Ağır Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?

Ağır Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?
Türk ceza yargılaması sisteminde mahkemeler, işlenen suçun niteliğine ve öngörülen cezanın ağırlığına göre görev paylaşımı yaparlar. Bu hiyerarşinin en üst basamağında yer alan ilk derece mahkemesi ise Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Kanun koyucu, toplum vicdanını derinden yaralayan, hürriyeti bağlayıcı ceza süresi uzun olan veya devletin güvenliğini doğrudan ilgilendiren suçların yargılamasını bu mahkemelere bırakmıştır.  Ağır Ceza Mahkemeleri, kolektif bir akıl ile karar verilmesini sağlamak amacıyla heyet halinde çalışan mahkemelerdir. Bu yapı, hem sanığın haklarının korunması hem de adaletin tecellisi noktasında bir güvence mekanizması işlevi görür. 

Ağır Ceza Mahkemesi Nedir?

Ağır Ceza Mahkemesi Nedir? Ağır Ceza Mahkemesi, kanunların belirlediği, ceza hukukunu ilgilendiren ağır suçların yargılamasını yapmakla görevli, bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet tipi bir mahkemedir. Asliye Ceza Mahkemeleri tek hakimle karar verirken, Ağır Ceza Mahkemesi’nde üç hakimden oluşan bir heyet görev yapar. Bu mahkemede heyete bir Cumhuriyet Savcısı eşlik eder ve iddia makamını temsil eder.  Mahkemenin temel amacı, kanunda üst sınırı yüksek tutulmuş suçlar bakımından en isabetli kararı vermektir. Kararlar oy birliği veya oy çokluğu ile alınır; üyelerden birinin karara katılmaması durumunda “muhalefet şerhi” düşme hakkı saklıdır. Yargılama sürecinde delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi uyarınca, sanıklar ve tanıklar heyet huzurunda dinlenir, maddi gerçeklik bu profesyonel heyet tarafından süzülür.

Ağır Ceza Mahkemeleri Hangi Davalara Bakmakla Görevlidir?

Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesinde ve ilgili diğer özel kanunlarda net bir şekilde çizilmiştir. 
Kural olarak, kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla görevlidir. 
Spesifik olarak; kasten öldürme, nitelikli yağma (gasp), resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas gibi suçlar bu mahkemenin yetkisindedir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” ve “Anayasal Düzene Karşı Suçlar” başlığı altındaki (Örn: Casusluk, Terör suçları) dosyalar da doğrudan bu mahkemelerde görülür. Suçun vasıf ve mahiyeti, davanın hangi mahkemede görüleceğini belirleyen en temel kriterdir.

Ağır Ceza Mahkemeleri Nasıl ve Nerelerde Kurulur?

Ağır Ceza Mahkemeleri Nasıl ve Nerelerde Kurulur? Ağır Ceza Mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde bulundurularak Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) olumlu görüşüyle kurulur. 
Genellikle il merkezlerinde ve büyük ilçelerde (ilçe merkezi bazlı yargı çevresi olan yerlerde) faaliyet gösterirler. Bir yerleşim yerinde Ağır Ceza Mahkemesi kurulduğunda, o yerin adı ile anılır (Örn: Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi). 
Her mahkemenin kendine ait bir yargı çevresi (yetki alanı) bulunur; bu çevre bazen sadece o ili kapsarken, bazen komşu küçük ilçelerin dosyalarını da bünyesine alır.  Yargı çevresindeki tüm Asliye Ceza ve Sulh Ceza Hakimlikleri, idari bakımdan o yerdeki Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığına, dolaylı olarak da Ağır Ceza Mahkemesi merkezine bağlıdır.

Ağır Ceza Mahkemelerinin Soruşturma Aşamasındaki Görevleri Nelerdir?

