Kadının Eşinden Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Kadının Eşinden Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Kadınların eşlerinden boşanma davası açabilmeleri için Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenen özel ve genel boşanma sebepleri bulunmaktadır. Şiddet, aldatma, terk, bağımlılık, aile müdahalesi ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi durumlarda kadın, tek başına boşanma davası açma hakkına sahiptir. Bu yazıda, kadının eşinden boşanma sebepleri nelerdir, hangi durumlarda dava açılabilir ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar detaylı şekilde ele alınmaktadır.

Aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Bir kadın ve erkek hayatlarını birleştirme kararı alarak resmi bir başvuru ile evlilik birliği kurarlar. Ancak kurulan bu evlilik birlikleri sonsuza dek süremeyebiliyor. Boşanma kararı alan çok sayıda çift anlaşmalı olarak bu süreci sonlandırabiliyor. Ancak bazı evliliklerde taraflardan biri boşanma konusunda istekli iken diğer taraf bu yoldan kaçabiliyor. Özellikle erkekler boşanma davası sürecine yönelik daha çekimse bir tavır sergileyebilmektedir.  Toplumumuzda kadınların ev hanımı olması, ekonomik gücünün hiç olmaması yahut erkeğe göre daha zayıf olması gibi durumlarda erkekler kadınların boşanma davasını tek başına açamayacağını da düşünmektedir. Kadının boşanma hakkı olmadığını düşünen geri kafalı zihniyetle de mücadele edebilmek için toplum olarak bilinçlenmek son derece önemlidir. Her ne sebeple olursa olsun bir evlilik yürümüyorsa hem kadın hem de erkek tek başına boşanma davası açabilmektedir. Açılan bu dava türüne çekişmeli boşanma davası ismi verilmektedir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi ülkemizde bu ilk adımı sıklıkla kadınlar attığı için öncelikle bu yazımızda kadının eşinden boşanma sebepleri nelerdir? Kadın nasıl boşanma davası açar? Dava sürecinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir detaylı olarak inceledik. 

Boşanma Davasında Kadının Hakları ve Hukuki Dayanak 

Ülkemizde kadın ve erkek eşitliği Anayasa ile de güvence altına alınmıştır. İşbu eşitlik ilkesinin bir yansıması olarak Türk Medeni Kanunu’nda kadının ve erkeğin boşanma nedenleri ayrı olarak düzenlenmemiştir. Boşanma olgusunda erkek ve kadını birbirinden kanunen ayıran hiçbir ayrım bulunmamaktadır. Bununla birlikte sahip olduğumuz toplumsal kültür mirası erkeğin boşanma nedenleri ile kadının boşanma nedenleri arasında bazı farklılıklar olduğunu göstermektedir. Evlilik içerisinde belli olaylar yaşandığında erkek boşanma talebinde bulunurken bazı davranışlar ve vakıalar yaşandığında da kadın evlilik birliğini sonlandırmak istemektedir.  Türk Medeni Kanunu madde 161 vd. Maddeleri ile önce özel ve ardından genel boşanma nedenleri düzenlenmiştir. Kanuna göre bir kadının eşinden boşanma nedenleri sırasıyla şunlar olabilmektedir; Burada sıralanan ilk beş madde kanunda düzenlenen özel ve mutlak boşanma nedenleri iken son madde evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak nitelendirilmektedir. Mutlak boşanma halleri bulunmayan durumlarda bu genel sebeplere dayanmak gerekmektedir. 

Zina (Aldatma) Nedeniyle Kadının Boşanma Hakkı

Kadının eşinden boşanması için başvurabileceği ilk özel neden zinadır. Zina eşin evlilik birliği dışında biri ile cinsel birliktelik yaşamasıdır. Kadın eşinin kendisini aldattığını elindeki güçlü deliller ile mahkeme huzurunda ispatlayabiliyorsa bu özel nedene dayanması mümkündür. Bu nedene dayanarak dava yoluna gitmek için sebebi öğrenmeden itibaren 6 ay ve her halükarda 5 yıllık zaman sınırlarına riayet etmek önemlidir. Ayrıca affetmiş olan eşin affettiği olaya ilişkin dava açma hakkı bulunmadığı da önemli hatırlanması gereken bir detaydır. Zina nedenine dayanarak dava açan bir kadının mahkemeye sunabileceği deliller içerisinde HTS kayıtları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları, mevcutsa mesajlaşma kayıtları bulunabilmektedir. 

