
Yağma Suçu Nedir?
Yağma suçunun genel tanımı TCK 148/1 maddesinde yapılmıştır. TCK 148/1 maddesinde yapılan tanıma göre özetle;- “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymaya mecbur bırakmak”
- “Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasına borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesika vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senit haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi”
Yağma Suçu ve Tehdit Suçu Farkı
| Özellik | Yağma Suçu ve Cezası TCK 148 – TCK 149 | Tehdit Suçu ve Cezası TCK 106 |
| Korunan Hukuki Değer | Malvarlığı + kişi özgürlüğü | Kişinin huzur ve güvenliği |
| Tehdidin Amacı | Malı elde etmek için araçtır | Suçun bizzat kendisidir |
| Amaç | Haksız mal edinmek | Korkutmak ve baskı kurmak |
| Malvarlığı Sonucu | Mutlaka vardır | Zorunlu değildir |
| Cebir Kullanımı | Cebir veya ağır tehdit vardır | Cebir yoktur |
| Suçun Tamamlanması | Malın alınmasıyla | Tehdidin yöneltilmesiyle |
| Ceza | Daha ağır (Üst Sınır 15 Yıl) | Daha hafif (Üst Sınır 7 Yıl) |
Yağma Suçu ve Şantaj Suçu Farkı
| Özellik | Yağma Suçu ve Cezası (TCK 148 – TCK 149) | Şantaj Suçu (TCK m.106) |
| Tehdit Türü | Fiziksel veya ciddi tehdit | Manevi / psikolojik tehdit |
| Cebir | Vardır | Yoktur |
| Tehdidin Konusu | Can, vücut bütünlüğü, yakınlar | Sır, itibar, özel hayat |
| Amaç | Malın zorla alınması | Menfaat sağlamak |
| Mal Teslimi | Zorla ve derhal | Baskı sonucu |
| Suçun Özelliği | Bileşik suçtur | Bağımsız suçtur |
| Ceza | Daha ağır ceza | daha hafif ceza |
Yağma Suçu ve Cezası
Nitelikli yağma suçu genellikle seçimlik hareketli bir suç olup failin bu seçimlik hareketlerine göre farklı cezai miktarlar öngörülmüştür. Bu nedenle basit yağma (gasp) suçu cezası ile nitelikli yağma suçunun ayrı başlıklar altında incelenmesinin daha yararlı olacağını düşünüyoruz.Basit Yağma Suçu Cezası
Suçun TCK 149 ve alt bentlerinde yer alan seçimlik hareketlerin söz konusu olmaması halinde basit yağma söz konusu olur. TCK 149/1 maddesine göre ise basit yağma suçunun cezası; 6 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezasıdır.Nitelikli Yağma Suçu Cezası
TCK 148/1 ve TCK148/2 maddesinde tanımı yapılan fiilin;- Silahla
- Kişinin kendisini tanımayacak bir hale koyması şeklinde
- Birden fazla kişi ile
- Yol kesmek suretiyle ya da konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak
- Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla
- Gece vaktinde
Yağma Suçunda Hafifletici Nedenler (Daha Az Cezayı Gerektiren Haller)
Diğer mal varlığına karşı suçlarda olduğu gibi yağma suçları içinde belirli koşullar altında daha az cezayı gerektiren hatta cezasızlık nedenleri düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunumuzda yer alan ve yağma suçları için uygulanması mümkün cezada indirim nedenleri ve koşulları genel hatları ile aşağıdaki gibidir.Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçunun İşlenmesi
Gerek basit yağma suçunun gerekse nitelikli yağma suçunun hukuki bir alacağın tahsili amacıyla işlenmesi TCK 150/1 maddesi gereğince fail yağma suçundan cezalandırılmaz. Failin bu şekilde hukuki alacağını tahsili amacıyla hareket etmesi ve bu fiil sırasında cebir veya tehdit kullanması halinde sadece suçun unsurlarının oluşması koşulu ile “tehdit suçu” veya “kasten yaralama suçu” nedeniyle fail hakkında hüküm kurulur.Yağma Suçunda Malın Değerinin Az Olması
Diğer mal varlığına yönelik suçlarda olduğu gibi yağma suçlarında da malın değerinin az olması ayrıca bir cezai yaptırıma bağlanmıştır. TCK 150/2 maddesinde yer alan hükme göre; Suça konu malın değerinin az olması halinde fail hakkında 1/3 ile 1/2 oranları arasında ceza indirimi yapılır. Malın değerinin az olmasında genellikle mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak bir değerlendirme yapılır.Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık
Mal varlığına karşı suçlarda etkin pişmanlık ancak suça konu olan malın kısmen veya tamamen tanzimi halinde mümkündür. Mağdurun zararının karşılanması koşulu ile uygulanması mümkün olan etkin pişmanlık indirimi zararın karşılanmış olduğu yargılama aşamasına göre değişiklik gösterir.- Kovuşturma yani yargılama aşaması başlamadan önce soruşturma aşamasında mağdurun zararının giderilmesi halinde; 1/2 oranında ceza indirimi,
- Kovuşturma aşamasında karar verilmeden önce etkin pişmanlığın gösterilmesi halinde ise; 1/3 oranında ceza indirimi yapılır.
