
Kişinin Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtması Suçu ve Cezası (TCK 262)
Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması TCK 262 maddesi kapsamında değerlendirilebilecektir. Ancak failin eyleminin TCK 262 maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için sadece kamu görevlisi olarak tanıtması yeterli değildir.Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme Suçu Unsurları
TCK 262 maddesi, bu konuda verilmiş yargı kararları ile TCK 262 madde gerekçesine göre suçun unsurlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.- Korunan Hukuki Değer
- Kamu düzeni
- Devlet otoritesine olan güven
- Tüm kamu hizmetlerinin yetkili kişilerce yürütülmesi
- Fail
- Herkes suçun faili olabilir
- Herhangi bir kamu görevlisinin yetkisi dışındaki başka bir kamu görevini üstlenmesi de suçun oluşumuna yeterlidir.
- Mağdur
- Kamu idaresi zarar görebilir
- Bu nedenle suçun mağduru toplumdur
- Fiil
- Kamu görevini usulsüz ve yetkisiz yerine getirmek
- Kamu görevinin yerine getirilmesine teşebbüs etmek
- Kast
- Kasten işlenebilen bir suçtur
- Taksirle işlenmesi mümkün değildir
Dolandırıcılık Suçu İle Ayrımı
Yazımızın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak değineceğimiz nitelikli dolandırıcılık suçunun seçimlik hareketlerinden birisi olan failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak menfaat temin etmesi durumu ile TCK 262 maddesi birbirinden farklı suçlardır. TCK 158/1-l maddesinde ayrıca haksız menfaat temini zorunlu iken TCK 262 maddesinde failin haksız menfaat temin etmesi zorunlu değildir. Failin üstlenmiş olduğu kamu görevine mahsus hareketlerde bulunması gerekir.Kamu Görevi Usulsüz Üstlenme Suçu Cezası
Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması yukarıda tanımını yapmış olduğumuz ve örneklendirdiğimiz şekilde gerçekleşmesi halinde fail hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.Özel İşaretleri ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma
Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtma suçu olarak değerlendirilebilecek bir başka suç tanımı TCK 264 maddesinde “Özel İşaret ve Kıyafetlerin Usulsüz Kullanımı” başlığı altında yapılmıştır. Her ne kadar fail bu durumda kendisini tam olarak kamu görevlisi olarak tanıtmasa da kamu görevlisine mahsus resmi bir elbisenin giyilmesi olarak tanımlanmıştır. Failin hareketinin TCK 264/1 maddesi kapsamında kalması halinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.Kişinin Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtması ve Dolandırıcılık Suçu
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtma suçu ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilecektir. Bu durumda failin nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılabilmesi için kişinin sadece kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması yetmez. Ayrıca dolandırıcılık suçunun oluşması da gerekir. “TCK 158/1; Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kuruluşlarının çalışanı olarak tanıtması veya kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık”Dolandırıcılık Suçunun Unsurları
Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması doğrudan herhangi bir suç teşkil etmese de; Türk Ceza Kanunumuzda yer alan bir takım suç olarak tanımlanmış fiillerin seçimlik hareketleri arasında yer almaktadır. Kişinin kamu sıfatı takınarak dolandırıcılık suçunu işlemesi için öncelikle bu suçun unsurları oluşması gerekir. Dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşabilmesi için;- Hileli davranış
- Aldatma
- Menfaat temini
- Polis olarak tanıtıp ceza yazmamak için para almak
- Cumhuriyet savcısı olduğunu belirterek dosya kapatma vaadi ile para talep etmek
- SGK görevlisi olduğunu söyleyip prim borçlarını sildirme vaadinde bulunarak menfaat temin etmek
- Emniyet görevlisi gibi arayıp kimliğiniz kullanıldı şeklinde para veya altın almak
Kamu Görevlisi Olarak Tanıtmak Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Cezası
Fail, yukarıda tanımını yapmış olduğumuz şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (Para cezası miktarı sağlanılan menfaatin 2 katından az olamaz)Sahte Kamu Personel Kimliği Üretmek
Kamu personellerine ait sahte kimlik üretmek doğrudan kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suçunu oluşturmaz. Herhangi bir kamu kuruluşuna ait kimlik belgesinin veya diğer resmi belgenin gerçeğe aykırı ve yetkisiz bir şekilde üretilmesi TCK 204/1 maddesinde tanımı yapılan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur. TCK 204/1 maddesine göre resmi belgede sahtecilik suçu cezası 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezasıdır.Kişinin Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtma Suçu ve Cezası
Yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtma suçu şeklinde bir kesin suç tanımlaması yoktur. Ancak Türk Ceza Kanunumuzda suç olarak tanımlanmış diğer fiillerin seçimlik hareketleri olarak karşımıza çıkabilmektedir. Genel olarak kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması aşağıdaki suçların oluşmasına zemin hazırlayacaktır.| SUÇ | SUÇUN UNSURLARI | CEZAİ YAPTIRIM |
| Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme Suçu (TCK 262) | Üstlenilen kamu görevinin yerine getirilmeye çalışılması gerekir. | 3 ay ile 2 yıl arasında hapis cezası |
| Özel İşaretleri ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma (TCK 264) | Failin kamu görevlisine ait kıyafet ve işaretlerini kullanması gerekir. | 3 ay ile 1 yıl arasında hapis cezası |
| Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK 158/1-l) | Failin üstlenmiş olduğu kamu görevi nedeniyle haksız bir menfaat temin etmiş olması gerekir. | 4 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası + adli para cezası |
| Resmi Belgede Sahtecilik (TCK 204/1) | Failin kamu görevlisine mahsus kimliği sahte olarak üretmesi gerekir. | 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezası |
Kamu Güvenine Karşı Suçlar Nelerdir?