Hayata Kast, Pek Kötü Muamele veya Onur Kırıcı Davranış 

Evlilik birliği içerisinde fiziksel olarak da güçlü olan yan sıklıkla erkektir. Zaman zaman erkek eş kadına karşı bu fiziksel üstünlüğünü bir silah olarak kullanabilmektedir. Şiddet uygulayan, karşı tarafın hayatına kast eden yahut kadının onurunu kıran ağır davranışlar sergileyen erkek boşanma davalarında tam kusurlu yandır. Bu durumları yaşayan kadınların özel nedene dayalı dava açma hakkı bulunur. Bu davanın açılması için de boşanmaya konu olayın ardından 6 ay ve her halde 5 yıllık süre sınırlarının aşılmaması son derece önemlidir. Boşanma davalarının her türünde olduğu gibi burada da affeden tarafın dava hakkı bulunmadığını önemle belirtmekte fayda vardır. Bir kadın hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış nedenine dayanarak davasını açarsa kendisine yönelik yapılan şiddet eylemlerinin ispatı için hastane ve emniyet kayıtlarını, soruşturma ve kovuşturma dosyalarını mahkemeye sunabilir. Yaşanan olaylara şahitlik eden tanıklar davanın aydınlatılmasında son derece önemli bir etkiye sahiptir. Şiddet anlarına ilişkin görüntü kayıtları mevcutsa bunlar da etkili deliller olacaktır. 

Suç İşleme  ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Kadın, eşinin toplumca küçük düşürücü kabul edilen bir suç işlemesi halinde haklı olarak boşanma davası açabilir. Yahut kadın, eşinin haysiyetsiz bir hayat alışkanlığı edinmesinin ardından 6 ay ve her halde 5 yıl geçmeden açacağı bir dava ile boşanma talebinde bulunabilir. Hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlar yüz kızartıcı suçlar olup toplumca küçük düşürücü niteliktedir. Bunun yanında erkeğin alkol bağımlılığı, fuhuş veya kumar alışkanlığı olması halinde haysiyetsiz hayat sürdüğü mahkemece de kabul edilerek boşanma kararı verilmektedir. Mutlak boşanma nedenlerinin ispatlanması halinde davalı yan tam kusurlu sayılmaktadır. Bu davada ispata elverişli deliller ilgilinin suç dosyası, toplumca olaya ilişkin görgü tanıkları olarak sıralanabilir. Başkaca elde edilen tüm hukuka uygun deliller mahkemeye süresinde sunularak yargılamaya dahil edilebilir. 

Terk Nedeniyle Boşanma

Erkek evi terk ederse bu terk 6 ay sürerse ve ardından kadının noterden çektiği ihtar da sonuçsuz kalırsa terk denenine dayalı dava açma durumu gündeme gelebilir. Terkin zorunluluk sebebiyle olmaması buradan önemlidir. Bu davanın açılabilmesi için erkeğin evi evlilik birliğine dair yükümlülüklerini yerine getirmemek için yapmış olması gerekmektedir. 

Akıl Hastalığı Nedenine Dayanarak Boşanma

Kadının eşi akıl hastası olmuşsa bu da haklı bir boşanma nedenidir. Özellikle ilgili hastalık ortak hayatı çekilmez hale getirdiyse kadının boşanma hakkı gündeme gelecektir. Ayrıca bu akıl hastalığının tedavisinin olmaması durumu boşanmada haklı nedenin altını çizecektir. Akıl hastalığına dayanarak boşanmak isteyen kadının mahkemede başvurabileceği deliller pek tabii tam teşekküllü bir hastaneden alınan sağlık raporudur. Ayrıca ilgilinin geçmişe dönük tüm sağlık verileri bu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmalıdır. Alanında uzman kişilerden görüş alınması da bu dosyada hayati öneme sahiptir. Bilirkişi raporları bu dosyaların kaderini belirlemektedir. 