Yağma Suçu ve Cezası İçin Diğer İndirim Nedenleri
- Yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması; Suçun TCK 35 maddesinde tanımı yapılan şekilde teşebbüs aşamasında kalması halinde meydana muhtemel zararın ağırlığına göre fail hakkında 1/4 ile 3/4 oranları arasında ceza indirimi yapılır.
- Haksız tahrik; Yağma suçlarında sık uygulanan bir indirim nedeni olmasa TCK 29 maddesinde belirtilen unsurların oluşması halinde yağma suçları içinde haksız tahrik indirimi uygulanması mümkündür. TCK 29 maddesinde yer alan koşulların oluşması halinde fail hakkında; 1/4 ile 2/3 oranları arasında ceza indirimi yapılır.
- Yağma suçunda yaş küçüklüğü; Yaş küçüklüğü sadece yağma suçları için geçerli olmayın Türk Ceza Kanunumuzda yer alan bütün suçlar için uygulanması mümkün olan bir cezada indirim nedenidir. Failin 15 – 18 yaş aralığında bulunması halinde; 1/3, failin 12 – 15 yaş aralığında bulunması halinde ise 1/2 oranlarında ceza indirimi yapılır.
- Yağma suçunda takdiri indirim; Failin yargılama aşamasında veya öncesinde göstermiş olduğu tutum ve davranışlar, daha sonra suç işlemeyeceği yönünde oluşan kanaatler veya failin daha önce kasıtlı bir suçtan hüküm giymemiş olması gibi durumlar dikkate alınarak mahkeme hakiminin takdirine göre cezada 1/6 oranında takdiri indirim yapılabilir.
Yağma Suçu Unsurları
Yağma suçu unsurları arasında cebir ve tehdit ön plana çıksa da failin hukuki statüsünün belirlenmesi açısından suçun maddi ve manevi unsurlarının tam olarak mevcut olayda bulunması gerekir. TCK 148 ve TCK 149 maddeleri gereğince fail hakkında hüküm kurulurken yargı organlarınca dikkate alınacak olan suçun unsurlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.Suçun Mağduru
Yağma suçlarında suçun mağduru kendisine cebir veya tehdit uygulanarak malının rızası dışında alınan kişidir. Diğer mal varlığına yönelik suçlarda olduğu gibi suçun oluşması için mağdurun malın zilyedi olması yeterlidir. Mağdurun ayrıca malın maliki olması gerekmez.Suçun Faili
Yağma suçları suçun faili açısından özgü bir nitelik taşımaz. Suçun failinin herkes olması mümkündür.Suçun Konusu
Yağma suçlarında suçun konusunu genellikle taşınır mallar oluşturur. Ancak TCK 148/2 maddesinde de belirtildiği gibi mağduru borç altına sokabilecek bir senedin verilmesi veya benzer şekilde borcun hükümsüz kalmasına yönelik bir senedin alınmasına yönelik davranışlar da suçun konusunu oluşturabilecektir.Yağma Suçunda Cebir ve Tehdit Unsuru
Yukarıda da belirttiğimiz gibi ve suçun kanuni tanımından da anlaşılacağı üzere yağma suçunun unsurları arasında cebir ve tehdit unsuru ön plana çıkar.Cebir (Zor Kullanma)
Ceza hukuku açısından cebir bir kimsenin idaresini etkisiz hale getirmek ya da davranışlarını yönlendirmek amacıyla uygulanan fiziksel güçtür. Herhangi bir fiili davranışın cebir olarak kabul edilebilmesi için öncelikle bu fiilin mağdurun serbestçe karar verme imkanını tamamen ortadan kaldırması veya önemli ölçüde kısıtlaması gerekir.Tehdit
Yağma suçunda tehdit unsuru ise TCK 106 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçu ile aynı özellikleri taşır. TCK 106 maddesinde yapılan tanıma göre tehdit; bir kimsenin kendisine ya da yakınına yönelik haksız bir zarar gerçekleştireceği bahisle, mağdur üzerinde korku ile birlikte endişe yaratmasıdır. Cebirden farklı olarak tehdit halinde fiili bir saldırı söz konusu değildir. Ancak her iki durumda mağdurun iradesinin ortadan kaldırılması veya büyük ölçüde kısıtlanması amaçlanmaktadır.Uygulamada Not: Yağma suçlarında en sık yapılan hata, olayın yalnızca “tehdit” olarak değerlendirilmesi ve cebir unsurunun göz ardı edilmesidir. Oysa mağdurun iradesini ortadan kaldıran fiziksel müdahaleler veya fiili zor kullanma söz konusuysa, suç çoğu zaman tehdit değil yağma olarak nitelendirilmelidir. Yanlış suç vasfı belirlenmesi, sanık açısından daha ağır cezai sonuçlara yol açabilmektedir.
