde teşebbüs hükümlerinin uygulanması mümkündür. Sanık hakkında TCK 35 maddesi gereğince suça teşebbüsten hüküm kurulması halinde 1/4 ile 3/4 oranlarında ceza indirimi yapılır. 

Kasten Yaralamada Etkin Pişmanlık Var mı?

Kasten yaralama suçunda failin etkin pişmanlık göstermiş olması mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edildiği sonucunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Ancak bazı durumlarda failin yargılama aşamasında pişmanlık göstermiş olduğu kanaatine varılması halinde bu durum iyi hal indirimi olarak (1/6) uygulanabilir. 

Kasten Yaralama Suçu Sicile İşler Mi?

Diğer suçlarda olduğu gibi kasten yaralama suçundan dolayı hüküm giyilmesi halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra buna ilişkin bilgiler hükümlünün adli sicil kaydında yer alır. 

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası İçin Tutuklama Olur Mu?

Kasten yaralama suçu ve cezası için tutuklama tedbirleri sık uygulanan bir güvenlik tedbiri değildir. Ancak bazı durumlarda ve özellikle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama söz konusu olduğunda mağdurdaki yaralanmanın hayati tehlike boyutunda olması halinde şüpheli hakkındaki suçun vasfının değişmesi ihtimaline (ölüm olayının gerçekleşmesi) karşı tutuklama tedbiri uygulanabilmektedir. Bunun dışında ise eşe karşı kasten yaralama suçu işlendiğinde gerek görülmesi halinde tazyik (zorlama) hapsi uygulanabilmektedir. 

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası Yargıtay Kararları

Kemik Kırığına Neden Olacak Şekilde Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Mağdur hakkında düzenlenen raporlara göre, mağdurun yaralanmasının hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma hem de vücudunda kemik kırılmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 61. maddesi uyarınca meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca tayin olunacak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanık hakkında daha ağır netice olan yaşamını tehlikeye sokan yaralanmadan dolayı TCK’nın 86/1 ve 87/1-d (87/1-d maddesinin tatbiki ile bulunan cezanın 3 yılın altında kalması hâlinde ayrıca 87/1-son) maddesinin tatbiki ile ceza tayin edilmesi gerekirken, TCK’nın 87/3. maddesinin TCK’nın 87/1-2. maddelerine girmeyen hâllerde uygulanabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca alt sınırdan ceza tayin edilerek 87/1-son maddesinin tatbiki ile bulunan cezada da ayrıca kırık nedeniyle TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca artırıma gidilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde ve bu hususların CMK’nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümde; gerekçeli kararın “Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe” kısmında yer alan “sanık K1’nin mağdur K2’ye karşı üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nun 86/1 maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla suçun işleniş şekli, suçun konusunun önem ve değeri dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir durum olmaması nedeniyle takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eyleminin mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 87/1-d maddesi gereğince cezasında bir kat artırım yapılarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 87/1-son cümlesi kapsamına girmesi nedeniyle 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemi ile mağdurun vücudunda ikinci derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına sebebiyet verdiği anlaşılmakla cezasında 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılarak 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlediği kabul edilmekle 5237 Sayılı TCK’nun 29. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi göz önüne alınarak verilen cezada 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri indirim veya artırım maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesinde geçen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, TCK’nın 53/1-2-3 madde ve fıkralarının uygulanmasına karar verilerek”ibarelerinin karar metninden çıkarılması, hüküm fıkrasının TCK’nın 86/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (1) numaralı bendinin çıkarılarak yerine ”Sanık K1’nin eylemine uyan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, mağduru yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması nedeniyleTCK’nın 61. maddesi uyarınca meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan ayrılmak suretiyle TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına”ibaresinin eklenmesi, TCK’nın 87/1-d maddesinin uygulanmasına ilişkin (2) numaralı bendindeki “2 yıl”ibaresinin çıkarılarak yerine “2 yıl 18 ay”ibaresinin eklenmesi, TCK’nın 87/1-son maddesinin uygulanmasına ilişkin (3) numaralı bendindeki “3 yıl”ibaresinin çıkarılarak yerine “2 yıl 18 ay”ibaresinin eklenmesi, TCK’nın 87/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin (4) numaralı bendinin karar metninden çıkarılarak sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi, TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendindeki “2 yıl 7 ay 15 gün “ibaresi çıkarılarak yerine “1 yıl 19 ay 15 gün”ibaresinin eklenmesi ve TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendindeki ” 2 yıl 2 ay 7 gün “ibaresinin çıkarılarak yerine “1 yıl 14 ay 7 gün”ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası İndirim Nedenleri

