
Uzaklaştırma Kararı Nedir?
Ülkemizde suç işleyen kişiler için Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatlar kapsamında cezalandırma ve önleyici tedbirlerin uygulanmaktadır. Uzaklaştırma kararı da bir ceza değil önleyici tedbirdir. İsminden de anlaşılacağı üzere uzaklaştırma kararı uygulanarak bir suçun işlenmesinin önüne geçilmek hedeflenmektedir. Kişi şiddet, tehdit, hakaret, aşağılama, küçük düşürme, kasten yaralama eylemlerine maruz kalmış ve tekrar maruz kalma ihtimali varsa uzaklaştırma kararı uygulanabilmektedir. Aynı şekilde kişiye karşı yukarıda saydığımız eylemlerin işlenmesi ihtimali söz konusuysa yine doğrudan bu tedbirden faydalanmak mümkündür.Uzaklaştırma Kararının Hukuki Dayanağı Nedir?
Uzaklaştırma kararı önleyici bir tedbir olarak 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmiştir. İlgili kanunun 5. maddesinde doğrudan hakimin şiddet uygulayan hakkında hükmedebileceği önleyici tedbirler yer almaktadır. Kanunun ismi gereği sadece kadınları koruyan bir yasal düzenleme olduğu düşünülse de şiddete maruz kalan herkes bu kanun kapsamında hakimden önleyici tedbir talebinde bulunabilmektedir. Yine burada “şiddet gören” olarak nitelendirilen kişi aslında mağdur olan kimseyi nitelemektedir. Şiddet dendiğinde doğrudan akla fiziksel şiddet gelse de bu noktada mağdur olan kişi psikolojik şiddete, ekonomik şiddete, cinsel şiddete de maruz kalabilmektedir. Bu nedenle kanun koyucu tarafından kapsayıcı bir isim seçilmeye çalışılmıştır.Hangi Durumlarda Uzaklaştırma Kararı Alınır?
Uzaklaştırma kararı almak isteyen pek çok kişi kendisinin bu tedbiri almaya uygun olup olmadığından emin olamamaktadır. Bu noktada akla “hangi durumlarda uzaklaştırma kararı alınır?” sorusu gelmektedir. 6284 sayılı kanun incelendiğinde kişi aile üyesi, yakın çevresi yahut üçüncü bir kişiden herhangi bir şekilde şiddet görmekte ise doğrudan bu önleyici tedbirleri talep edebilme hakkına sahiptir. Henüz bir şiddete maruz kalmamış alma kalma ihtimali olan kişiler de uzaklaştırma kararı alabilirler. Günlük hayatta sık sık karşılaştığımız örneklerle bu tedbirin uygulandığı durumları net olarak görebiliriz. Tehdit edilen kişiler 6284 sayılı kanun çerçevesinde talep hakkına sahiptirler. Ölümle, dövülmekle ve sair sebeplerle tehdit edilen kişiler bu duruma ilişkin uzaklaştırma kararı almak hakkına sahiptir. Eşinden şiddet gören kişiler eşlerine karşı uzaklaştırma talep edebilirler. Ayrıldığı eski sevgilisi tarafından ısrarlı olarak takip edilen ve rahatsız edilen kişiler uzaklaştırma alabilirler. Saydığımız örneklerin tamamı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden eylemler olup savcılık bünyesinde soruşturması ayrıca yürütülecektir. Bunun yanında suçun mağduru olan kişinin korunması amacıyla suçun devamlılığını önleyici tedbirlerin uygulanması son derece hayatidir. Saydığımız örnekler haricinde günlük hayatta pek çok farklı eyleme karşılık uzaklaştırma kararı almak mümkündür.Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
Uzaklaştırma, daha önce de bahsettiğimiz gibi önleyici bir tedbirdir. Bu nedenle hem hızla uygulanmalı hem de kolay ulaşılabilir bir yapıya sahip olması şarttır. Bu detayları göz önünde bulunduran konun koyucu uzaklaştırma kararı nasıl alınır konusuna son derece kolay bir yol haritası çizmiştir. Suçun mağdurunun talebi başta olmak üzere, Bakanlık tarafında, Savcılık tarafından, veya kolluk vasıtasıyla uzaklaştırma talebinde bulunulabilmektedir. Talep en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hakimi, mülki amir ya da kolluk birimine iletilmektedir. Uygulama genel olarak suçun mağduru olan kişi kolluk kuvvetlerine giderek durumunu izah etmekte burada toplanan evraklar ile Aile Mahkemesine başvuru yapılmaktadır. Aile mahkemesi hakimi dosya üzerinde inceleme yaparak karar vermektedir. Uzaklaştırma kararı almak isteyen kişiler, polise gitmek yerine doğrudan aile mahkemesine dilekçe sunarak da tedbir talebinde bulunabilmektedirler. Aile Mahkemesince verilen karar her iki tarafa da tebliğ edilir. Hakkında tedbir uygulanan kişi verilen karara itiraz etmek isterse kararın kendisine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde yine Aile Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle itirazlarını iletebilir. İtiraz mercii 1 hafta içerisinde ilgili dosyayı ve itirazları inceleyerek karar kurar. İtiraz mercii tarafından verilen karar kesindir.Uzaklaştırma Kararı Almak İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?