-
- Parada sahtecilik (TCK md. 197)
- Kıymetli Damgada Sahtecilik (TKC md. 199)
- Para ve Kıymetli Damgalara Yapmaya Yarayan Araçlar (TKC md. 200)
- Mühürde Sahtecilik (TKC md. 202)
- Resmi Belgede Sahtecilik (TKC md. 204)
- Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek (TKC md. 205)
- Özel Belgede Sahtecilik (TKC md. 207)
- Özel Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek (TKC md. 208)
- Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması (TKC md. 209)
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (TKC md. 206)
TCK 158/1-L Yargıtay Kararı (1)
Suç tarihinde sanığın fikir-eylem birliği içerisinde hareket ettiği ve kendisini polis olarak tanıtan bir kişinin, o sırada evinde bulunan mağdur K1’i sabit telefondan arayarak “bir kuyumcu dolandırıcılığı yapıldığını, bu konuda üç kişinin tutuklandığını ve tutuklananlardan birisinin kendisinin (katılanın) adını verip kuyumcudan elde edilen altınların bir kısmının kendisinde (katılanda) olduğunu söylediğini” belirterek, katılandanevde bulunan ziynet eşyalarının miktarını sorduğu ve ardından da “bu ziynet eşyalarını toplayarak üzerinde inceleme yapılmak üzere yönlendireceği bir polise vermesi gerektiği” gibi hileli sözlerle katılanı kandırması ve ardından katılanın ziynet eşyalarını alarak kendisine söylendiği şekilde F1 A.V.M.’nin karşısında bulunan parka giderek, burada yine telefondaki kişinin yönlendirmesiyle sanık K3’a 14.449.83 TL toplam değerdeki ziynet eşyalarını vermesi ve sanığın bunları alarak uzaklaşması şeklinde gerçek- leştiği anlaşılan eylemde, ilk derece Mahkemesinin kabulünde olduğu gibi, sanığa yüklenen “kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık” suçunun tüm unsurları itibariyle oluşup sübuta erdiği hususu en baştan itibaren Dairemizce de kabul görmüştür.TCK 158/1-L Yargıtay Kararı (2)
Sanık ile katılan K2’in bir cafede tanıştıkları, sanığın kendisiniPolis Memuru K10 olarak tanıttığı, boşanma sürecinde olan katılan K2’e yardımcı olabileceğini söyleyip bu işte kullanmak üzere 13.000 TL para talep edip aldığı, sanığın daha sonra katılan K2’in babası olan katılan K1 ile tanıştığı, katılan K1’in oğlunu cezaevinden çıkartmak için yardımcı olabileceğini söyleyip bu işte kullanmak üzere 23.000 TL para isteyip parayı aldığı, daha sonra katılanlara İçerenköy bölgesinde arsası olduğunu ve üzerine ev yapacağını ancak nakte ihtiyacı bulunduğunu K3 isimli eniştesinin müteahhitlik yaptığını söylediği, katılanları bu şekilde aldatarak katılan K1’in bir dairesini 540.000 TL’ye satarak parasını sanığa verdiği, sanığın katılanı inandırmak için bir sözleşme ve senet düzenlediği, daha sonraki aşamada katılanlar kendilerine sanık tarafından vaad edilen işler gerçekleşmeyip kendileri parasal sıkıntıya düşünce inşaat işinden vazgeçip paralarını isteyince sanığın çeşitli bahaneler öne sürerek aldığı paraları iade etmekten kaçındığı, katılan K2’in internetten bir araştırma yapınca kendisini Polis K10 olarak tanıtan sanığın aslında K3 olduğunu öğrenip sanığın kendilerini dolandırdığını anladıkları, sanığın kendisini sivil polis olarak tanıtarak; katılan K2’den boşanma işinde kullanma bahanesiyle 13.000 TL haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçu işlediği; yine sanığın katılan K1’den oğlunu hapisten çıkmasına yardım edeceği vaadi ile 23.000 TL haksız menfaat temin edip ayrıca daha sonraki zamanda arsasına ev yapıp daire vereceği vaadi ile 540.000 TL haksız menfaat temin ederek zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçu işlediği anlaşılmıştır.TCK 158/1-L Yargıtay Kararı (3)