Ağır Ceza Mahkemeleri kural olarak bir “kovuşturma” (yargılama) makamı olsa da, soruşturma evresinde de kritik denetim görevleri üstlenirler. Özellikle soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından verilen tutuklama, adli kontrol veya el koyma gibi koruma tedbirlerine karşı yapılan itirazları inceleme yetkisi, o yerdeki Ağır Ceza Mahkemesi’ne aittir. 
Örneğin, bir şüpheli hakkında verilen tutuklama kararına itiraz edildiğinde, bu itirazı Sulh Ceza Hakimliği reddederse dosya en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilir. 
Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı inceleme ile soruşturma aşamasındaki işlemlerin hukuka uygunluğunu denetler. Bu yönüyle Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma evresindeki hak ve özgürlük kısıtlamaları üzerinde bir “üst denetim mercii” olarak adil yargılanma hakkını güvence altına alır.

Ağır Ceza Mahkemelerinin Kararlarına Karşı İstinaf Başvurusu

Ağır Ceza Mahkemelerinin Kararlarına Karşı İstinaf Başvurusu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararlar (hükümler) nihai kararlar değildir; bu kararlara karşı üst kanun yollarına başvurma hakkı mevcuttur. CMK uyarınca, mahkemenin verdiği hükmün tefhiminden (yüzüne karşı okunmasından) veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istinaf yoluna başvurulabilir. 
İstinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) tarafından yapılır. İstinaf aşamasında dosya hem maddi vakıalar yönünden hem de hukuki uygunluk yönünden yeniden incelenir. 
Eğer istinaf mahkemesinin kararı da tarafları tatmin etmezse, suçun niteliği ve ceza miktarı kanundaki sınırlara uygunsa (genellikle 5 yıl ve üzeri hapis cezaları) bir üst aşama olan Yargıtay nezdinde temyiz yoluna gidilebilir. Bu süreç, verilen kararın kesinleşmesine kadar sanığın “masumiyet karinesi” altında kalmasını sağlar.
Özetle hukuk sistemimizin en ağır yaptırımlarına karar veren Ağır Ceza Mahkemeleri, toplumsal düzenin korunmasında hayati bir rol oynamaktadır. Üç hakimden oluşan heyet yapısı, karmaşık ve ağır ceza gerektiren dosyaların çok yönlü değerlendirilmesine imkan tanır. Görev alanı adam öldürmeden devlete karşı işlenen suçlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu mahkemeler, hem yerel düzeyde yargılama yapar hem de soruşturma işlemlerini denetler. İstinaf ve temyiz yollarının açık olması, bu mahkemelerin verdiği kararların hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kontrol edilmesini sağlayarak adalet sisteminin güvenilirliğini pekiştirir.
Ağır ceza yargılamalarında yapılacak en küçük usul hatası dahi telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden, istinaf ve temyiz aşamalarının stratejik biçimde yönetilmesi büyük önem taşır; bu nedenle süreci profesyonelce yürütmek isteyenler için İstanbul En İyi Ağır Ceza Avukatı ile ilerlemek çoğu zaman belirleyici olmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır Ceza Mahkemesinde avukat tutmak zorunlu mudur? 

Türk hukukunda kural olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur; ancak Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına giren suçların alt sınırı genellikle yüksek olduğu için, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda mahkeme tarafından barodan zorunlu bir müdafi görevlendirilir. Hak kaybına uğramamak adına özel bir ceza avukatı ile çalışılması tavsiye edilir.

Ağır Ceza Mahkemesi davası ne kadar sürer? 

Davanın süresi; sanık ve tanık sayısı, delillerin toplanma hızı, Adli Tıp raporlarının gelme süresi ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir. Hedef süreler bulunmakla birlikte, ortalama bir ağır ceza davası 1 ila 2 yıl arasında sürebilmektedir.

Ağır cezada tutuksuz yargılanmak mümkün müdür? 

Evet, mümkündür. Suçun niteliği ne kadar ağır olursa olsun, kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi bulunmayan, adli kontrol tedbirlerinin yeterli görüldüğü durumlarda mahkeme sanığın tutuksuz yargılanmasına karar verebilir.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button