Nitelikli Yağma Suçu Unsurları
TCK 148 ve TCK 149 maddelerinde fail için öngörülmüş ceza miktarları arasında önemli farklılıklar vardır. Özellikle nitelikli yağma suçunda suçun unsurları oluşması halinde failin 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabileceğinin unutulmaması gerekir. Bu yüzden nitelikli yağma suçu unsurları hakkında ayrıca daha detaylı durulması konuyu daha anlaşılabilir kılacaktır. Yağma suçunu nitelikli hale getiren unsurlar ile özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.Silah İle Yağma (Gasp) Suçu
Herhangi bir suçun silah ile işlenmesi mağdurdaki etkiyi kat ve kat arttıracağından kuşku yoktur. Bu nedenle birçok suçta olduğu gibi yağma suçunun da silah ile işlenmesi suçun nitelikli hali arasında sayılmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki ceza hukuku açısından silah sadece tabanca veya tüfek olarak ateşli silahlardan ibaret değildir. Diğer durumlarda olduğu gibi yağma suçlarında da silahtan kasıt TCK 6/1-f maddesinde sıralanmış silah veya silahtan sayılır araç ve gereçlerdir. Bu bir tabanca olabileceği gibi bıçak veya sopada olabilir.Kişinin Kendisini Tanınmayacak Hale Koymak Suretiyle Yağma Suçu
Suçun failinin, mağdur veya mağdur haricinde bir başka kişi tarafından kimliğinin tespit edilmesini önlemek veya zorlaştırmak amacıyla dış görünümünde yapmış olduğu değişikliklerdir. Bu gibi durumda mağdurda meydana gelebilecek etki artabileceği gibi failin tespiti de zorlaşmaktadır. Bu nedenle failin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle suçun işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Örnek;- Failin yüzünü her türlü maske ile kapatması
- Sahte bir şekilde üretilmiş peruk, şapka, güneş gözlüğü veya sakal bıyık takınması,
- Yüzünü boyaması ve özel kıyafetler ile tanınmasının önüne geçmeye çalışması
Birden Fazla Kişi İle Yağma Suçu
Suçun birden fazla kişi ile işlenmesi mağdurda bırakacağı etkiyi artıracağı gibi failler açısından suçun işlenmesini daha kolay kılacaktır. Bu nedenle diğer durumlarda olduğu gibi yağma suçunun da birden fazla kişi ile işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Yağma Suçuna İştirak
Yağma suçuna iştirak, birden fazla kişinin bu suçu birlikte veya katkı sunarak işlemesi hâlidir. Türk Ceza Kanununda iştirak; fail, azmettiren ve yardım eden olarak düzenlenmiştir. Yağma suçunda birden fazla kişinin ortak irade ve amaç ile hareket etmesi ve suçun icrası üzerinde birlikte hâkimiyet kurması durumunda müşterek faillik söz konusu olur ve herkes fail gibi cezalandırılır. Bir kimseyi yağma suçunu işlemeye yönlendiren kişi azmettiren sayılır ve faille aynı cezaya hükmolunur. Suçun işlenmesini kolaylaştıran, ancak icra üzerinde hâkimiyet kurmayan kişiler ise yardım eden olarak sorumlu tutulur ve cezalarında indirim yapılır. Sadece olay yerinde bulunmak, suç iradesine katılım yoksa iştirak için yeterli değildir. Ayrıca yağmanın birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi, aynı zamanda nitelikli hâl kabul edilir.Yol Kesmek Suretiyle Yağma Suçu