Katılan K6’in kardeşi olan tanık K3 ile sanık K1’in internet üzerinden tanıştıkları, sanık K1’in burada tanığa, kız arkadaşı olan müşteki K5’nın evinde iken müştekinin babasına ait polis üniformasını giyinerek çektirdiği fotoğraflarını göndererek kendisini Mersin Emniyet Müdürlüğünde başkomiser olarak tanıttığı, sanık ile tanık arasında duygusal arkadaşlık başladığı, konuşmaları sırasında sanığın, tanığın ve tanığın ablası ile ablasının erkek arkadaşı olan katılanların işsiz olduklarını öğrenince tanık K3’a ablası ve K7’a silahlı özel güvenlik görevlisi olarak işe girmelerine yardımcı olabileceğini söyleyerek bu iş için her bir kişiden masraflar adı altında 2.200 TL olmak üzere toplamda 4.400 TL para istediği, tanık K3’ın da bu konuyu katılan K6’e anlatarak sanık K1’in polis olması nedeniyle güvenilir olduğunu söylemesi üzerine işe ihtiyacı olan katılanın görüşmek amacıyla ertesi gün sanıklar K1 ve K2 ile katılan K6 ve tanık K3’ın F1’da buluştukları, burada sanık K1’in diğer sanık K2’u katılan ve tanığa istihbarat elemanı olarak tanıtarak katılanın kendisine güven duymasını sağlamaya çalıştığı, burada işe alma konusu ile ilgili konuşarak katılandan ilgili evrakları istediği, sanıklar K2 ve K1’in katılan ve tanığı kendi araçları ile eve bıraktıkları, yine katılanı ikna etmek amacıyla araçta bulundukları sırada sanık K2’un Çeşmeli’den Antalya’ya kadar bütün istihbarattan sorumlu olduğunu anlattıkları, yine yolda karşılaştıkları polis memurlarına bizim arkadaşlar diyerek selam vererek geçtikleri, sanık K1’in katılan K6’e erkek arkadaşı olan diğer katılan için de iş ayarlayabileceğini söyleyerek onunla ilgili de evrakları getirmesini söylediği, durumu katılan K7’a anlatmaları ve polis olduğunu söylemeleri üzerine katılan K7’ın da kabul ettiği, sanık K1 ile katılan K7’ın telefon ile irtibat kurdukları, sanığın katılana polis üniformalı fotoğraflarını attığı, bunun üzerine ertesi gün tekrar sanık K1, katılanlar ve tanık K3’ın buluştukları, burada sanık K1’e ilgili evraklar ve sanığın istemiş olduğu 4400 TL parayı verdikleri, bu buluşma sırasında da katılan K6’in oturdukları kafede sigara içmesi nedeniyle müdahale eden garsona sanık K1’in yine müşteki K5’dan izinsiz olarak aldığı polis kokartını göstererek kendisinin polis olduğunu, içebileceğini söylediği, bu şekilde yine katılanları kendisinin polis olduğu ve güven duyabilecekleri konusunda inandırmaya çalıştığı, bu süre içerisinde sanık K1 ile katılan K7’ın gerek yüz yüze gerek telefon ile görüşmelerinin olduğu, bir görüşmelerinde sanık K2’un da bulunduğu, sanıkların K2’u katılan K7’a istihbarat elemanı olarak tanıttıkları ve sanık K2’un katılana sözde katıldığı operasyonları anlattığı, bu görüşmeler sırasında sanık K1’in katılan K7’dan bir operasyon için lazım olduğunu, Emniyetin kendi araçlarının mimli olması nedeniyle kullanamadıklarını söyleyerek bir araç kiralamasını istediği, sanığa bir şekilde güven duyan katılanın kabul ettiği, ancak henüz aracı kiralamadan katılan K7’ın kendilerine de iş ayarlayabileceğini söyleyerek sanık K1’le ilgili durumu kendi ablası ve eniştesine anlattığı, ancak sanık ile telefonda görüşen katılanın eniştesinin, durumdan şüphelenmesi üzerine ve telefonda görüştüklerinde sanık K1’in kendisine ertesi gün KOM’da törenleri olduğunu söylemesine rağmen ertesi gün KOM’a gittiklerinde herhangi bir tören olmadığını görmeleri üzerine katılan K7’ın göndermiş olduğu sanığa ait fotoğrafları Emniyette kolluk görevlilerine gösterdiklerinde; polis olmadığını hatta arandığını söylemeleri üzerine dolandırıldıklarını anladıkları, bunun üzerine katılanların durumu kolluk görevlilerine anlatarak şikayetçi oldukları, suç üstü yapılabilmesi amacıyla ertesi gün sanık K1 ile görüşerek kiralamış olduğu aracın teslimi için buluşmak istediği, bu amaçla olay günü sanık K1 ile katılan K7’ın F2 isimli yerde buluştukları, buraya sanık K4’in de sanık K1 ile geldiği, sanık K1’in sanık