
Boşanma Davalarında Zina Nedir?
Zina, kelime anlamı itibariyle evli olan bir eşin başka birisi ile cinsel ilişkiye girmesidir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi boşanma davalarında zina daha geniş yorumlanmaktadır. Zina daha çok iki kişi arasında gerçekleşen bir fiil olması nedeniyle kanıtlanabilirliği oldukça zordur. Bu nedenle cinsel ilişkinin tam olarak gerçekleştiğine yönelik somut bir veri bulunmasa da çoğu kez mahkemelerce cinsel birlikteliğinin gerçekleştiğine yönelik kuvvetli emareler bulunması zina nedeniyle boşanma davası açılmasına yeterli görülmektedir. Bu durumda da zinanın ispatlanması aldatma nedeniyle açılacak olan boşanma davalarının temelini oluşturur.Boşanmada Aldatma Delilleri
Zinanın gerçekleştiğinin doğrudan kanıtlanması oldukça zordur. Buna rağmen zinanın gerçekleştiğine dair kuvvetli ve inandırıcı deliller çoğu kez zina nedeniyle boşanma davasında yeterli görülmektedir. Bu konuda en sık kullanılan ve etkili olan delilleri ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.- Tanık beyanları
- Otel kayıtları
- Ses ve görüntü kayıtları
- Cinsel içerikli mesajlaşmalar
- HTS kayıtları
- Arama kayıtları
- Eşin başka birisi ile ayrı bir evde yaşaması
- DNA testleri
Otel Kayıtları Zinanın Gerçekleştiğine Dair Önemli Bir Kanıttır!
Somut olayda, dosya kapsamında getirtilen otel kayıtları, davalı erkeğin öncesinde X1 isimli internet sitesinden birlikte otele gittiği kadına hediyeler gönderdiği, davalı ile yanındaki kadının otelde oda ayırtıp gittikleri, dosyaya toplanan deliller ve davacı tanığı K7’in beyanı kapsamında kahvaltı sonrasında odaya çıktıkları anlaşılmakla, davalının zinası sabit olduğundan ve TMK 161. maddedeki yasal koşullar olayımızda bulunmakla ilk derece mahkemesince verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmakla davalı erkeğin zina nedeniyle boşanma kararına yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi)Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Zina, boşanma sebepleri arasında mutlak nelerden arasında yer aldığından mahkemece ayrıca evlilik birlikteliğinin çekilemez hale gelip gelmediği konusunda detaylı bir araştırma yapılmaz. Bu nedenle zinanın kanıtlanması bu aşamada önem arz eder. Bu gerekçe ile boşanma davası açmadan önce bilmemiz gereken en önemli husus ise zina nedeniyle boşanma davası şartlarıdır. Bu şartların gerçekleşmemiş olması halinde açılacak olan davanın reddedilmesi mümkün olabilmektedir.Zina Nedeniyle Boşanma Davası Şartları
- Zina yapan eş diğer eş tarafından affedilmiş olmamalıdır.
- Zina evlilik birlikteliği devam ederken gerçekleşmiş olmalıdır.
- Zinanın öğrenildiği tarihten itibaren en az 6 ay içerisinde boşanma davası açılmalıdır.
- Zinanın gerçekleşmesinden itibaren her durumda 5 yıl içerisinde bu davaların açılması gerekir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme; Aile Mahkemeleri
- Ayrıca Aile Mahkemesi Bulunmayan yerlerde ise Aile Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
- Yetkili mahkeme; Davacı veya davalı eşin herhangi birisinin ikamet etmiş olduğu yer mahkemesi veya her iki eşin 6 ay süre ile en son ikamet etmiş oldukları yer mahkemesinde boşanma davası açılabilir.