Ceza avukatı olarak yağma suçunun en yoğun işleniş biçimleri arasında yol kesmek suretiyle yağma şeklinde kendisini gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu durum da yine mağdurun serbest bir şekilde hareket etme imkanını büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. TCK 149/1-d maddesinde belirtilen yol kesmekten kasıt sadece mağdurun fiziksel bir şekilde hareket kabiliyetini ortadan kaldırmak olarak yorumlanmamalıdır. Fiziksel bir hareket olmayan tehdit unsuru bulunsa dahi ceza hukuku açısından “yol kesmek” unsuru gerçekleşmiş olarak kabul edilir.Konutta veya İş Yerinde Yağma Suçu
Suçu nitelikli hale getiren bir başka durum ise konutta veya iş yerinde yağma şeklinde düzenlenmiştir. Buradaki en önemli ayrım ise failin söz konusu konuta veya iş yerine zorla girmiş olmasının zorunlu olmadığıdır.Kendisini Savunamayacak Kişilere Karşı Yağma Suçu
Sık karşılaştığımız seçimlik hareketlerden birisi de suçun kendisini savunamayacak kişilere karşı işlenmesidir. TCK 149/1-e maddesine göre mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması bedensel bir engel şeklinde olabileceği gibi ruh bakımından da kendisini savunamayacak şekilde olması mümkündür. Her iki durumda da nitelikli yağma (gasp) suçu oluşacaktır.Suç Örgütlerinin Korkutucu Gücüden Yararlanmak Suretiyle Yağma Suçu
Suçun işlenmesi sırasında suç örgütlerinin isimlerinin kullanılması mağdurda bırakacak etkiyi artıracaktır. Bu nedenle suçun bu şekilde işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu durumda da en önemli husus failin zikretmiş olduğu suç örgütünün gerçekten var olup olmadığıdır. Hayali bir suç örgütü olsa dahi mağdurda bırakmış olduğu etki artacağından suç örgütünün gerçekten var olup olmadığının suçun nitelikli halinin oluşması için bir önemi yoktur.Suç Örgütlerine Yarar Sağlamak Amacıyla Yağma Suçu
Ceza hukuku açısından suç örgütü en az üç kişiden oluşmaktadır. Ayrıca sürekli bir şekilde ve hiyerarşi içinde belirli bir amaç doğrultusunda bu kişilerin bir araya gelmiş olması gerekmektedir. Yağma suçlarında ise suçun nitelikli hali olarak kabul edilebilmesi için TCK 220 maddesinde yapılan suç işlemek amacıyla örgüt kurma tanımındaki “örgüt” kabul edilmektedir. Suçun TCK 149/1-g maddesi uyarınca nitelikli hal olarak kabul edilebilmesi için ayrıca yağma suçuna konu olan mal veya paranın örgüte aktarılması veya örgütün finansmanı için sağlanması gerekir.Geceleyin Yağma Suçu
Uygulamada sık karşılaştığımız bir başka durum ise geceleyin yağma suçu olarak tabir edilen suçun gece vakti işlenmesidir. Ceza hukuku açısından geceden kasıt güneşin batmasından 1 saat sonra başlayarak, güneşin doğmasına 1 saat kalan zaman dilimini ifade eder.Yağma Suçu İle Birlikte Kasten Yaralama Suçunun İşlenmesi
Yukarıda da belirttiğimiz gibi yağma suçu unsurları arasında “cebir” yer almaktadır. Cebir fiziki bir müdahale olması nedeniyle genellikle yaralanma ile sonuçlanan bir fiildir. Her ne kadar cebir yağma suçu unsurları arasında yer alsa da suçun işlenmesi sırasında meydana gelen yağmanın TCK 87 maddesinde yer alan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama şeklinde gerçekleşmesi durumunda fail ayrıca TCK 87 maddesinden yargılanarak hüküm giyecektir. Her iki suçun ceza alt ve üst sınırları dikkate alındığında gerek yağma suçları için öngörülen ceza miktarları gerekse neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu nedeniyle hüküm giyilmesi halinde çok daha fazla cezai yaptırımlarla karşılaşmak mümkün hale gelebilmektedir. Dilerseniz bu konuda daha detaylı bilgilere “Kasten Yaralama Suçu ve Cezası” başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.Yağma Suçunda Malın Alınması Şart Mı?