Suç tarihinden önce sanık ve kardeşleri ile mağdur ve kardeşleri arasında bir senet nedeniyle husumet bulunduğu, ve bu senetle ilgili dava açıldığı, tarafların duruşma saatini bekledikleri sırada bir tarafta sanık ve kardeşleri diğer tarafta mağdur ve kardeşleri olmak üzere taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın mağdura kafa atmak suretiyle mağduru hayati tehlike geçirmeyecek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve burnunda hayat fonksiyonlarını hafif (1) derece etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana gelecek şekilde kasten yaraladığı anlaşılmış, Taraflar arasındaki tartışmayı ve kavgayı kimin başlattığı belli olmadığından bu durum sanık lehine haksız tahrik olarak değerlendirilerek sanığa verilen cezada TCK’nun 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılmış, TCK’nun 87/3 maddesinde 5560 sayılı yasanın 4. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi ve sonrası Kanun maddelerinin uygulanması bakımından yapılan değerlendirmede; TCK’nun 87/3 maddesinde 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi Kanun hükümleri uygulandığında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derece olduğu, bu nedenle temel ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurmak gerektiği, TCK’nun 87/3 maddesi gereğince 1 yıl hapis, TCK’nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapıldığında 9 ay hapis, TCK’nun 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 7 ay 15 gün hapis, TCK’nun 50, 52 maddeleri gereğince günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrildiğinde sanığa 4.500 TL adli para cezası verilmesi gerekeceği, TCK’nun 87/3 maddesinde 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Kanun hükümleri uygulandığında TCK’nun 86/1 maddesi gereğince 1 yıl hapis, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derece olduğu bu nedenle verilen cezada TCK’nun 87/3 maddesi gereğince 1/12 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 1 ay hapis, TCK’nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapıldığında 9 ay 22 gün hapis, TCK’nun 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 8 ay 3 gün hapis, TCK’nun 50, 52 maddeleri gereğince günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrildiğinde sanığa 4.860 TL adli para cezası verilmesi gerekeceği, Eski ve yeni Kanun maddelerinin yapılan karşılaştırmasından da görüleceği üzere TCK’nun 87/3 maddesinde 5560 sayılı yasanın 4. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi Kanun maddesinin uygulanmasının sanık lehine olduğu anlaşılmış, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 Tarih ve 2017/531 Esas ve 2017/955 sayılı kararının CMK’nun 280/2. maddesi gereğincekaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE; Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarihli 2017/531 Esas ve 2017/955 Karar sayılı sanık K2 hakkında mağdur K1’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK’nun 280/2. maddesi gereğinceKALDIRILMASINA, 1-Sanık K2’ın mağdur K1’e yönelik kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 Sayılı TCK’nun 7/2 maddesi nazara alınarak aynı yasanın 87/3 maddesinde 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi Kanun maddesinin sanık lehine bulunduğu gözetilerek suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, failin şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5560 sayılı yasanın 4. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi TCK’nun 87/3 maddesi gereğince takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2-Taraflar arasındaki tartışmayı ve kavgayı kimin başlattığı belli olmadığından bu durum sanık lehine haksız tahrik olarak değerlendirilerek sanığa verilen cezada TCK’nun 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3-Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri de göz önünde bulundurularak TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak7 AY 15 GÜNHAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4-Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nun 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince sanığın ekonomik ve sosyal durumuda dikkate alınarak bir günü takdiren 20 TL’den4.500 TL ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE, Eşe Karşı Kasten Yaralama Suçu ve Cezası Olay tarihinde sanık ve mağdurun evli oldukları, evde yaşanan tartışma sırasında sanığın mağdurun kafasını ranzaya vurmak suretiyle mağduru yukarıda özetlenen raporunda tanımlandığı şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçu kabul etmemiş ise de, mağdurun olay tarihinde alınan beyanı ile raporun içeriğinin birbiri ile uyumlu olduğu bu hali ile atılı suçu işlediği; sanık hakkında eşine karşı işlediği fiil nedeniyle TCK 86/3-a maddesinin uygulama koşullarının oluşmasına rağmen ilk derece mahkemesince TCK 86/3-a maddesi uygulanmaksızın hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmakla; istinaf taleplerinin incelenmesine göre ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına temel cezada alt sınırdan ayrılma sebebi bulunmadığından cezanın alt sınırdan tayinine, TCK 86/3-a maddesi uyarınca cezasında arttırım yapılmasına, mağdurdan kaynaklanan haksız hareket bulunmayıp koşulları oluşmadığından TCK 29.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın aşamalardaki iyi halinin lehine değerlendirilmesine karar verilmiş buna dair aşağıdaki hükümler kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesinde açıklandığı üzere; Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/41 esas 2018/368 karar sayılı kararının kaldırılarak; Sanık K2 Ertan’ın sübuta eren basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde kasten yaralama suçunu işleyiş tarzı, sanığın kastının yoğunluğu, güttüğü saik, suçun önem ve değeri ile meydana gelen yaralanmanın niteliği ve miktarına göre, TCK’nın86/2 maddesi gereğince sanığın takdiren 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Eşine karşı işlediği fiil için sanığa verilen cezanın TCK’nın 86/3-a maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak, sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button