Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?

Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?
Türk yargı sisteminde özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümü için yapılandırılmış olan Sulh Hukuk Mahkemeleri, sivil adaletin en temel ve ulaşılabilir basamağını oluşturur. Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli mahkemeler iken, Sulh Hukuk Mahkemeleri kanun koyucu tarafından belirli ve genellikle daha spesifik uyuşmazlık türleri için görevlendirilmiş “uzmanlaşmış” mahkemelerdir.  Bu mahkemeler, toplumsal barışın (sulh) korunması amacıyla daha hızlı ve daha basit yargılama usullerinin (Basit Yargılama Usulü) uygulandığı mercilerdir. Tek hakimli bir yapıya sahip olan bu mahkemeler, bireyler arasındaki mülkiyet, kira, miras ve aile hukukunun bazı alanlarındaki ihtilafları karara bağlar. Mahkemenin temel felsefesi, uyuşmazlıkların karmaşık prosedürlere boğulmadan, hakkaniyetli bir şekilde çözülmesini sağlamaktır.

Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir?

Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir? Sulh Hukuk Mahkemesi, özel hukuk ilişkilerinden doğan ve kanunun açıkça görevlendirdiği dava ve işlere bakmakla yükümlü olan bir ilk derece mahkemesidir. Her il merkezi ve ilçede, bölgenin iş yoğunluğuna göre bir veya birden fazla Sulh Hukuk Mahkemesi kurulabilir. 
Adalet Bakanlığı’nın teklifi ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kararıyla faaliyete geçen bu mahkemeler, bünyesinde bir hakim ve yeterli sayıda kalem personeli (katip, mübaşir) barındırır. 
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, bu mahkemelerde görülen davalar kural olarak “basit yargılama usulüne” tabidir. Bu usul, tarafların dilekçe aşamalarını daha hızlı tamamladığı ve duruşma süreçlerinin daha seri yürütüldüğü bir modeldir. Sulh Hukuk Mahkemeleri, adli teşkilatın en yoğun çalışan birimlerinden biri olup, vatandaşın devlete ve adalete ilk temas noktalarından biridir.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevleri

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevleri, 6100 sayılı HMK’nın 4. maddesinde ve diğer özel kanunlarda tek tek sayılmak suretiyle (numerus clausus) belirlenmiştir. Bu mahkemenin temel görevi, kanunda açıkça belirtilen uyuşmazlıkları çözümlemektir. Görev alanı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk ilişkilerinden, kamu düzenini ilgilendiren vesayet ve miras işlemlerine kadar genişler. 
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin “genel görevli” olması kuralının aksine, Sulh Hukuk Mahkemesi “özel görevli”dir. Yani, bir davanın Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılabilmesi için o davanın türünün kanunda mutlaka bu mahkemeye verilmiş olması gerekir. 
Mahkeme, sadece uyuşmazlıkları çözmekle kalmaz; aynı zamanda çekişmesiz yargı işleri dediğimiz, bir hakkın teslimi veya bir durumun tespiti (vasi tayini, mirasçılık belgesi verilmesi vb.) gibi idari nitelikteki hukuki süreçleri de yönetir.

Hangi Davalara Sulh Hukuk Mahkemesi Bakmaktadır?

Hangi Davalara Sulh Hukuk Mahkemesi Bakmaktadır? Sulh Hukuk Mahkemesi’nin baktığı davalar toplumun her kesimini yakından ilgilendirir. En bilinen görev alanı, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklardır; tahliye davaları, kira bedelinin tespiti (kira artış davaları) ve kira sözleşmesinin iptali gibi dosyalar burada görülür. Ayrıca, miras hukukundaki en önemli uyuşmazlıklardan biri olan “Ortaklığın Giderilmesi” (İzale-i Şuyu) davaları da bu mahkemede açılır.  Paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu olan bir malın satılarak parasının paylaştırılması süreci bu mahkeme eliyle yürütülür. Vasiyetnamenin açılması, mirasçılık belgesi verilmesi, tereke tespiti, kayyım atanması, vesayet altına alma ve kat mülkiyeti kanunundan doğan tüm davalar bu mahkemenin yetki ve görev alanına girmektedir.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevsizlik Kararı