Kural olarak yağma suçunda malın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin hakimiyet alanına girmesi gerekir. Ancak failin suça konu malı alamamış olması yağma suçundan dolayı hüküm giymesinin önüne geçmez. Fail suçu işlemeye elverişli hareketlere başlamış olmasına rağmen elinde olmayan sebeplerle malı alamamış olması halinde yine ceza verme yoluna gidilir. Ancak bu durumda yukarıda detaylarını belirtmiş olduğumuz “teşebbüs” hükümleri uygulanır. Failin elinde olmayan sebeplerle mağdurdan malı alamamış olması halinde ise diğer bir ifade ile teşebbüs söz konusu olması durumunda cezada 1/4 ile 3/4 oranları arasında ceza indirimi yapılır. Görüldüğü gibi failin yağma suçlarında malı bu şartlar dahilinde alamamış olması hüküm giymesine engel bir durum değildir.Yağma Suçu Paraya Çevrilir Mi?
Adli para cezasına çevirme konusundaki mevcut düzenlemeler dikkate alındığında yağma suçunun para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Gerek TCK 148 ve gerekse TCK 149 maddelerinde ceza alt ve üst sınırları dikkate alındığında her ne kadar fail hakkında yağma suçunda indirim nedenleri uygulansa dahi hapis cezasının 1 yıl ve altında olması mümkün değildir. Bu nedenle aksine bir durum bulunmadıkça yağma suçunun para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığını söyleyebiliriz.Yağma Suçundan Nasıl Beraat Edilir?
Ceza kanunumuz ile diğer özel yasalarda suç olarak tanımlanmış bir fiilden dolayı sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için;- Fiilin suç olarak tanımlanmamış olması (CMK 223/2-a)
- Suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması (CMK 223/2-b)
- Kast veya taksirin bulunmaması (CMK 223/2-c)
- Hukuka uygunluk nedenlerinin bulunması (CMK 223/2-d)
- Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (CMK 223/2-e)
Yağma Suçu Yüz Kızartıcı Mı?
Yüz kızartıcı suçlar bakımından Türk Ceza Kanunumuzda veya Ceza Muhakemeleri Kanununda bir tanımlama yapılmamıştır. Genellikle 657 sayılı devlet memurları kanununda memuriyete atanma şartları arasında yer alan yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamak şartı aranmaktadır. Örneğin güveni kötüye kullanma suçu yağma suçuna nazaran çok daha hafif cezai yaptırıma tabi tutulmuşken yüz kızartıcı suç olarak kabul edilmiştir. Ancak çok daha ağır cezai yaptırımı bulunan yağma suçu 657 sayılı devlet memurları kanununun 48. Maddesinde yüz kızartıcı suçlar arasında sayılmamıştır. Yüz kızartıcı suçlar nedeniyle meydana gelen hak mahrumiyetlerinin sıklıkla yargı yerlerinde uyuşmazlık konusu yapıldığına rastlamaktayız. Yüz kızartıcı suçların genel ve açıklayıcı bir tanımının bulunmaması nedeniyle hukukçu olarak bu konuda herhangi bir kuşku ve tereddüde yer vermeyecek şekilde bir düzenlemenin yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.Yağma Suçlarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ceza alt sınırları itibariyle yağma suçlarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir. Diğer durumlarda olduğu gibi yetkili mahkeme ise suçun işlenmiş olduğu yer yani suçun işlenmiş olduğu yer Ağır Ceza Mahkemeleri yetkilidir.Yağma Suçu Yargıtay Kararları
Yağma suçu Yargıtay kararları özellikle yağma suçunun unsurlarının belirlenmesinde önemli derecede etkilidir. Bu neden yağma (gasp) suçu ve cezasının tam olarak anlaşılabilmesi için bu konuda verilmiş yargı kararlarına da kısaca değinmekte yarar görüyoruz.Yağma Suçu Unsurları Yargıtay Kararları
TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun oluşması için, failin hileli ve aldatıcı davranışlarla mağdurun zararına kendisi ya da başkası için yarar elde etmesi, aldatıcılığın nesnel olarak mağdurun hataya düşmesini ve iradesinin sakatlanmasını sağlayacak nitelikte bulunması gerekmektedir. TCK’nın 158/1-h maddesindeki dolandırıcılığın nitelikli halinde ise, yukarıda açıklanan genel unsurlar yanında şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi suçun zorunlu unsurudur. Somut olayda sanığın 09/02/2015 tarihine kadaryetkilisi olduğu F1 Grup A.Ş. adına katılanla düzenlediği 27/02/2013 tarihli Türk Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanunun 60/3 ve 89 maddelerine göreresmi olarak düzenlenmemiş konut satış vaadi sözleşmesinde katılana teslim edileceği ve adına tescil edileceği belirtilen suça konu dairenin bulunduğu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması nedeniyle teslim edilememesi, ihtiyati tedbir devam ederken katılan tarafından Tüketici Mahkemesine açılan davadaki kira talebi nedeniyle oluşan uyuşmazlık üzerine katılana iade yapılamaması, Melikgazi Tapu Müdürlüğü cevabı ve Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirket yetkililerini gösteren yazısı içeriklerine göre taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması üzerine sanığın şirket yetkilisi olmadığı23/03/2016 tarihinde kat irtifakı tesis işlemi yapılarak F1 Grup A.Ş. yetkilisi K4 adına tescil edildikten sonra 28/06/2016 tarihinde K3 isimli şahsa satılması, ayrıca katılan vekilinin duruşmada zararlarının karşılandığını sanık hakkındaki şikayetlerinden feragat ettiklerini bildirmesi karşısında; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve suça konu dairenin başkasına satış tarihi olan suç tarihinde sanığın şirketi yetkilisi olmadığı, bu itibarla yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek sanığa yüklenen “”tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı” suçundan beraati yerine yazılı şekilde “mahkûmiyetine” karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.Silah İle Yağma Suçu Yargıtay Kararları
Mağdur K1’a karşı, başlık bölümünde belirtilen tarih, zaman dilimi ve yerde, TCK’nın 6. maddesi anlamında silahtan sayılan sopa ve kırık şişe ile darp etmek, yumruk ve tekme atmak, yaralamak şeklinde ve cebir kullanarak cüzdanı ve cep telefonun alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle silahla gece vakti birden fazla kişi ile birlikte yağma, Mağdur K2’ye karşı, başlık bölümünde belirtilen tarih, zaman dilimi ve yerde, TCK’nın 6. maddesi anlamında silahtan sayılan sopa ve kırık şişe ile darp etmek, yumruk ve tekme atmak, yaralamak şeklinde ve cebir kullanarak cüzdanı ve cep telefonun alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle silahla gece vakti birden fazla kişi ile birlikte yağma şeklinde gerçekleşen fiillerin failinin sanık olduğunun mağdur ve tanık beyanları, teşhis tutanağı, raporlar, olaya ilişkin tutanak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, müsnet fiillerin sanık tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sabit görülen fiillerinin TCK’nın37/1 maddesi delaletiyle TCK’nın 149/1-a-c-h maddesinde tanımlanan suçları oluşturduğu ve eylemlerin kısmen doğru olarak nitelendirildiği, dolayısıyla aşağıda düzeltilen husus dışında başkaca hükümlerin düzeltilmesini veya kaldırılmasını yada bozulmasını gerektiren hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla diğer istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ve yeniden duruşma yapılarak davanın yeniden görülmesini, olayın daha fazla araştırılmasını, hükmün kaldırılmasını gerektirmeyen, düzeltilebilir hukuka aykırılık görülmemiştir.Geceleyin Yağma Suçu Yargıtay Kararları