Ülkemizde her türlü dava ve şikayet için kişinin iddialarını ispatlaması gereklidir. Yani iddiaları çeşitli bilgi ve belgelerle mahkeme huzurunda teyit etmek gerekir. Ancak uzaklaştırma kararı için böyle belgelere, delillere gerek yoktur. 6284 sayılı kanunun 8. maddesinde bu durum açıkça belirtilmiştir. Tedbir kararı verilmesi için şiddet uygulandığına ilişkin delil ve belge şartı aranmamaktadır. Ancak kişinin varsa elindeki tüm bilgi ve belgeleri koruma tedbiri talep ederken mahkeme huzuruna sunması da faydasına olacaktır. Burada sunulan deliller ileride açılacak olan ceza davasında, belki boşanma dava dosyasında da işlevsel olacaktır. Ancak kişi hiçbir belgesi, tanığı olmadan da doğrudan uzaklaştırma talep edebilir.Polis Evden Uzaklaştırma Kararı Alabilir mi?
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk birimlerinin doğrudan uzaklaştırma kararı verme hakkı da bulunmaktadır. Kolluk böyle bir karar aldığında karar tarihini takip eden ilk iş gününde kararını hakime sunmakla yükümlüdür. İlgili kararın hakim tarafından 24 saat içerisinde onaylanması gerekmektedir. Onaylanmayan kararlar ayrıca bir işlem yapılmasına gerek olmaksızın kendiliğinden kalkar. Özetle uzaklaştırma kararı almak isteyen kişi, savcılığa, kolluğa giderek başına gelen, gelmesi muhtemel olayları anlatarak tedbir talep edebilir. Savcılık yahut kolluk ilgili bilgi ve belgelerle durumu Aile Mahkemesine sunarak tedbir talebinde bulunabilir. Yahut kişi doğrudan hazırladığı bir dilekçe ile Aile Mahkemesinden kendisi talepte bulunabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan özel durumlarda polisin de uzaklaştırma kararı verme yetkisi bulunmaktadır.Uzaklaştırma Kararı Kimler Hakkında Verilir?
Uzaklaştırma kararı şiddet uygulayanlar hakkında verilir. Bu kişi mağdurun eşi veya eski eşi olabilir. Nişanlı yahut birlikte yaşanan kişi olabileceği gibi eskiden birlikte yaşanan kişi olabilir. Israrlı takipte bulunan kişi hakkında da uzaklaştırma kararı alınabilmektedir. Aile bireyleri de şiddet uygulayan konumundaysa onlar hakkında da uzaklaştırma kararı almak mümkündür. Örneğin kişi anne veya babası hakkında önleyici tedbir talebinde bulunabilir. Kişiler uzaklaştırma kararının sadece birlikte yaşanan kişi hakkında alınabildiği gibi hatalı bir bilgiye sahip olabilmektedir. Uzaklaştırma kararının sadece birlikte yaşanan kişilere karşı alınabildiği toplumda yaygın olarak gezen hatalı bir bilgidir. Mağdur aynı evde yaşamasa dahi şiddet uygulayan yahut tehdit eden kişiye karşı da bu tedbirler alınabilmektedir. Özetle şartlar oluşuyorsa kişi apartmandaki komşusu hakkında da iş yerindeki iş arkadaşı hakkında da uzaklaştırma talep edebilir.Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Süre Verilir?
6284 sayılı kanun çerçevesinde uzaklaştırma kararı süreleri de detaylı olarak incelenmiştir. Bu bilgiler ışığında uzaklaştırma kararı ilk aşamada en fazla 6 ay süre ile verilebilmektedir. Hakim, talep edenin talep ettiği süre ile bağlı değildir. Yani kişi 6 aylık koruma talep etse dahi hakim 1 veya 3 aylık olarak uzaklaştırmaya hükmedebilir. Bu durum mağdur aleyhine yorumlanması gereken bir şey olmayıp kişi uzaklaştırmaya ilişkin süre dolmadan tedbirin süresinin uzatılmasını talep etme hakkına her zaman sahiptir. Bir diğer ihtimalde uzaklaştırma kararı verilip uygulanıp ilgili süre dolduğunda da kişi yeniden tedbir talebinde bulunma hakkına da sahiptir.En Fazla Kaç Gün Uzaklaştırma Kararı Alınır?