Görev kuralları kamu düzeninden olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Eğer Sulh Hukuk Mahkemesi, kendisine açılan bir davanın aslında Asliye Hukuk Mahkemesi veya bir başka uzmanlık mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğine karar verirse, “görevsizlik kararı” verir. Bu karar, davanın esasına girilmeden usulden reddi anlamına gelir. 
Görevsizlik kararı kesinleştiğinde, davacının iki hafta içinde davanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanı sınırlı olduğu için, dava açılmadan önce uyuşmazlığın niteliğinin doğru belirlenmesi, sürecin gereksiz yere uzamasını ve ek masrafların çıkmasını önlemek açısından hayati önem taşır.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Kararına Karşı İstinaf ve Temyiz Başvurusu

Sulh Hukuk Mahkemesinin Kararına Karşı İstinaf ve Temyiz Başvurusu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararlar, nihai ve kesin kararlar değildir; bu kararlara karşı yargısal denetim yolları açıktır. Mahkemece verilen hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde “istinaf” kanun yoluna başvurulabilir. İstinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) tarafından yapılır. Ancak, kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki (her yıl güncellenen miktar) malvarlığı davalarında verilen kararlar kesin olup istinaf edilemez.  İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hem vakıa hem de hukuk yönünden denetler. BAM tarafından verilen kararların bir kısmı için ise (yine belirli sınır ve suç tiplerine göre) Yargıtay nezdinde “temyiz” yolu açıktır. Özellikle vesayet ve miras gibi kamu düzenini ilgilendiren bazı dosyalarda denetim mekanizması daha titiz işletilir.
Özetle bireyler arasındaki gündelik hukuki ihtilafların ve ailevi/miras hukukuyla ilgili idari süreçlerin çözüm noktası olan Sulh Hukuk Mahkemeleri, sivil yargının hızlandırılmış bir modelini sunar. Kira uyuşmazlıklarından mülkiyetin tasfiyesine kadar geniş bir alanda “özel görevli” sıfatıyla hareket eden bu mahkemeler, basit yargılama usulüyle adalete erişimi kolaylaştırır. Görev kurallarının kamu düzeninden sayılması nedeniyle davanın doğru mahkemede açılması sürecin selayeti için şarttır. Yerel mahkeme kararlarının istinaf ve temyiz denetimine tabi olması, verilen kararların hukuki güvenilirliğini pekiştirirken, vatandaşların hak arama özgürlüğünü de en üst düzeyde korumaktadır.

Sulh Hukuk Mahkemeleri ve istinaf–temyiz süreçlerinde doğru hukuki yol haritasının belirlenmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından kritik önem taşır; bu nedenle süreci profesyonel şekilde yürütmek isteyenler için İstanbul Ceza Avukatı Tavsiye arayışı çoğu zaman belirleyici olmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmak için harç ödenir mi? 

Evet, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açarken maktu veya nispi harç ile gider avansı yatırılması zorunludur. Mirasçılık belgesi gibi çekişmesiz yargı işlerinde maktu (sabit) harç alınırken, ortaklığın giderilmesi veya alacak davalarında davanın değerine göre değişen oranlarda harç tahsil edilir.

Kira tahliye davası ne kadar sürer? 

Kira tahliye davalarının süresi; tebligatların hızı, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi incelemesine göre değişmekle birlikte, Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulü sayesinde genellikle 8 ay ile 1,5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) nereden alınır? 

Mirasçılık belgesi için hem Noterlere hem de Sulh Hukuk Mahkemelerine başvurulabilir. Ancak mirasçılar arasında uyuşmazlık varsa, yabancılık unsuru bulunuyorsa veya nüfus kayıtlarında karmaşıklık söz konusuysa, belgenin Sulh Hukuk Mahkemesi’nden alınması zorunludur.
Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mustafa Kürşad Arı

Av. Mustafa Kürşad Arı

İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.

Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

+90 (549) 452 25 16

İletişime Geç

    Call Now Button