Uyuşturucu bağımlısı olan sanığın, müştekinin oğlu olduğu ve aynı evde birlikte yaşadıkları, sanığın 10/04/2017 günü saat:21:00 sıralarında müştekinden para istediği, müştekinin parası olmadığını söylemesi üzerine müştekiye “para vermezsen seni öldürürüm” diyerek onu kolundan tutarak iteklediği, daha sonra sanığın evin içerisinde para aramaya başlaması üzerine müştekinin polisi aradığı, sanığın kaçtığı, müştekinin 10/04/2017 tarihinde saat:22:46 da kollukta beyanda bulunup şikayetçi olmasından sonra aynı gün saat: 23:00 sıralarında eve döndüğü, bir süre sonra sanığın eve gelerek müştekiden para istediği, müştekinin parasının olmadığını söylemesi üzerine onu saçlarından tutarak darp ettiği, sanığın evi yakacağını söylemesi üzerine müştekinin sanığa uyumasını sabah kendisine para vereceğini söylediği ve müştekinin 11/04/2017 tarihinde sabah saatlerinde komşusundan borç alarak sanığa 500 TL verdiği ve sanığın kovuşturma sırasında müştekinin zararını karşıladığı ve olay nedeniyle müştekinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanığın eyleminin geceleyin başlayıp sabah saatlerinde müştekiden 500 TL para alması nedeniyle tamamlandığı dolayısı ile sanığın eyleminin konutta, geceleyin yağma suçunu oluşturduğu ve eylemine uyan TCK’nun 149/1-d-h ve 168/3-2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden TCK’nun 149/1-d ve 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Silahla Yağma ve Birden Fazla Kişi İle Yağma Suçu Yargıtay Kararları
İddia, sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından; ilk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği şekilde suç tarihinde arkadaş olan sanıklardan K1’ın mağdur K3’nun mağaza sorumlusu, tanık K4’un da kasiyer olarak çalıştığı Pursaklar Okçular X1 Marketi yağmalamayı düşündüğü, bu düşüncesini diğer sanık K2’ya açtığı, K2’nun yağma suçunu birlikte işlemeyi kabul etmemesine rağmen sanık K1’in talimatı doğrultusunda bu işyerine gidip kek ve bisküvi gibi bir şeyler alarak dikkat çekmeden çıkıp mağazanın durumunu diğer sanık K1’e bildirdiği, sanık K1’in saat 20:32 sıralarında tanınmayacak halde kafasına maske geçirip elinde bıçak olduğu halde işyerine girerek kasayı açın yoksa sizleri vururum şeklinde söylemle kasadaki paraları istediği, bu durumdan hiddete kapılan kasiyer K4’nin korkarak mağaza içerisinde bulunan ofise doğru yöneldiği, sanığın K4’ye bağırarak “nereye gidiyorsun, buraya gel” şeklinde söylemle K4’ye doğru yönelmesi üzerine bu sefer mağaza sorumlusu K3’nun sanık K1’e “ona bir şey yapma, parayı ben vereceğim” şeklinde söylemle sanığın ısrarlı davranışları karşısında paranın bulunduğu kasayı açarak kasa içerisinde bulunan paraları ve post aparatını mağaza sorumlusu K3’nun tezgaha koyduğu, sanık K1’in bu şekilde 500 TL parayı alıp süratle mağazayı terk ettiği, olayın bu şekilde cereyan ettiği, daha sonra sanıkların karışmış oldukları başka eylemler nedeniyle yakalanmalarını müteakip bu olayın da ortaya çıktığı ve soruşturma aşamasında sanıkların mağdur tarafın zararını giderdikleri anlaşılmış, böylece sanık K1’in suç tarihinde silahla, işyerinde kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle yağma suçunu işlediği anlaşılmış, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-b-d maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Her ne kadar sanık K2 yağma suçuna katılmadığını belirtmiş ise de olayın başından itibaren sanık K1’ın yağma suçunu işleyeceğini bilmesine ve onun işleyeceği yağma suçuna 5237 sayılı TCK’nın 37 maddesi uyarınca birlikte işleme iradesi ile dahil olma durumu söz konusu olmamasına rağmen, bu suçun işlenmesine yönelik olarak suça konu yerin içerisinde kaç kişi olduğunu öğrenerek sanığa söylediği ve sanığın eylemi gerçekleştirme anında önce suç mahallinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, bu sanığın sanık K1’ın eylemine yardım eden sıfatı ile dahil olduğu kanaatine varılmıştır.Birden Fazla Kişi İle Gece Vakti Yağma Suçu Yargıtay Kararları