K4’i katılana koruma polisi olarak tanıttığı, bir süre oturduktan sonra kolluk görevlilerinin gelerek sanıkları yakaladığı, sanık K1’in kolluk görevlilerince yakalandığında giydiği kazak üzerinde takılı vaziyette ve ayrıca yapılan üst aramasında da emniyet teşkilatı mensuplarının kullandığı metal polis rozeti ele geçirildiği, katılanların sanık K1’in polis üniforması ile çekilmiş fotoğraflarını da göstererek bunların da dosyaya konulduğu, Mezitli İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan müşteki K5’ın da sanık K1 ile facebook aracılığıyla tanışarak konuştuğu, zamanla sanığın onunla ciddi görüşmek istemesi üzerine evine davet üzerine gittiğinde bir yakınından telefon geldiği bahanesiyle iç odaya geçtiği, müşteki K5’nın babasına ait kuru temizlemeden yeni gelen polis üniformasını giyerek fotoğraf çektiği, bu görüntüyü cep telefonuna kaydettiği, ayrıca müştekiye ait iki farklı zamanda polis rozetini ve onun adına düzenlenmiş uluslararası polis birliği türkiye başkanlığı ibareli tanıtım kartını da aldığı, sanığın katılanlar ile buluşmalarında ve konuşmalarında söz konusu fotoğraf ve rozetleri kullanarak katılanlarda polis olduğu fikrini oluşturmaya çalıştığı şeklinde gerçekleştiğiKendisini kamu görevlisi olarak tanıtma iddiası ile karşı karşıya kalan kişiler için, soruşturma aşamasında yapılacak hatalar telafisi güç sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle sürecin başında bir Ceza Avukatı ile hukuki destek alınması büyük önem taşır.
SIK SORULAN SORULAR
Kendini Polis Diye Tanıtmak Suç Mu?
Kişinin doğrudan kendisini polis olarak tanıtması herhangi bir şekilde suç teşkil etmez. Kişinin kendisini polis olarak tanıtması sonucu beraberinde bir takım fiillerinde gerçekleşmesi halinde fail eylemine uyan suç ile cezalandırılır. Örneğin polis olarak kendisini tanıtıp menfaat temin etmesi halinde “nitelikli dolandırıcılık”, polis kıyafetini kullanması “özel işaretleri veya kıyafetleri usulsüz kullanma” yada polis diye tanıtmak ile beraber polis kimliğini de sahte olarak üretmesi “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturabilecektir. Son olarak ise tanıtmış olduğu bu görevi yetkisiz olarak icra etmek “kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi” suçunu oluşturabilecektir.Sosyal Medyada Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtmak Suç Sayılır Mı?
Hayır kişinin sadece sosyal medya platformlarında kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suç teşkil etmez. Ancak kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişinin yukarıda detaylarını belirtmiş olduğumuz diğer suçların işlenmesinde bu fiili aracı olarak kullanması çeşitli suçların oluşmasına zemin hazırlayabilecek bir fiildir.Kamu Görevlisi Kıyafeti Giymek Tek Başına Suç Mudur?
Evet herhangi bir mesleğe özgü kıyafeti yetkisiz bir şekilde takınmak suç olarak düzenlenmiştir. Örneğin polis olmayan bir kişinin polis üniforması giymesi geçerli bir neden olmaması halinde TCK 264 maddesinde özel işaretleri ve kıyafetleri usulsüz kullanma şeklinde suç olarak tanımlanmıştır. Suçun cezai yaptırımı ise; 3 ay ile 1 yıl arasında hapis cezasıdır.Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtıp Menfaat Sağlamak Cezayı Artırır Mı?
Evet, kişinin kamu görevlisi sıfatı takınarak dolandırıcılık suçunu işlemesi suçun TCK 158/1-l maddesinde nitelikli dolandırıcılık suçu olarak tanımlanmıştır. Failin kamu görevlisi sıfatı takınmasına bağlı olarak haksız bir menfaat elde ederek dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde ise 4 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası ile elde etmiş olduğu menfaatin 2 katından az olmamak koşulu ile adli para cezası ile cezalandırılır.Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.