Şiddet, Hakaret ve Kötü Muamele Nedeniyle Boşanma

Günümüzde mevcut boşanma dosyaları ve emsal kararlar incelendiğinde sıklıkla kadının eşinden boşanma sebepleri içerisinde şiddet olgusuna rastlanmaktadır. Günümüzde saldırganlık, şiddete meyilli olma durumu tüm yaş gruplarına tüm toplumsal kesimlere sirayet etmiş durumda. Şiddet her türlüsü Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte şiddet, hakaret ve kötü davranışlar sergileyen erkeğe karşı kadının boşanma davası açması da mümkündür. Şiddet denince akla gelen ilk tür fiziksel acı verici eylemler olsa da aslında şiddetin farklı türleri de bulunur. Ekonomik ve psikolojik şiddet de kadının eşinden boşanma sebepleri içerisinde yer alır. Erkek evin ekonomik gelir kaynağı ise ve eve gerekli desteği sağlamıyorsa burada ekonomik şiddetten bahsedilebilir. Erkek kendi şahsi ve keyfi ihtiyaçları için para harcamaktan çekinmezken eşinden ve çocuklarından para kaynağını saklıyorsa burada da ekonomik şiddetin bir türü gözlemlenir. Erkeğin ev ekonomisini tehlikeye atacak harcamalar yapması, kumar ve kötü alışkanlık ile gücünü aşan lük harcamaları da bu şiddet türüne verilebilecek diğer örneklerdendir.  Psikolojik şiddet de yine boşanma dosyalarında sık sık gördüğümüz kusurlu eylem durumlarındandır. Erkeğin, eşine karşı aşağılayıcı onu küçük düşürecek söylemlerde bulunması, hayatını kısıtlaması, sürekli olarak baskılaması ve korku altında yaşatması gibi durumlar evlilik içerisindeki psikolojik şiddete örnek verilebilir. Bununla birlikte psikolojik şiddetin tek bir şekli bulunmamaktadır. Pek çok serbest hareket ile psikolojik şiddet uygulanabilmektedir. Bu nedenle bunun mağduru olan kadınlar zaman zaman uğradıkları şiddetin fark etmekte dahi güçlük çekebilmektedir. 

Alkol, Uyuşturucu ve Kumar Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma

Erkek sürekli olarak uyuşturucu, alkol yahut kumar bağımlılığı sorunu yaşıyorsa, tedaviyi reddedip gelişim ve iyileşme için bir çabası bulunmuyorsa bu durumun aile hayatına olumsuz etkileri nedeniyle boşanma talebinde bulunmak mümkündür. Bağımlılık sorunu kişinin şahsi hayatını son derece olumsuz etkileyen bir psikolojik rahatsızlıktır. Kontrol altına alınmayan tedavi sürecine başlamayan bağımlı şahıslar ile ortak bir hayat sürmek ise nerede imkansız gibidir. Bu tür kişiler kendilerine verdikleri zararı çevrelerine de yaymaya başlarlar. Bu nedenle kadının eşinden boşanma sebepleri içerisinde alkol, kumar ve uyuşturucu madde bağımlılıkları bulunmaktadır. 

Eşin Ailesinin Müdahalesi Boşanma Nedeni Sayılır mı?

Türk toplumunda sıkı aile ilişkileri son derece yaygındır. Çiftler genellikle sadece birbirleri ile değil birbirlerinin aileleri ile de evlenmiş sayılırlar. Her iki yanın anne ve babaları başta olmak üzere pek çok yakın akraba kurulan evlilik birliğine bir şekilde dahil olur. Yakın ilişkiler zaman zaman çiftlerin aralarında anlaşmazlık oluşmasına neden olmaktadır. Ülkemizde sıklıkla kayınvalide gelin çatışmalarının yaşandığı bilinmektedir. Erkeğin ailesinden tam kopuş sağlayamaması ve erkeğin ailesinin evlilik birliğine fazla müdahalesi de sık görülen bir diğer durumdur. Kayınvalidenin evliliğe fazla müdahalesi, erkeğin ailesinin evliliğe ilişkin yüksek otoritesi Yargıtay’a göre de kadının eşinden boşanma sebepleri içerisinde yer almaktadır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9935 K. 2024/5941 T. 17.09.2024:”Davalı karşı davacı erkek ve ailesinin psikolojik şiddet uyguladığı, davalı erkeğin kardeşinin sürekli eve gelerek aile birliğine müdahalede bulunduğu ve erkeğin bu durumu engellemediği, yaşanan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu,” diyerek bahsedilen duruma çok emsal bir karar ortaya koymuştur.