Zina Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Zina nedeniyle açılacak olan boşanma davalarının yasal dayanağını TMK 161. Maddesi oluşturur. Dilekçede yasal dayanak ile birlikte zinanın gerçekleştiğine dair veya gerçekleşmiş olduğuna işaret eden deliler detaylı bir şekilde belirtilmelidir. Zinanın kiminle, nerede, ne zaman gerçekleşmiş olduğu ve nasıl öğrenildiği ile öğrenme tarihi açıkça boşanma dava dilekçesinde belirtilmelidir. Bu konuda yazımızın sonunda paylaşacağımız “Aldatma Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesini” inceleyebilirsiniz.Aldatma Sonucu Boşanmada Mal Paylaşımı
Zina nedeniyle boşanma davasında eşin kusurlu olduğunun tespit edilmesinin mal paylaşımına herhangi bir etkisi yoktur. Eş tamamen kurlu olsa daha önce belirlenmiş olan mal rejimi aynen geçerliliğini korur. Ancak yinede aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı tamamen etkisiz olduğunu söyleyemeyiz. Bazı durumlarda aldatma mal paylaşımına etki edebilmektedir. Aldatmanın boşanma davasında mal paylaşımı etkisi aşağıdaki hususlarda görülür.Katılma Alacağı
Bilindiği üzere eşler arasında aksine bir antlaşma bulunmaması halinde yasal mal rejimimiz edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşlerden herhangi birisinin evlilik birliği kurulmadan önce sahip olduğu mallarda evlilik birlikteliği sırasında bir değer artışı meydana gelmiş ise ve bu değer artışı eşlerin ortak kazanımları sonucu gerçekleşmiş ise zina nedeniyle eşin tamamen kurlu olması veya daha ağır kusurlu olması halinde mahkemece katkı yapıyı azaltılabileceği gibi kusurun ağırlığına göre katkı payı alacağı tamamen de kaldırılabilir.Zina Nedeniyle boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi zina nedeniyle boşanma mutlak boşanma sebepleri arasında yer almaktadır. Bu gerekçe ile açılan boşanma davalarında ise aldatan eş çoğunlukla tamamen kusurlu olarak kabul edilir. Bu kusur durumunda boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat yükümlüğünü doğuran en önemli etkendir. Evlilik birlikteliği devam ederken aldatılan eşin onurunun zedelendiği konusunda herhangi bir kuşku yoktur. Bu nedenle aldatılma sonucu aldatılan eş lehine manevi tazminat yükümlülüğü doğacağından da kuşku yoktur. Boşanma davalarında ise maddi tazminat yükümlülüğünün doğması için sadece kusur durumu etkili değildir. Ayrıca aldatılan eşin mevcut veya beklenen ekonomik menfaatleri zedelenmiş olmalıdır.Zina Nedeniyle Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?
Aldatma nedeniyle boşama davasında kusur durumu sadece maddi ve manevi tazminat yükümlüğünün doğup doğmadığına kısmen de olsa tazminat miktarının belirlenmesine etkili olur. Ayrıca boşanmada maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde kusur durum tek başına etkili değildir. Maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde;- Evlilik süresi
- Tarafların yaşı
- Sosyal ve ekonomik durumları
- Zinanın ağırlığı ve süresi
- Davanın uğramış olduğu ekonomik kayıplar
Boşanma Davası Devam Ederken Zinanın Gerçekleşmesi
İstanbul boşanma avukatı olarak, boşanma davası devam ederken zinanın bu aşamada gerçekleştiğine zaman zaman rastlamaktayız. Ancak daha önce başkaca bir boşanma sebebine dayanılarak açılan boşanma davası devam ederken eşlerden herhangi birisinin zina fiilini gerçekleştirmesi halinde davanın ıslahı yolu ile bu hususun mahkemeye ayrıca dilekçe ile belirtilmesi gerekmektedir. Dilerseniz bu konuyu bir yargı kararı ile pekiştirelim.Boşanma Davası Devam Ederken Gerçekleşen Zina Nedeniyle Nafaka Talebi
“Davacı vekili birleşen Adana 5. Aile Mahkemesinin 2017/290 E sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle, öncelikle dosyanın Mahkememizin 2016/1010 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiş, boşanma davası devam ederken müvekkilinin davalının çalıştığı Adana F1 Otel’deki işinden ayrıldığını öğrendiğini ve bu duruma anlam veremeyerek sebebini öğrenmek için bir takım araştırmalarda bulunduğunu, bu araştırmalar sonucu davalının kendisini aldattığını öğrendiğini, davalının işten ayrılmasının arkasında yatan sebebin müvekkilini derin bir üzüntü içine soktuğunu, davalının çalıştığı otelin teknik elemanlarından biri tarafından güvenlik kameralarından birinin çalışmadığının fark edildiğini ve otel müşterilerinden üçünü şahıs K6’ın otele her gelişinde kamerası çalışmayan koridorda bulunan odalarda konakladığı ve konaklamanın otelin satış müdür yardımcısı olan davalı tarafından özellikle ayarlandığının fark edildiğini, davalının, o müşteri ile fazla ilgili olmasından şüphelenen teknik elemanca kameradaki arızanın giderildiğini ve arızanın giderilmiş olduğunun davalıya bildirilmediğini, 07/03/2017 tarihinde davalının bu kamerayı halen arızalı olarak bilmesinin rahatlığıyla söz konusu üçüncü şahıs K6’ın kaldığı odaya akşam saat 20:00 sularında giriş yaptığını ve odadan sabaha karşı ayrıldığını, bu durumun teknik elemanca otel yönetimine haber verildiğini, bu durumun ortaya çıkması neticesinde davalının iş akdine son verildiğini belirterek sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışların hükme esas alınarak tarafların boşanmalarına…”Zina Davası 3. Kişiye Açılır Mı?