Başlık bölümünde belirtilen tarih, zaman dilimi ve yerde mağdurlara hitaben “Sökülün bütün paranızı, para vermeseniz döverim, bıçağı çıkarttırmayın lan ….” sözleriyle tehdit ederek, paranın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaya kalkışma suretiyle mağdur K2’a karşı gece vakti birden fazla kişi tarafından birlikte yağmaya teşebbüs şeklinde gerçekleşen fiillerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin mağdur ve tanık beyanları, olaya ilişkin tutanak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, müsnet fiillerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sabit görülen fiillerinin TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK’nın 149/1-c-h, 35/1-2, 149/1-c-h maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu ve eylemlerin kısmen doğru olarak nitelendirildiği, olay tarihinde güneşin saat 17:05’de battığı, gecenin saat 18:05’de başladığı, fiilerin gece sayılan saat 18:20’de işlendiği halde TCK’nın 149/1-h maddesinin uygulanmaması yine suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olduğu halde TCK’nın 31/3 maddelerinin uygulanmaması kanuna aykırı ise de, mağdurlar K1 ve K3’nın işlenen yağma suçlarına ait hükümler yönünden aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususun eleştirilmesi ile iktifa edilmesi gerektiği, katılan K2’a yönelik suç yönünden aleyhe istinaf talebi bulunduğundan bu mağdura yönelik suçtan kurulan hükmün kaldırılması gerektiği, dolayısıyla yukarıda eleştirilen hususlar dışında mağdur K1 ve K3’ya yönelik suçlar nedeniyle kurulan hükümlerin düzeltilmesini veya kaldırılmasını ya da bozulmasını gerektiren herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı katine varılmıştır.Yağma suçu ağır hapis cezaları doğurabilen bir suçtur. Somut olayınıza göre savunma stratejisinin belirlenmesi için bir İstanbul Ağır Ceza Avukatı ile görüşmeniz hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Gasp Suçunun İlk Defa İşlenmesi Suçu Hafifletir Mi?
Sadece gasp suçunun ilk defa işlenmesi tek başına hafifletici bir neden değildir. Ayrıca failin daha önce herhangi bir suçtan hüküm giymiş olması da takdiri indirim uygulanmasına da engel değildir. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanabilmesi için yargılama sırasında göstermiş olduğu tutum, etkin pişmanlık veya daha sonra suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması gibi koşullar da aranır. Örneğin ilk defa gasp suçunu işleyen ancak öncesinde kasten işlenebilen bir suçtan hüküm giymiş birisi hakkında takdiri indirim uygulanmaması mümkündür. Özetle gasp suçunun ilk defa işlenmesi zorunlu bir hafifletici neden değildir.Yağma Suçunda Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Beraat Edebilir Mi?
Yağma suçu veya diğer suçlar fark etmeksizin sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesi sadece tek başına bir beraat nedeni değildir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi yağma suçunda etkin pişmanlık halinde (mağdurun zararının giderilmesi koşulu ile) ciddi ceza indirimi uygulanabilmektedir.Yağma Suçu Şikayete Tabi Mi?
Yağma suçu şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Nitelikli yağma suçu veya basit yağma suçu fark etmeksizin suçu işleyen fail hakkında re’sen soruşturma e devamında yargılama yapılır. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi failin hukuki statüsüne etki eden bir durum değildir. Ancak özellikle mağdurun zararının tazmin edilmesi şeklinde gösterilen etkin pişmanlık halinde mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ceza indirim nedeni olarak görülebilmektedir.Yağma Suçundan Tutuksuz Yargılanmak
Yağma suçunun katalog suçlar arasında yer alması sadece şüphelinin veya sanığın tutuklama nedenleri arasında yer almaz. Herhangi bir suçtan tutuklama kararı verilebilmesi için farklı birçok kriter göz önüne alınır. Yağma suçunda tutuksuz yargılanmak mümkün olabilse de ceza üst ve alt sınırları dikkate alındığında genellikle suçu işleyen fail hakkında tutuklama tedbirlerinin uygulandığını söyleyebiliriz.Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.