Koruma tedbirinin en fazla ne kadar süreyle uygulanabileceğine ilişkin bir üst sınır kanun tarafından öngörülmemiştir. 6 aylık süre dolduktan sonra peşinden gelen yeni 6 aylık tedbirlerin uygulama sık görülen örnekler olduğunu belirtebiliriz. Burada hakim mevcut tehlikenin devam edip etmediği gibi detaylara göre tedbirin uygulanmasına devam edebilir. Ancak kötü niyetli olarak sürekli alınan uzaklaştırma kararları emsal kararlar tarafından da görüldüğü üzere tedbir kararının uygulandığı kişiye yönelik bir takım hak ihlallerine vücut verebileceği için desteklenmemektedir. Örnek vermek gerekirse Anayasa Mahkemesi bir vakada üç yıl boyunca kesintisiz uygulanan önleyici tedbirin devamını gerektiren somut olguların açıklanmamasını aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. 2020/37585 T. 22/11/2023)Uzaklaştırma Kararına Uyulmamasının Sonuçları Nelerdir?
6284 sayılı kanun kapsamında bu önleyici tedbirlere uyulmaması halinde neler olacağı da düzenlenmiştir. Caydırıcılık kazanması adına da uzaklaştırma kararına uyulmamasının sonuçları üzerinde kanun koyucular da önemle durmuştur. Hakkında uzaklaştırma kararı verilmiş olan kişi bu tedbire aykırı bir davranış sergilerse hakkında hakim kararı ile 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi uygulanmaktadır. İhlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı göz önünde bulundurularak süre hakim tarafın belirlenmektedir. Tedbir kararına aykırın tekrar ettiği durumlarda zorlama hapsi için belirlenen süreler de uzatılmıştır. Her tekrarda süre 15 günden 30 güne zorlama hapsi olarak düzenlenmiştir. Ancak uygulanan hapis toplam süresi 6 ayı geçememektedir. Uzaklaştırma kararları ve bu tedbirlere uyulması kamu düzenindendir. Kolluk ve savcılık başta olmak üzere Aile Mahkemeleri pek çok noktada resen araştırma ve uygulama yoluna gitmektedir. Ancak tedbirin ihlal edildiği durumlarda şiddete uğrayanın ihlali tespit ettiği anda kolluk ve mahkemeleri bilgilendirmesi son derece hayati öneme sahiptir. Örneğin kişiye şiddet uygulayan hakkında şiddete maruz kalanın evine, iş yerine yaklaşmama, iletişim araçları ile rahatsız etmeme şeklinde önleyici tedbir kararı verildiğini düşünelim. İlgili tedbirin 3 aylık süre ile verildiğini varsayalım. Bu üç aylık süre içerisinde şiddet uygulayan talepte bulunana telefon ile ulaşarak rahatsızlık verirse mağdurun ilgili arama kayıtlarına ilişkin tüm delilleri ile Aile mahkemesine ihbarda bulunması gerekmektedir. Mahkeme dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ihlali tespit ederse yeterli delil olduğuna kanaat getirirse kişi hakkında tazyik hapsine hükmeder. Eğer kişi ilk defa ihlalde bulunuyorsa 3 ile 10 günlük sınırlar içerisinde zorlama hapsine hükmedilebilmektedir. Eğer kişi birden fazla kez ihlalde bulunduysa zorlama hapsinin süresi 15 günle 30 günlük süre sınırlarında değişmektedir. Kişi hakkında verilen toplam hapis süresi ise 6 ayı geçememektedir. Tüm bilgileri toparlamak gerekirse Uzaklaştırma Kararı kaynağını 6284 sayılı kanundan alan bir önleyici tedbirdir. Bu tedbiri sadece kadın ve çocuklar değil şiddet gören herkes talep edebilmektedir. Kişi kolluk birimleri, savcılık kanalıyla yahut doğrudan Aile Mahkemesine sunacağı bir dilekçe ile uzaklaştırma kararı talep etme hakkına sahiptir. Bu tedbire hükmederken hakim herhangi bir delil, belge, tanık şartı da aramamaktadır. “şiddete uğrama tehlikesi” bu tedbirin uygulanması için yeterlidir. Riski analiz etmesi gereken merci mahkemelerdir. Tedbirin alınması, ihlal durumunda ihbarda bulunma süreçleri teknik anlamda birtakım usul kuralları barındırdığı için kişilerin bu süreçlerde alanında uzman bir avukattan destek alması da her zaman tavsiye edilir.Uzaklaştırma kararı sürecinde hak kaybı yaşamamak için Aile Hukuku alanında deneyimli Avukat Mustafa Kürşad Arı’dan hukuki destek alabilirsiniz.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.