Kural olarak herhangi bir sebep ile açılan boşanma davasının tarafları eşlerdir. Bu nedenle zina davasının 3. Kişiye karşı açılması mümkün değildir. Eşler haricinde zinanın tarafı olan 3. Kişi aleyhine ayrıca maddi veya manevi tazminat yükümlülüğü de doğmamaktadır.Aldatma Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi (Örnek)
T.C. … AİLE MAHKEMESİ’NE DAVACI : Adı Soyadı / T.C. Kimlik No : Adres : DAVALI : Adı Soyadı / T.C. Kimlik No : Adres : DAVA KONUSU : Türk Medeni Kanununun 161 maddesi gereğince zina (aldatma) nedeniyle boşanma ve maddi / manevi tazminat ile nafaka talebi AÇIKLAMALAR :- Davalı … ile … tarihinde evlenmiş bulunmaktayız. Bu evlilik birlikteliğinden … doğumlu … T.C. Kimlik numaralı müşterek 1 çocuğumuz vardır.
- Evlilik birlikteliğinin kurulması ile birlikte taraflara birbirine karşı sadakat, güven ve karşılıklı saygı yükümlülükleri yüklenmiştir. Ancak davalı evlilik birlikteliği devam ederken başka bir kişi ile duygusal birliktelik yaşamış ve zinanın gerçekleştiğine dair kuvvetli emareler bulunmaktadır.
- Davalı eşin bu davranışı evlilik birlikteliğinin en önemli unsuru olan sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
- Davalının zina şeklinde gerçekleşen sadakat yükümlülüğünü ihlalinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve dolayısıyla evlilik birlikteliğinin temelinden sarsıldığına önemli bir işarettir.
- Bu zina fili evlilik birlikteliği devam ederken gerçekleşmiş ve TMK 161 ve devamı maddelerinde yer alan zamanaşımı süreleri içerisinde zina nedeniyle boşanma davası açılmıştır.
- Davacı eş ayrıca bu zina fiili nedeniyle farklı birçok sosyal ve ekonomik menfaatlerinden yoksun kalmıştır. Maddi ve manevi şekilde büyük zararlara uğramıştır.
- Davacı eş ayrıca boşanma ile birlikte herhangi bir ekonomik geliri bulunmaması nedeniyle yoksulluğa düşecektir.
- Bu bilgiler ışığında çocuğun üstün menfaatinin velayetinin annede kalması şeklinde gerçekleşeceğinden de kuşku yoktur.
- Tarafların zina (aldatma) nedeniyle boşanmalarına,
- Davacı eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine,
- Ortak çocuğun giderleri için iştirak nafakasına hükmedilmesine,
- Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan davacı eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
- Bütün yargılama giderlerinin davalı eş üzerinde bırakılmasına,
Zina Nedeniyle Boşanma Davası Özet Tablo
| HUKUKİ İŞLEM | AÇIKLAMA |
| Hukuki Dayanak | Türk Medeni Kanunu m.161 |
| Boşanma Sebebinin Türü | Özel ve mutlak boşanma sebebi |
| Dava Kime Açılır? | Sadece eşe karşı açılır, üçüncü kişiye açılamaz |
| İspat Gerekir mi? | Evet, zina iddiası kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanmalıdır |
| İspat Yükü | Zina iddiasında bulunan eştedir |
| Başlıca Deliller | Otel kayıtları, mesajlaşmalar, tanık beyanları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri |
| Telefon Kayıtları | Tek başına yeterli değildir, destekleyici delil niteliğindedir |
| Hak Düşürücü Süre | Öğrenmeden itibaren 6 ay, fiilden itibaren 5 yıl |
| Affetme Durumu | Zina affedilirse dava hakkı düşer |
| Tazminat Talebi | Maddi ve manevi tazminat talep edilebilir |
| Kusur Durumu | Zina yapan eş ağır kusurlu sayılır |
| Velayet | Otomatik etki etmez, her zaman çocuğun üstün yararı dikkate alınır |
| Mal Paylaşımı | Zina tek başına mal paylaşımını ortadan kaldırmaz |
| Katılma Alacağı | Hakim, kusurlu eşin katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir |
| Dava Süresi (Ortalama) | 8 – 12 ay (istinaf dahil 2–3 yıl) |
| Alternatif Sebep | Zina ispatlanamazsa TMK m.166 (şiddetli geçimsizlik) uygulanabilir |
SIK SORULAN SORULAR
Aldatan Kadın Nafaka Alabilir Mi?