Kadın Boşanma Davası Açarken Nelere Dikkat Etmelidir?

Kadın boşanma davası açarken öncelikle bu davaya ilişkin gerekli tüm bilgi ve belgelerini eksiksiz şekilde topladığından emin olmalıdır. Usul anlamında bir eksiklik ya da hata yapmamak davanın sağlıklı ilerlemesi için son derece önemlidir. Kadın boşanma davası açarken ekonomik zorluk içerisindeyse Adli Yardım desteği almak için gerekli prosedürleri işletebilir. Adli Yardım sayesinde yargılama harç ve giderlerinden muaf olarak süreci zorluk çekmeden atlatması mümkün olur. Kadın boşanma davası açarken eğer mutlak boşanma nedenlerine dayanacaksa kanunla belirlenen yasal süre sınırlarını aşmadığından emin olmalıdır. Boşanma davaları yazılı yargılama usulüne tabi davalar olup tüm vakıaların kronolojik olarak sağlıklı şekilde sıralandığı okunaklı ve akıcı bir dilekçe hazırlanması bu davaların gidişatına önemli etki eden faktörlerdendir. 

Kadının Boşanma Davası Açması Halinde Hakları Nelerdir?

Kadın boşanma davası açarken bu dava ile birlikte öncelikle evlilik birliğinin sonlandırılmasını isteme hakkına sahiptir. Yani kadın açtığı dava ile her şeyden önce boşanmak ister. Bununla birlikte karşı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini isteme hakkına sahiptir. Kadın eşinden boşanması nedeniyle yoksulluğa düşecekse erkekten nafaka alma hakkına sahiptir. Kadın düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarının evlilik birliği içerisinde yahut erkek tarafından harcandığı durumlarda bu ziynetlerini de geri alma hakkına sahiptir. Kadın şiddet görüyorsa uzaklaştırma talebinde bulunabilir. Erkeğin mal kaçırma riski bulunuyorsa evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan mallara tedbir koyulmasını talep etmek mümkündür. Hukuk mahkemelerinde taleple bağlılık ilkesi mevcut olduğu için hakim yalnızca kadının talepleri ile sınırlı olarak inceleme yapacaktır. Bu nedenle dava açan kadının istediklerini dilekçesinde kapsamlı olarak belirtmesi son derece önemlidir.  Sonuç olarak kadının eşinden boşanma sebepleri kanunla özel ve genel nedenler olarak ikiye ayrılmıştır. Eğer boşanmaya giden eşin kanunda belirtilen özel nedenlerden herhangi birine yönelmesi mümkün değilse evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmak mümkündür. Her evlilik kendine özgü yapısı ile bambaşka boşanma nedenleri barındırabilmektedir. Yine de sık görülen sebepler içerisinde şiddet, bağımlılıklar, ailelerin evliliğe fazla müdahalesi durumları olduğu görülmektedir. Dava açarken ince eleyip sık dokumak, kapsamlı bir araştırma ve çalışma neticesinde hukuk yoluna başvurmak önemlidir. Davalar pek çok teknik bilgi ve tecrübe barındırdıkları için kişilerin bu süreçte alanında uzman avukatlardan destek almaları da önerilir. Ekonomik güce sahip olmayan kadınlar için Adli Yardım müessesesine başvuru da değerlendirilebilecek bir yöntemdir.

Kadının eşinden boşanma sürecinde hak kaybı yaşamaması için, sürecin bir İstanbul boşanma avukatı tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşır.

Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button