Aldatan kadının nafaka almasının oldukça güç olduğunu söylememiz hiç yanlış olmayacaktır. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi yerel mahkemeler ile yüksek yargı organları çoğunlukla boşanma davalarında aldatan eşi ağır kusurlu hatta tamamen kusurlu olarak kabul etmektedirler. Bu nedenle aldatan eşin nafaka almış olduğu durumlara çok nadir rastlanılmaktadır.Zina Suç Mudur?
Türk Ceza Kanunumuzda veya diğer özel yasalarda zinayı ceza hukuku açısından suç olarak tanımlayan bir hüküm yoktur. Zina sadece Türk Medeni Kanunumuzda bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.Zinanın Affedilmesi Halinde Boşanma Davası
Zina nedeniyle boşanma davasının şartları arasında 6 aylık ve 5 yıllık süre şartı bulunduğu gibi zinanın, aldatılan eş tarafından da bu süreler içerisinde affedilmemiş olması gerektiği yer alır. Affeden eşin zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı kaybolur.Aldatan Eş Mal Alır Mı?
Zina yani aldatma nedeniyle boşanma davalarında, aldatan eşin mal almasının önünde bir engel yoktur. Zina sadece bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir. Aldatan eş tamamen kusurlu olsa da eşlerin kabul etmiş oldukları mal rejimine göre mal paylaşımı yapılır. Ancak aldatan eşin bu kusurlu hareketi nedeniyle katkı payı alacağının tamamen kaldırılması mümkün hale gelebilmektedir.Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Telefon Kayıtları İstenir Mi?
Zina nedeniyle boşanma davasında telefon kayıtları tek başına yeterli bir delil olmasa da sık kullanılan deliller arasında yer alır. Mahkemece gerek görülmesi halinde telefon kayıtlarının ilgili kurumlardan celp edilmesine karar verilebilir. Elde edilen telefon kayıtlarında, tarafların görüşme sıklıkları, mesajlaşma sıklıkları veya görüşme süreleri gibi farklı birçok bilgiye ulaşılabilir. Tüm bu veriler kesin olmasa da zinanın gerçekleştiğine dair önemli işaret olarak kabul edilebilir.Aldatma Nedeniyle Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Zinanın evlilik birlikteliğinin sona ermesinde kusurun belirlenmesinde önemli bir etken olduğu tartışmazdır. Ancak çocuğun velayeti konusunda bir karar verilirken sadece bu kusur durumu belirleyici olmamaktadır. Çocuğun velayetine etki eden en önemli unsur “çocuğun üstün yararıdır.” Aldatma gerekleşmiş olsa dahi çocuğun üstün yararı velayetin aldatan eşte kalması yönünde gerçekleşmesi halinde aldatan eşe çocuğun velayetinin verilmesinin önünde bir engel yoktur.Delil Olmadan Zina Davası Açılır Mı?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi birçok emare zinanın gerçekleştiğine işaret edebilecektir. Ancak bu delillerin hiç birinin bulunmaması halinde kuvvetle muhtemel zina nedeniyle boşanma davası reddedilebilir. Ancak mahkemece zina konusunda bir karar verilememiş olmasına rağmen evlilik birlikteliğinin temelinden sarsılmış olması kanaatine varılması halinde de yine eşler hakkında boşanma kararı verilebilecektir.Zina Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Zina nedeniyle boşanma davasının ne kadar sürebileceği konusunda genel bir süre belirtmemiz oldukça zordur. Genellikle boşanma davası ile birlikte talep edilen, nafaka, çocuğun velayeti veya maddi ve manevi tazminat gibi hususların varlığına göre dava süresi de değişmektedir. Kesin olmamakla birlikte bu sürenin ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında olduğunu söyleyebiliriz.Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.